Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi   ANA SAYFA ANA SAYFA HAKKIMIZDA HAKKIMIZDA İLETİŞİM İLETİŞİM & ERİŞİM NP FOTOANALİZ NP FOTOANALİZ ONLINE RANDEVU TÜM VİDEOLAR

Ara >>
Psikiyatri Portaliniz
Konu Başlıkları Konu Başlıkları
Aile İçi Sağlıklı İletişim
Alkol Bağımlılığı
Alzheimer
Baş Ağrısı Birimi
Beyin Haritalaması
Beyin ve Davranış
Bipolar Bozukluk
Çalışanların Sorunları
Cinsel Sağlık
Cinsel İşlev Bozuklukları Birimi
Çocuk - Aile İletişimi
Çocuk ve Okul
Çocuklarda Zeka
Çocukluk Depresyonu
Davranış Sorunları
Depresyon
Dikkat Eksikliği - Hiperaktivite
Dürtü Kontrol Bozuklukları
Epilepsi
Genç - Aile İletişimi
Genç Gelişimi
Genç ve Okul
Kas ve Sinir Hastalıkları (Nöromusküler Hastalıklar)
Kişiye Özel Tedaviler
Konuşma Bozuklukları
Korku
Kronik Yorgunluk
Madde Bağımlılığı
Obsesif-Kompulsif - OKB
Özel Öğrenme Güçlükleri (Disleksi)
Panik Atak / Panik Bozukluğu
Parkinson
Psikiyatride Genetik
Sanal Bağımlılık
Sosyal Fobi
Stres
Sınav Kaygısı
Uyku Bozuklukları
Yeme Bozuklukları
Şizofreni
Birimlerimiz Birimlerimiz
Aile Ruh Sağlığı
Cinsel Sorunlar
Çocuk Ruh Sağlığı
Düşünce Teknolojisi
Endüstri Psikolojisi
Erişkin Ruh Sağlığı
Gençlik Ruh Sağlığı
Nöroloji
Nöroterapi (NeuroBiofeedback)
Psikiyatride Teknoloji Kullanımı
Tanı ve Tedavi Araçları
Kurumsal Kurumsal
Memory Center Hakkında
Çocuk - Genç Birimimiz
Erişkin Birimimiz
Uzmanlarımız
Uzmanlarımız
İDER Vakfı
İDER Vakfı
İletişim & Ulaşım
Son 24 saatteki ziyaretçi sayımız: 2798
Bizi twitter'da izleyin
Bizi twitter'da izleyin.
Bizi friendfeed'de izleyin
Bizi takip edin.
ANA SAYFA  KÖŞE YAZILARI  

Ne Kadar Cesaret O Kadar Özgürlük

Bu Yazıyı Paylaşın: Bookmark
Prof. Dr. Nevzat Tarhan 27.3.2009

Kaynak : www.yazete.com

Türkiye'mizde çoğunluğun din özgürlüğü olmadığından yakınanlar bu yazıyı okumalılar. Özgürlüğün verilmediğini alındığını anlamak için tarihçi olmaya gerek yok. Biraz psikoloji bilgisi, biraz hayat bilgisi yeterlidir.

Son yüzyıla Psikohistorik yorum
Özgürlükler tarihi 100 yıl önce Osmanlı coğrafyasında yaşananlarla bugün yaşananlar arasında pekçok benzerlikler taşıdığını gösteriyor. Psikohistori olarak tanımlanan yeni bilim dalında yaşanan tarihi olayların psikolojik arka plan dinamiğinin önemini vurgulanmaktadır.

Bundan 100 yıl önce Osmanlı'nın zor günleri idi. İttihat Terakki'ciler, Ahrarlar (Liberaller), Statükocular ve Volkan'cılar vardı.

Statükocular kurulu düzeni devam ettirmek için 'İstibdat'ı yöntem olarak kullanıyorlardı. İttihatçıların özgürlük diye bir dertleri yoktu güç ve iktidar odaklı bir hareketti. Volkancılar geleneksel Müslümanlığı tavizsiz istiyorlardı. Ahrarlar Fransız İhtilalini İngilizler gibi yorumluyorlardı. İttihatçılar ise Fransız ihtilalini Napolyon gibi yorumluyorlardı.

O tarihlerde küçük bir grup vardı. Mehmet Akif, Eşref Edip ve Bediüzzaman gibi mütefekkirlerden oluşan bu topluluk şunu savunuyordu: 'Meşrutiyet'i meşrua' yani dindar bir meşrutiyet anlayışı. Avrupa'da başlayan Fransız İhtilali ile vücut bulan hürriyet rüzgarlarına karşı çıkmak yerine olumlu yönlerini alıp bizim değerlerimiz ile kaynaştırmak isteyen bir hareket başlatmak istemişlerdi.

O tarihlerde bu kişilerin Kürt ırkçıları, Türk ırkçılarına karşı Anadolu’nun birleşmesinde halkı ikna etmekte Kurtuluş Savaşı öncesi çok hizmetleri olmuştu. Aynı tarihlerde Ortadoğu’da yoğun faaliyeti olan gizli servisler İngilizler ve Fransızlardı. Balkan kökenli Mehmet Akif, Kürt Kökenli Bediüzzaman gibi Arap kökenli bir alimin olmaması İngiliz ve Fransız ajanlarının işini kolaylaştırmıştı.

Dünyadaki ulus devlet ve ırklar hiyerarşisi rüzgarı Osmanlı’ya da geldi. Jöntürkler konjonktürel rüzgarla hızla ilerlediler. Türk ırkçılığının hakimiyeti güçlendi. Ancak özgürlükler artmadı daha da azaldı.

'Şer'i hükümleri zorla kabul ettirmek şer'i mi?' tartışması
Hatta Sultan Abdülhamit şefkatli bir sultan olduğu halde otoritenin dozunu zaman zaman kaçırmıştı belki mecbur kalmıştı. Sonunda İngilizler’in fitne siyaseti ile bugüne kadar gelen provokasyonlar tarihi başladı. 31 Mart 1909 olayı oldu.

Abdülhamit'in diktatör olmadığı anlaşıldı. Rivayete göre yaptığı manevi istişare ile daha fazla sertleşirse zalim olacağını gördü, iç savaş başlatmak istemedi ve askerlerini kullanmadı. Adalet eksenli davrandı.

Aslında Abdülhamit'in davranışı 'Şer'i hükümleri zorla kabul ettirmenin şer'i olmadığı’nı savunanların davranışı idi. Güç odaklı değil adalet odaklı yönetim anlayışı. 'Ben Kur'anın izin verdiği ölçüde elimden geleni yaptım, insanlar zorla iyi, doğru ve güzele götürülmez.' anlayışı aslında Osmanlı laikliği demektir. Halkın inisiyatifine ve iradesine kontrolu bırakmaktır. Rızaya dayalı yönetimi anlamaktır. Merhum Abdülhamit gerçekten büyük adammış.

İran ve Osmanlı benzerliği
Yukarıda özetlediğim dengeleri kışkırtan İngiliz siyaseti İran’da çalışıyor. İç savaş çıkarmak istiyor. Demokratik refleksler geliştirilmezse İran Osmanlı’nın son dönemi gibi olabilir.

İran Rıza Şah örneği ile satüko ile batıcılığı birleştirdi. Ancak statüko çok sertleştiği için zıddını doğurdu ve mevcut rejim ortaya çıktı. Türkiye ise demokrasiye geçişle radikal ve marjinal hareketleri önledi.

Gazetelerde üç İran'lı futbolcu bileklerine yeşil bant taktıkları için takımdan ihraç edilmişler. Hiç adalet odaklı olmayan, düşünce özgürlüğünü tanımayan bir asabiyet…

Tam İngiliz gizli servislerinin yalan belgelerle toplumu birbirine düşürmek için çalışmalarına müsait zemin. Oyun bozmanın çözümü daha çok diyalog, daha çok özgürlük, daha çok adalet. İnşallah İran toplumu ve yönetimi bu oyunu bozar.

Ne kadar o kadar retoriği
Halk jargonunda güzel bir deyiş vardır. "Ne kadar ekmek, o kadar köfte" şeklinde. Buna

"Ne kadar korku, o kadar bunalım,
ne kadar özgüven, o kadar başarı,
ne kadar cesaret, o kadar özgürlük,
ne kadar vatanseverlik, o kadar güçlülük,
ne kadar adalet, o kadar huzur,
ne kadar sosyal sermaye, o kadar toplumsal barış
ne kadar çaba, o kadar şans,
ne kadar emek, o kadar ücret,
ne kadar sabır, o kadar zafer,
ne kadar inanç, o kadar sebat,
ne kadar hayal, o kadar keşif,
ne kadar ümit, o kadar motivasyon,
ne kadar şükür, o kadar dinginlik
ne kadar tenbellik, o kadar esaret
ne kadar samimiyet, o kadar ikna
ne kadar iyi niyet, o kadar gerçek dost
ne kadar empati, o kadar anlaşılmak
ne kadar sevgi, o kadar dostluk
ne kadar dua, o kadar yardım
ne kadar iyilik, o kadar sevilmek
ne kadar bencillik, o kadar yalnızlık
ne kadar dürüstlük, o kadar güven
ne kadar bilgi, o kadar güçlü olmak
ne kadar veri, o kadar doğru karar
ne kadar sezgi, o kadar buluş
ne kadar merhamet, o kadar sükunet
ne kadar kanaat, o kadar zenginlik
ne kadar çıkarcılık, o kadar çatışma
ne kadar saygı, o kadar itibar
ne kadar haddini bilmek, o kadar mutluluk
ne kadar hesabını bilmek, o kadar varlık
ne kadar cömertlik, o kadar soyluluk
ne kadar uygulama, o kadar karakter
ne kadar doğallık, o kadar dengelilik
ne kadar çile, o kadar dayanıklılık
ne kadar merak, o kadar ilim
ne kadar hayret, o kadar öğrenme
ne kadar ilkeli olmak, o kadar onurlu olmak
ne kadar düzenlilik, o kadar sonuç,
ne kadar dikkat, o kadar isabet,
ve sonuç olarak ne kadar erdemlilik o kadar insanlık ..." gibi ilaveler yapabiliriz.

Konuşulmayan gerçekler zehire dönüşür
Alman Filozof Nietzche’nin (1844-1900) fena ve fani sözleri ile birlikte baki ve güzel sözleri de var. "Konuşulmayan gerçekler zehire dönüşür" sözü ona aittir. Tıpkı duygularını bastıran insanların vücut kimyalarının bozulması gibi… Duygularını bastıran toplumlar da kendilerini zehirliyorlar ve gelişemiyorlar.

Yukarıda dile getirdiğim ‘ne kadar o kadar’ retoriğini bizim kültürümüzde olumsuzluğun çok konuşulması ve başkalarına faydalı olma değerinin gerilemesi, gelişmiş toplumlara karşısında özgüvenimizin düşüklüğü, canlanma ve özüne dönme motivasyonun son iki yüz yıldır düşmeye devam etmesi nedeniyle yazdım.

Önce kendimden başlayarak nasıl tarih yazmış atalarımızın tenbel evlatları olmaktan kurtuluruz diye yazdım. Neden bizi ezenlere yeter diyemiyoruzu aşmak için yazdım. Çoğunluğun din özgürlüğü düşünce özgürlüğü için yazdım.

Haksızlığa boyun eğmeyi saygı zanneden, haksızlığa ses çıkarmamayı itaat zanneden, neme lazım demeyi menfaat zanneden insanlar gelecek kuşaklarımızın ümitlerini çalıyorlar. Ortaasya’dan Avrupa’nın ortalarına giden motivasyon demokratik refleksini vermeli. Herkes kendi alanını temizlemeli.

Necip Fazıl 'Ey ehl-i vatan kalk dediler, kalktım birde baktım ki yerime oturmuşlar' demişti. Öyle olsa bile canlanalım artık. Özgürlülük ve erdemlilik emek, bedel ve yatırım isteyen değerlerdir.

ntarhan@gmail.com
 
Uzmana Ait Diğer Köşe Yazıları
Sosyal Öğrenme Güçlüğü Sosyal Öğrenme Güçlüğü
Deprem Psikolojisi Deprem Psikolojisi
 Elektomanyetik Enerji Ve Ruh Elektomanyetik Enerji Ve Ruh
Michael Jackson ve Kaliforniya Sendromu Michael Jackson ve Kaliforniya Sendromu
Bilim ve Din Bilim ve Din
Telefonla Konuşurken Bile Gülümseyiniz... Telefonla Konuşurken Bile Gülümseyiniz...
Ölüm Sorunsal'ı Ölüm Sorunsal'ı
12 Adımda Akıllı Beyin 12 Adımda Akıllı Beyin
 Karabulut Olayının Bir Analizi Karabulut Olayının Bir Analizi
Sezgilerle Algılayabilmek Sezgilerle Algılayabilmek
Düşünmemizi İstemeyen 'Modern Büyücü'ler Düşünmemizi İstemeyen 'Modern Büyücü'ler
Barış Ahlakı Barış Ahlakı
 Ne Kadar Cesaret O Kadar Özgürlük Ne Kadar Cesaret O Kadar Özgürlük
Duygusal Okuryazarlık Duygusal Okuryazarlık
Anti-Sosyal Kişiliğin Kültürel Boyutu Anti-Sosyal Kişiliğin Kültürel Boyutu
Sağlıkta kaosun ayak sesleri Sağlıkta kaosun ayak sesleri
Paranoid kişiliklere dikkat Paranoid kişiliklere dikkat
Söz büyüğün, sus küçüğün mü? Söz büyüğün, sus küçüğün mü?
SATANİZM: Mahiyeti, Yayılma Sebepleri ve Önleme Yolları SATANİZM: Mahiyeti, Yayılma Sebepleri ve Önleme Yolları
Ebeveyn Çocuk İlişkisinde Tutarlılık ve Adalet Ebeveyn Çocuk İlişkisinde Tutarlılık ve Adalet
Çocuklarda Saygı Eğitimi Çocuklarda Saygı Eğitimi
Arzularını dizginlemek de bir gelişimdir Arzularını dizginlemek de bir gelişimdir
Çocuklarda Özgüven Çocuklarda Özgüven
Savaş Psikolojisi Savaş Psikolojisi
Paranoid Ruh Hali Paranoid Ruh Hali
Obsesif Ruh Hali Obsesif Ruh Hali
Korku Kültürü ve Eğitim Korku Kültürü ve Eğitim
Gençlik İntiharları Gençlik İntiharları
Beyin Kontrolü Nedir, Ne Elde Edilmek İsteniyor? Beyin Kontrolü Nedir, Ne Elde Edilmek İsteniyor?
Yalancı Ruh Hali Yalancı Ruh Hali
Politik Liderlik ve Seçmen Davranışı Politik Liderlik ve Seçmen Davranışı
Baskıcı Ruh Hali Baskıcı Ruh Hali
Zeka, Beyin ve Gelecek Zeka, Beyin ve Gelecek
Eğitim Sistemi ve Zeka Eğitim Sistemi ve Zeka
Değişimci Yaratıcılık Değişimci Yaratıcılık
Stres Nasıl Hastalık Yapıyor? Stres Nasıl Hastalık Yapıyor?
Nasıl Düşünüyoruz? Nasıl Düşünüyoruz?
Yaşlanma Psikolojisi Yaşlanma Psikolojisi
Yaşanan Fiziki mekanın Fikir Üretimi ve Verimliliğe Tesiri Yaşanan Fiziki mekanın Fikir Üretimi ve Verimliliğe Tesiri
Stresten Depresyona Stresten Depresyona
Stres ve Sabır Stres ve Sabır
Stres ve Manevi Yaşam Stres ve Manevi Yaşam
Stres ve İleri Yaş Stres ve İleri Yaş
Narsisistik Ruh Hali Narsisistik Ruh Hali
M Vitamini M Vitamini
Kendi Stresini Yönetmede Teknikler Kendi Stresini Yönetmede Teknikler
İş Stresi İş Stresi
Hak Arama ve Şiddet Hak Arama ve Şiddet
Gençliğin Çığlığı Gençliğin Çığlığı
Elektromanyetik Kirlilik ve Beyin Sağlığımız Elektromanyetik Kirlilik ve Beyin Sağlığımız
Deprem Stresi Deprem Stresi
Basit Unutkanlıktan Alzheimer'a Basit Unutkanlıktan Alzheimer'a
Cinsel Özgürlük, Hedonizm ve Uyuşturucu Cinsel Özgürlük, Hedonizm ve Uyuşturucu
Panik Atak - Kendinizle Barışık Olmak Panik Atak - Kendinizle Barışık Olmak
Mutlu Olmak İçin Para Gerekli mi? Mutlu Olmak İçin Para Gerekli mi?
Krizden Güçlenerek Çıkmak Krizden Güçlenerek Çıkmak
Genomun Geleceği Genomun Geleceği
Dürüstlük Meziyet Oldu Dürüstlük Meziyet Oldu
Duygusal ve Mantıksal Zeka Duygusal ve Mantıksal Zeka
Depresyon Depresyon
Deprem Psikolojisi Deprem Psikolojisi
Deligonca Deligonca
Anne Cezaevinde, Ya Çocuk Anne Cezaevinde, Ya Çocuk
Osteoporozun Psikososyal Boyutu Osteoporozun Psikososyal Boyutu
Şiddet Davranışının Psikolojik-Kültürel Boyutu Şiddet Davranışının Psikolojik-Kültürel Boyutu
Sürmenaj Sürmenaj
Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin
Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin
Paranoid Ruh Halinin Toplumsal Sonuçları Paranoid Ruh Halinin Toplumsal Sonuçları
Okullarda Serbest Kıyafet Okullarda Serbest Kıyafet
Okul Başarısızlığının Nedenleri Okul Başarısızlığının Nedenleri
Kriz ve Çocukluk Depresyonu Kriz ve Çocukluk Depresyonu
Gençlikte Kimlik Bunalımı Gençlikte Kimlik Bunalımı
Evin Küçük Hükümdarı Evin Küçük Hükümdarı
Depresyonda Beyin Görüntüleme Depresyonda Beyin Görüntüleme
Büyük Yöneticilerin 10 Ortak Özelliği Büyük Yöneticilerin 10 Ortak Özelliği
Bırakın Yaşasınlar Bırakın Yaşasınlar
Bilgisayar Oyunlarının Yararları da Var Bilgisayar Oyunlarının Yararları da Var
Beyninizi İyi Programlayın Beyninizi İyi Programlayın
Beyin Sağlığı ve Unutkanlık Beyin Sağlığı ve Unutkanlık
Yaygın Evlilik Sorunları Yaygın Evlilik Sorunları
Üretim ve Tüketim Kültürü İçinde Kadın Üretim ve Tüketim Kültürü İçinde Kadın
Şiddet Uygulanan Kadında Görülen Rahatsızlıklar Şiddet Uygulanan Kadında Görülen Rahatsızlıklar
Modernizm ve Kadın Modernizm ve Kadın
  Modern Dünyanın Poligamisi: Çok İlişkili Evlilikler Modern Dünyanın Poligamisi: Çok İlişkili Evlilikler
Moda ve Kadın Moda ve Kadın
 Kadınların Geçmiş ve Gelecek Algısı ve Alışkanlıklar Kadınların Geçmiş ve Gelecek Algısı ve Alışkanlıklar
 Kadın ve Erkekte Psikolojik Farklılıkların Analizi Kadın ve Erkekte Psikolojik Farklılıkların Analizi
Kadın Politikaları Kadın Politikaları
 Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar
Göç ve Kadın Göç ve Kadın
Feminizmin Evlilik Üzerindeki Etkileri Feminizmin Evlilik Üzerindeki Etkileri
 Duygunun Merkezi Kalp mi, Beyin mi? Duygunun Merkezi Kalp mi, Beyin mi?
 
Psikiyatrik Ansiklopedi Psikiyatrik Ansiklopedi
Anlamını merak ettiğiniz sözcüğün tamamını ya da bir kısmını yazıp, aratabilirsiniz.
Bizden Haberiniz Olsun Bizden Haberiniz Olsun
Mail adresinizi yazın abone olun; bültenlerimiz mail adresinize gelsin.


NPGRUP Duyuruları NPGRUP Duyuruları
NPiSTANBUL Etiler Psikoteknik

ANA SAYFA | HAKKIMIZDA | KALİTE POLİTİKAMIZ | İLETİŞİM & ERİŞİM | YASAL UYARI
MERKEZ: Bağdat Cad. No: 109/1 Feneryolu - İstanbul
TELEFON: +90 (216) 418 15 00 FAKS: +90 (216) 418 15 30
NPiSTANBUL ETİLER POLİKLİNİĞİ (Çocuk Ergen): Nispetiye Caddesi No: 19 Levent - Beşiktaş - İstanbul
TELEFON: +90 (212) 270 12 92 FAKS: +90 (212) 270 17 19
Bu sitede verilen bilgiler, site ziyaretçilerinin /hastaların hekimleriyle mevcut ilişkilerini ikame etmek değil, desteklemek için tasarlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez.