Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi   ANA SAYFA ANA SAYFA HAKKIMIZDA HAKKIMIZDA İLETİŞİM İLETİŞİM & ERİŞİM NP FOTOANALİZ NP FOTOANALİZ ONLINE RANDEVU TÜM VİDEOLAR

Ara >>
Psikiyatri Portaliniz
Konu Başlıkları Konu Başlıkları
Aile İçi Sağlıklı İletişim
Alkol Bağımlılığı
Alzheimer
Baş Ağrısı Birimi
Beyin Haritalaması
Beyin ve Davranış
Bipolar Bozukluk
Çalışanların Sorunları
Cinsel Sağlık
Cinsel İşlev Bozuklukları Birimi
Çocuk - Aile İletişimi
Çocuk ve Okul
Çocuklarda Zeka
Çocukluk Depresyonu
Davranış Sorunları
Depresyon
Dikkat Eksikliği - Hiperaktivite
Dürtü Kontrol Bozuklukları
Epilepsi
Genç - Aile İletişimi
Genç Gelişimi
Genç ve Okul
Kas ve Sinir Hastalıkları (Nöromusküler Hastalıklar)
Kişiye Özel Tedaviler
Konuşma Bozuklukları
Korku
Kronik Yorgunluk
Madde Bağımlılığı
Obsesif-Kompulsif - OKB
Özel Öğrenme Güçlükleri (Disleksi)
Panik Atak / Panik Bozukluğu
Parkinson
Psikiyatride Genetik
Sanal Bağımlılık
Sosyal Fobi
Stres
Sınav Kaygısı
Uyku Bozuklukları
Yeme Bozuklukları
Şizofreni
Birimlerimiz Birimlerimiz
Aile Ruh Sağlığı
Cinsel Sorunlar
Çocuk Ruh Sağlığı
Düşünce Teknolojisi
Endüstri Psikolojisi
Erişkin Ruh Sağlığı
Gençlik Ruh Sağlığı
Nöroloji
Nöroterapi (NeuroBiofeedback)
Psikiyatride Teknoloji Kullanımı
Tanı ve Tedavi Araçları
Kurumsal Kurumsal
Memory Center Hakkında
Çocuk - Genç Birimimiz
Erişkin Birimimiz
Uzmanlarımız
Uzmanlarımız
İDER Vakfı
İDER Vakfı
İletişim & Ulaşım
Son 24 saatteki ziyaretçi sayımız: 3450
Bizi twitter'da izleyin
Bizi twitter'da izleyin.
Bizi friendfeed'de izleyin
Bizi takip edin.
ANA SAYFA  Erişkin Ruh Sağlığı  Obsesif-Kompulsif - OKB  

Akraba Hastalıklar

Bu İçeriği Paylaşın: Bookmark
 
17 Haziran 2006

Temel belirtisi takıntı olan tek hastalık obsesif kompülsif bozukluk değildir. Kişinin takıntılı olduğu başka hastalıklar da vardır.

Kimi burnuna 'takar', bütün gün aynada burnunu seyreder, hiç de fena bir burnu olmadığı halde estetik ameliyat hayaliyle yaşar, hatta estetik ameliyat olur, ama burnunu yine beğenmez, başka cerrahın yolunu tutar.

Kimi kilosuna takar. Pek de şişman değildir ama hayatı sıkı rejimlerle geçer. Beş on kilo verir, yine şişman görür kendisini, on beş kilo verir, hala şişmandır, erir biter, bir türlü rejimden vazgeçmez.

Kimi sağlığına takar. Ne kadar kan, idrar verirse versin, ne kadar tahlil yaptırırsa yaptırsın, ne kadar röntgen çektirirse çektirsin, kaç tane doktor 'Sapasağlamsın' derse desin, feci bir hastalığı olduğu düşüncesinden vazgeçemez. Vücudunda çıkan küçücük sivilce, karnında oluşan azıcık şişkinlik, kalbindeki ufacık çarpıntı ölümü habercisidir. Bir günlük ömrü kalmış gibi acıyla, kederle son nefesini bekler.

Kimi sekse takar. Her an seks düşünür, sürekli cinsel fantezi kurar. Güzel çirkin ayırt etmez, sevişmeden duramaz.

Televizyonda, sinemada mizah malzemesi olan bu takıntılar, insanın hayatını mahveden, hatta bazen öldüren felaketlerdir. Artık 'alışveriş hastalığından' bile bahsedilir oldu. Bazı kişiler yuvaları yıkılana, mahkemelik olana, hapislere düşene kadar alışveriş yapıyorlar. Obsesif kompülsif nasıl iradesiyle el yıkamayı durduramıyorsa, kumarbaz nasıl iradesiyle kumardan veya alkolik içkiden vazgeçemiyorsa, 'alışverişkolikler' de mağaza gezmekten, kredi kartı eskitmekten vazgeçemiyorlar.

Obsesif kompülsif bozukluğa akraba hastalık deyince, dış görünüşle, sağlıkla vesaireyle ilgili takıntılardan önce 'tiklerden' bahsetmek gerekiyor.

TİK BOZUKLUĞU

Hepimiz etrafımızda tikli çocuklar görmüşüzdür. Bu çocukların epeyce bir kısmının ileride takıntı hastalığına yakalanacağını veya halen takıntı hastası olduğunu biliyor muydunuz? Obsesif kompülsif bozukluk ile tik bozukluğu arasında böyle enteresan bir akrabalık vardır. Vücutta tikleri üreten anormallik, takıntı hastalığına da yatkınlık yaratır.

Her 7-8 çocuktan biri tik hastasıdır. Bu hesaba göre 40 kişilik bir sınıfta en az beş çocuk tiklidir. Tikli çocukların genellikle erkek olduğu herhalde herkesin dikkati çekmiştir. Kız çocuklarında da elbette tik görülür, ancak tik bozukluğu erkek çocuklarda üç kat daha sıktır. Yani her dört tikli çocuktan üçü erkek, biri kızdır.

Tikler, kaslardaki irade dışı hareketlerdir. Tikleri 'hareket tikleri' ve 'ses tikleri' olarak ikiye ayırabiliriz.

Tikli çocuklar göz kırparlar, burun kıvırırlar, dudaklarını oynatırlar veya yalarlar, kaşlarını kaldırırlar, yüz buruştururlar, hatta aniden kafa atarlar. Tikler sadece yüz bölgesinde görülmez. Kollarda, gövdede de tik çıkabilir (omuz silkme, parmaklarla oynama, parmak tıklatma, ayaklarını sallama-vurma, sekme, ayak bileğini germe...) Sık sık boğaz temizleyen, habire öksüren, bu yüzden evde ve okulda bol bol azarlanan çocuklarda bu nahoş sesler aslında tiktir. Ayrıca burun çekebilirler, ıslık çalabilirler, hayvan/kuş sesi çıkarabilirler.

Bazı tikler ise daha karmaşıktır, uzun sürer ve anlamlı yahut 'kasti' gibi görünebilir. Mesela el ve yüzdeki bazı manidarmış gibi duran hareketlerin, yavaşça bir baş hareketinin tik olması mümkündür. Bazıları şaşırmış veya anlamamış gibi bakarlar (hatırlayanlara Fenerbahçe'nin eski teknik direktörü Werner Laurant örnek verilebilir), eşyalara ve insanlara dokunurlar (etraflarındaki insanları da çileden çıkarırlar), parmaklarıyla sayı sayar gibi yaparlar, bir ileri iki geri adımlarlar, çömelirler, eğilip bükülürler.

Tik hastalığı çocuklukta veya ergenliğin ilk zamanlarında, ama en çok 6-7 yaşlarında başlar. Bazılarında kısa sürer, bir ay bile geçmeden düzelir. Bazı çocuklarda ise ne yaparsanız yapın yıllarca tikleri durduramazsınız. Kimilerinde de tikler bir çıkar bir kaybolur, bir çıkar bir kaybolur.

Uyurken tik ortaya çıkmaz. Stres durumunda ise artar. Mesela oyun sırasında azalabilir, okulda artabilir. Büyükler tikleri engellemeye çalıştıkça tikler genelde çoğalır. 'Dudak bükme! Kaş kıvırma!' dedikçe çocuk daha çok dudak büker, daha çok kaş kıvırır. Bütün bu sebeplerden dolayı zavallı yavru 'İşine gelince pekala tiklerini durdurabiliyor. Tik mik hikaye, bu çocuk bizi kullanıyor,' diye suçlanır.

Halbuki tik bozukluğu basbayağı bir hastalıktır. Ortamdaki strese göre tiklerin artıp azalması, hastalığın tabiatı gereğidir. Bir erişkinin heyecanlı anında ölçtürdüğü tansiyon nasıl yüksek çıkıyorsa, gergin çocuğun da stres durumunda tikleri fazlalaşır.

Tik bozukluğunun bir türü Gilles de la Tourette Sendromudur (Jil dö la Turet okunur). Bu sendromun sıradan tik bozukluğundan temel farkı, tiklerin daha karmaşık ve oldukça tuhaf olmasıdır. Çocuk patlar tarzda öksürebilir, hırıltılı sesler çıkarabilir, havlar gibi bağırabilir. Hatta ağzından rasgele bazı kelimeler dökülebilir. Bu kelimeler genellikle küfürlü sözlerdir. Çocuk bir yandan aniden patlayan bir sesle küfür ederken, bir yandan da eliyle kapıyı yumruklayabilir veya duvarı tekmeleyebilir. Burada yumruk da, tekme de, küfür de tiktir ve irade dışıdır. Gilles de la Tourette hastası mesela yolda yürürken aniden durup zıplamaya başlayabilir, siz ne olduğunu anlamadan yolunu yürümeye kaldığı yerden devam edebilir. Birden ekseni etrafında dönebilir, durup arkasına dönerek birkaç adım atabilir, tekrar arkasına dönerek yürüyüşünü sürdürebilir. Basit tikler toplumda son derece yaygın olduğu halde, Gilles de la Tourette Sendromu oldukça nadirdir.

Takıntı hastalığı ile akrabalık gösteren tik bozukluğu türü, aslında Gilles de la Tourette Sendromudur. Bu sendroma yakalanmış olanların en az  %40'ında takıntı hastalığı da vardır. Genel nüfusta takıntı hastalığı yaygınlığının %2.5-3 olduğunu hatırlarsak, Gilles de la Tourette hastalarında obsesif kompülsif bozukluk 10-15  kat daha sık görülmektedir. Ayrıca takıntı hastalarının da aşağı yukarı %10'unda Gilles de la Tourette Sendromu vardır.

Obsesyon, kişinin mantıksız olduğunu bildiği halde zihninden atamadığı düşünce, kompülsiyon ise mantıksız olduğunu bildiği halde gidip yaptığı eylemdir. Tikli çocuklar da tiklerinin mantıksız olduğunu bilirler, bu çocukların akli dengeleri yerindedir. Ama tiklerini iradeleriyle durduramazlar veya yalnızca kısa süre durdurabilirler. Bu açıdan kompülsiyon ile tik birbirine çok benzeyen iki belirtidir.

Tik hastalarının beyinlerinde, bazal gangliyonlarda (beynin ortasında yer alan birkaç gri alan) problem olduğu tespit edilmiştir. Bazal gangliyonlar, takıntı hastalarında da faaliyeti bozulmuş olan bölgelerden biridir. Demek ki tik bozukluğu ile takıntı hastalığı, beynin aynı bölgelerinden kaynaklanan iki hastalıktır. Aralarındaki benzerlik ve sıkça aynı kişide beraber bulunmalarının sebebi de bu olsa gerektir.

ÇİRKİNİM, ÇİRKİNİM, ÇOK ÇİRKİNİM

Çirkinlik takıntıları da ailesinde böyle bir hasta olmayanın tahmin edemeyeceği kadar ağır bir durumdur. Bu hastalar görünüşlerindeki hayali bir kusurla uğraşıp dururlar. Bu hastalığa 'vücut dismorfik bozukluğu' denir. 'Morf' şekil demektir, 'dis' de bozukluk anlamına gelen bir önektir. Vücut dismorfik bozukluğunun eski adı 'dismorfofobi' idi (yani 'şekil bozukluğu korkusu'). Aynı rahatsızlık 'monosemptomatik hipokondriyazis' (yani 'tek belirtili hastalık hastalığı) adıyla da anılır.

Burunlarının iri olduğunu düşünüp her aynada, camda, su birikintisinde şöyle bir yüzlerini süzenler bu kişilerdir. Burunlarından nefret ederler, kendilerinden neredeyse iğrenirler, çirkinliklerini kimseye göstermemek için insanlardan kaçarlar. Estetik cerrahların, kulak burun boğaz doktorlarının kapılarını aşındırırlar. Doktorlar burunlarının gayet normal olduğunu söylerler, bu kişileri ameliyat etmek istemezler. Yine de ikna olmazlar. Ya doktoru bin türlü numarayla ameliyata zorlamaya çalışırlar ya da başka doktora giderler. Halbuki çoğunun burnu hokka gibidir, kusur varsa da bu hiç de çirkin sayılamayacak kadar hafiftir.

Sadece burunlarına takmazlar elbette. Mesela küçücük kulaklarının kepçe olduğunu düşünen de vardır. Bir milyon kişi bunlara kepçe kulaklı olmadıklarını söylese, inanmazlar. Saç uzatırlar, şapka kullanırlar.

Bazısı gözlerinin şekline takar. 'Yok efendim badem gözlüyüm, halbuki ben yuvarlak gözlü olmak istiyorum,' diyenini mi istersiniz, bir gözünün büyük olduğunu düşüneni mi, sol yanağında bir yerde damarlarının belirginleştiğini iddia edeni mi. Kadınlar arasında saçlarım zayıf veya soluk diye hayatı kendilerine zehredenler vardır. Erkekler cinsel organlarını küçük zannedip kız arkadaş edinmekten, evlenmekten kaçarlar, evlenirlerse kesinlikle aldatılacakları endişesini taşırlar. Kimi aşırı kıllı olduğunu sanır, kimi vücudunun çok ince olduğunu. 'Koca kafalıyım' diye saçlarına türlü türlü şekil verenler, zengin bir şapka koleksiyonu edinenler, kalçalarının iri olduğu tasasıyla ne giyecekleri bilemeyenler çoktur.  Dudaklar, dişler, çene, eller, ayaklar, bacaklar, omuzlar, sırt, vajina ve daha bir sürü vücut bölgesi takıntı konusu olabilir.

20 yaşlarında, son derece güzel bir bayan hastam cildinin bozuk olduğunu düşünüyordu. Gözeneklerinin çok iri olduğunu, bunun da yüzüne çok çirkin bir görüntü verdiğini söylüyordu. Yanağında küçücük bir sivilce çıksa, ona iğrenç bir çıban çıkmış gibi geliyordu. Saatlerini ayna önünde geçiriyor, karşısında gördüğü 'berbat surat' karşısında bazen hıçkırıklara boğuluyordu. Bir sürü cilt doktoruna gitmişti. Cilt doktorları bir problem olmadığını söylüyorlar, herkese iyi gelecek bir takım ilaçlar dışında tedavi vermiyorlardı. Bu defa cilt doktorlarını eleştirmeye başlıyordu. Gündüzleri sokağa çıkmaz olmuştu. Hem gün ışığının cildini bozduğunu düşünüyor, hem de aydınlıkta ortalıkta dolaşmaktan kurtulmuş oluyordu. Gayet güzel bir kız olduğu için kendisine hayran olan erkek çoktu. Hastam bu duruma bir anlam veremiyordu. Apaçık gerçekleri bile göremiyordu. Nihayet hayali çirkinliğinden duyduğu azaba dayanamadı, bir kutu ilaç içerek hayatına son vermek istedi. Kendisiyle ilk tanışmamız böyle oldu. Ağır bir depresyona girmişti. O suratla yaşamaktansa ölmeyi tercih ediyordu. İntihar riski ortadan kalkana kadar hastanede tedavi ettik. Birkaç hafta içinde depresyonu düzeldi, artık ölmek istemiyordu. Ama hala, psikiyatri sevisinde yatarken bile, taburcu olur olmaz gideceği cilt doktorlarının, plastik cerrahların listesini yapıyor, benden ciltle ilgili iyi bir uzman tavsiye etmemi istiyordu.

Bir başka hastam da bana geldiğinde 40'lı yaşlardaydı. Yıllar önce aşırı çirkin olduğunu düşündüğü için insan içine çıkamaz hale gelmiş, hatta bu yüzden üniversiteyi terk etmişti. İnsanların iğrenircesine kendisine baktığını sandığından, çalışamıyordu da. Ailesi fakirdi. Babası bir hastalık dolayısıyla yıllar önce bakıma muhtaç hale gelmişti. Evde evlenmemiş ve çalışmayan bir kız kardeş vardı. Tek gelirleri, yaşlı annesinin haftada bir gün evlerinin önünde kurulan pazarda sattığı öteberi idi. Annesinin ekmek kavgası karşısında yüreği parçalanıyor, kendisi pazara çıkmak istiyor, bir hafta çalışsa bile hemen ardından 'koca suratı, kepçe kulakları' yüzünden yine eve kapanıyordu. Bana başvurduğunda, öğrenci affı gündemdeydi. Çirkinlik tasasından kurtulmak, üniversiteyi 25 sene önce kaldığı yerden bitirmek, hayata dönmek istiyordu. Bütün vücut dismorfik bozukluğu hastaları gibi, çirkinlik takıntıları tamamen hayaliydi. Hatta son derece yakışıklı bir erkekti. Talebelik yıllarında lakabının 'yakışıklı' olduğunu, devrin meşhur artistleriyle kıyaslandığını söylüyordu. Böyle bir kişinin 25 yılı, insanlardan kaçarak geçmişti.

Bu hastaların çoğu psikiyatriste gitmezler. Estetik cerrahlara, cildiyecilere, kulak burun boğazcılara, ürologlara, kadın doğumculara başvururlar. 1993'te yapılan bir araştırmada, vücut dismorfik bozukluğu olan 50 hastadan 10'unun hayali kusuru sebebiyle ameliyat olduğu tespit edilmişti. Hatta hastalardan biri tam 15 kere bıçak altına yatmıştı. Aslında cerrahlar bu kişileri ameliyat etmek istemezler, ama doktorları öylesine zorlarlar ki, ya ikna etmeyi başarırlar veya eline neşteri alacak bir cerrah bulana kadar doktor doktor gezerler.

Gittikleri doktor veya aileden biri psikiyatriste gitmesini önerdiğinde, bunu şiddetle reddederler. Çünkü taktıkları organın gerçekten kusurlu olduğuna inanırlar. Bu da takıntı hastalarından (yani obsesif kompülsiflerden) önemli bir farklarıdır. Obsesif kompülsifler takıntılarının mantıksız olduğunu bilirler, ama kafalarından atamazlar, rahatsız olurlar, kendi istekleriyle psikiyatriste giderler.

Vücut dismorfik bozukluğu hastalarının inançlarını pekiştiren bir durum da şudur: Kusur icat ettikleri organlarıyla o kadar uğraşırlar, ailelerine, arkadaşlarına 'Burnum iri mi, gözlerim çekik mi, saçlarım kuru mu' gibi soruları o kadar çok sorarlar ki, anne babanın ufak bir ilgisizliğini, arkadaşlarının hafif bir bıkkınlık işareti göstermelerini:

-'Evet, bak, sustuğuna göre o da çirkin olduğumu düşünüyor, ama kırmamak için söylemiyor,' veya 'Nasıl da kötü kötü yüzüme bakıyor, çünkü çirkinim,' şeklinde yorumlar.

Bir araştırmada çirkinlik takıntısı olan hastaların %98'inin sosyal hayatının belirgin derecede sekteye uğradığı tespit edilmiştir. Bu kişilerin %32'si tamamen eve kapanmıştı, % 83'ü depresyon geçirmişti, %29'u intihar girişiminde bulunmuştu. Hastalık yüzünden araba kullanamayan bir kadından bile bahsedilir. Bu kadının çirkinliği yoldaki diğer sürücüleri öylesine dehşete düşürecekti ki, şoke olan bir araç sahibinin kaza yapması kaza kaçınılmaz olacaktı!

HASTALIK HASTALIĞI

Hastalık hastalığı tabirini günlük dilde çok kullanırız. Hastalık hastaları, türlü şikayetlerle doktor doktor gezerler, milyarlarca liralık tahlil yaptırırlar, bedenlerinde hiçbir rahatszılık tespit edilemez, ama sağlam olduklarına bir türlü ikna edilemezler. Gerçekten hastalıkları bulunabilir, ancak hastadaki belirti hastalıkla açıklanamayacak derecede şiddetlidir.

Tıpta hastalık hastalığına hipokondriyazis, hastalık hastalarına da hipokondriyak denir. Hipokondriyaklar sürekli hastalıklarından bahsederler, kimi görseler hallerinden yakınırlar, ağlarlar, sızlarlar. Kimseyle tatlı tatlı sohbet edemez, bahsi derhal hastalığa getirirler. Karınları ağrır, göğüsleri yanar, beyinleri uyuşur, ayakları tutmaz, nefesleri daralır, bezeleri şişer. Kötümser, kaygılıdırlar. Yapılmadık tetkik, gidilmedik doktor bırakmamışlardır. Her uzmandan 'Sağlamsın' güvencesini aldıkları halde, yine de vücutlarında teşhisi konulamayan ciddi bir hastalık olduğu düşüncesinden kurtulamazlar.

Hipokondriyaklar bir türlü durduramadıkları hastalık sohbetleriyle, çevrelerinde estirdikleri matem havasıyla, ikide bir doktorlara hastanelere taşınmalarıyla yakınlarında usanç yaratırlar. Sinemada, edebiyatta mizah konusu olurlar. Ama hakikaten halleri perişandır hastalık hastalarının. Obsesif kompülsifler nasıl saplandıkları bir takıntıdan kendilerini kurtaramıyorlarsa, hipokondriyaklar da hastalık fikrinden kendilerini kurtaramazlar. Ölümlerinin yaklaştığını, ölmeseler de sürüneceklerini kurup dururlar. Okuduklarından, duyduklarından, birinin hastalandığını öğrenmelerinden, kendi vücutlarıyla ilgili gözlemlerinden dehşete kapılırlar.

Sağlığı konusunda evhamlı insanlar çoktur. Hipokondriyaklarda iş, sıradan bir evham boyutunu çok aşmıştır. Hastalık dışında hemen hemen hiçbir şey düşünmez, sağlıklarından başka hiçbir konuyu umursamazlar. İşlerine, evlerine, eşlerine, çocuklarına, arkadaşlarına, hobilerine olan ilgilerini kaybetmişlerdir. Tek bir hobileri kalmıştır: tıp. Ailelerinden, dostlarından çok doktorlarla beraber olmak, doktorlarla konuşmak isterler. Doktor doktor gezenlerin yanı sıra  tek bir doktora bağlananlar da vardır. Bu doktor, hastalık hastasının hayatındaki en önemli kişi haline gelir.

Dolayısıyla tıp bilgileri de genellikle kuvvetlidir. Hatta doktorlara bile bilgiçlik taslarlar. Gazetelerde sağlık köşelerinin sıkı takipçisidirler. İlaç prospektüslerini hıfz ederler. Evleri ilaç deposu gibidir. Reçete edilen her ilaçtan da birkaç tane almış, sonra ecza dolaplarına kaldırmışlardır. Zira kendilerine hiçbir ilaç iyi gelmez. Bu kişilerde her türlü hap, iğne iki üç gün sonra yan etki yapmaya başlar. 'Bu ilaç da yaramadı,' deyip başka bir doktor aramaya koyulurlar.

Bir açıdan durumları takıntı hastalarından daha kötüdür. Takıntı hastaları psikolojik sorunları olduğunu bilirler, psikiyatriste kendi istekleriyle giderler. Hastalık hastaları ise psikiyatriste gitmeleri önerildiğinde, bunu beyhude bir iş olarak görürler. Çünkü problemin 'kafalarında' değil bedenlerinde olduğuna inanırlar. Doktor hayatlarındaki üzüntüleri (sevgiler, iş sorunları, korkular, hayal kırıklıkları...) sormaya çalışırsa ya duymazlıktan gelirler ya kızarlar.

KIL KOPARMA HASTALIĞI

Bazı kişiler kendi vücutlarından kıl koparırlar. Saçlarını, kaşlarını yolup dururlar. Çoğu bize geldiğinde saçları belirgin biçimde seyrekleşmiştir. Gür saçlı genç kızların kafa derileri seyrelen saç telleri arasından pembe-beyaz parıldar hale gelmiştir. Bu hastalığa 'kıl koparma deliliği' anlamında 'trikotilomani' denir.

Trikotilomanlar kesinlikle deli falan değildirler, akli dengeleri gayet yerindedir. Sadece dürtülerini kontrol edemezler. Bu işi irade dışı yaparlar. Kendi vücudundan kıl koparma dürtüsüne bir türlü karşı koyamazlar veya ancak kısa bir süre kendilerini yolmayı durdurabilirler. 'İradeni kullan, saçını koparma' türü nasihatlerin hiç, ama hiç faydası olmaz.

En çok yolunan vücut bölgesi saçlardır. Kılın olduğu bütün bölgeler, başa göre daha nadir de olsa yolunur. Kaşlardan, kasık bölgelerinden, koltuk altından, göğüslerinden, kollarından tüy yolanlar vardır. Geçen yıllarda Amerika'da yapılan bir araştırmada 2500 üniversite öğrencisi incelenmiş, her 200 öğrenciden birinde kıl koparma hastalığı tespit edilmiştir. Hatta bazı araştırmalarda nüfusun %4'ünün hastalık derecesinde kendi tüylerini yolduğu bildirilmiştir. Hastalığın ortalama başlangıç yaşı 17'dir. Ancak okul öncesi dönemde bile başlayabilmektedir. Kızlarda erkeklere göre dört kat daha fazla görülür.

Trikotilomanlar, kıllarını 'bilerek' yolarlar. Sonra da seyrekleşen saçlarına, parlayan kafa derilerine üzülüp dururlar. İrade devre dışı kalmıştır bu hastalıkta. Tüylerini yolmadan önce giderek artan bir gerilim hissi yaşarlar, yolduktan sonra da bir rahatlama, hatta bazen zevk duyarlar.

Evet, bazen bu saç yolma işi insana zevk bile verebilir. Bu işten zevk alınması kesinlikle kel kalmaktan hoşlanıldığı anlamına gelmez. Kişi kendini kel yapar, ama kelliğine gözyaşı dökmekten de geri kalmaz. Kumarbazın hayatını mahveden iptilasından zevk almasına benzetilebilir trikotilomani.

Kıllarını yiyenlerle bile zaman zaman karşılaşırız. Kafasında çıplaklaşan alanlar oluştuğu için kendinden nefret eden trikotiloman, kıl yemekten büyük bir utanç duyar. Tat falan aldığını da zannetmeyin kıldan. Ama dedik ya, bu hastalıkta irade devre dışı kalmıştır. Bazen mide veya bağırsak duvarına yapışan kıl topakları sertleşip taşlaşırlar, karın ağrılarına, bulantıya, kusmaya, kötü ağız kokusuna, iştahsızlığa, kabızlık veya ishale, midede gaza, hatta kanamaya yol açarlar.

Takıntı hastası el yıkama ihtiyacına, kapıları bacaları kontrol etme isteğine, sayma arzusuna direnemez veya direnirse de büyük bir azap çeker. Kıl koparma hastası da tüyünü yolma dürtüsüyle mücadele edemez. Ancak trikotilomanlar genellikle farkında olmadan, otomatik olarak kıl koparırlar. Halbuki takıntı hastaları el yıkarken, yoldan dönüp kapıyı kapatıp kapatmadıklarına tekrar tekrar bakarken, plaka numaralarını toplayıp bölerken, başından sonuna kadar ne yaptıklarının farkındadırlar. Bazı trikotilomanlar kıl koparmaktan bir parça da olsa zevk alırlar, takıntı hastaları ise yaptıkları 'merasimlerden' en ufak bir haz duymazlar.

Saç yolma hastalığında da beynin iç bölgelerinde 'bazal gangliyonlar' adı verilen bir grup gri alanın hastalandığı tespit edilmiştir. Takıntı hastalığında da alın bölgemiz ve bazal gangliyonlar rahatsızlanmıştır. Ancak takıntıları gidermekte çok etkili olan ilaçlar, tüy koparmayı aynı başarıyla önleyemezler. Demek ki bu iki hastalık birbiriyle akraba, ama yine de farklı iki hastalıktır.

ZAYIFLAMA HASTALIĞI

Temizliğe, düzene, sayılara, sağlık durumuna, elektrikli cihazlardan yayılabilecek tehlikeye takanlar olduğu gibi kilosuna takanlar da vardır. Daha ince olmak için kendilerini açlığa mahkum ederler, dayanamayıp bir şey yediklerinde de en yakın lavaboya koşup parmaklarına boğazlarına sokarlar, midelerine gireni dışarıya boca ediverirler.

Bu rahatsızlık, son yıllarda manken hastalığı adıyla şöhret buldu. Tıpta anoreksiya nervoza adıyla anılır. 'Anoreksiya' iştahsızlık, 'nervoza' sinirsel, 'anoreksiya nervoza' sinirsel iştahsızlık anlamına gelir. Halbuki anoreksiya nervoza hastası iştahsız değildir. İnce görünmek için yemeyi reddetmektedir. Hastalık ince görünme arzusundan da ibaret değildir. Asıl problem, kişinin ne kadar zayıf olursa olsun, hala şişman olduğuna inanmasıdır!

Zayıflama hastalığı, genellikle genç kızlarda görülür. Bir hanım hastalığa yakalandığında diyelim 17 yaşında,1.65 boyunda, 55 kilo ağırlığında. Zaten vücut ölçüleri yeterince zarif. Ama yine de kendisini kalın, hantal, biçimsiz bulup perhize başlar. 50 kiloya düşer, hala kendisini şişman bulur. 45 kiloya düşmek de yeterli gelmez. 40 kilo olduğunda vücudunda görünmeyen kemik kalmamıştır, ama kimse genç bayanı ince olduğuna inandıramamaktadır. 35 kiloya düştüğünde orta boylu bir kadın adetten de kesilir. Hormonları onu artık bir kadın olmaktan çıkarmıştır. Anoreksiya nervoza hastası için hiç fark etmez, incelmelidir o!

Çoğu hasta yemeden içmeden elini çekmekle kalmaz, başka yollarla da vücudunu 'hafifletmeye' çalışır. En çok başvurulan yöntem, yukarıda bahsettiğimiz gibi, kendi kendini kusturmaktır. Boğaza parmak atılır, diş fırçası sokulur, hatta daha 'sofistike' kızlar tarafından kusturucu ilaçlar alınır. Müshil kullananlar, idrar söktürücü haplar yutanlar vardır biraz daha zayıflamak uğruna.

Bu hastalığın çok güç bir başka tarafı da, hastanın tedaviyi reddetmesidir. Çünkü 25 kilo da olsa kalın olduğu takıntısından bir türlü kurtulamaz hasta. Artık hayatı tehlikeye girdiğinde hastaneye yatırılır (ki bu da ailenin zoruyla olur), serumlarla, iğnelerle sağlığına yeniden kavuşturulur. Ardından psikiyatriye gönderilir. Gitmek istemez elbette, ama aile gözlerinin önünde eriyip biterken 'Şişmanım' diyen evlatlarını psikiyatriste cebren götürür. Psikiyatristle hiçbir şekilde işbirliğine yanaşmaz zayıflama hastası. Herkes zaten yağ tulumundan farksız olan gövdesini daha da çirkinleştirmeye çalışmaktadır!

Ve incelme tutkusu sonunda ölüme götürür bazı müptelalarını. Her 10 anoreksiya hastasından biri hayatını kaybeder. Evet, manken hastalığı, maalesef öldürücü bir hastalıktır. 

Bazı hastalarda işe aşırı yeme nöbetleri ortaya çıkar. Arada bir, krize girmiş gibi, normal bir insanın yiyeceği yemeğin iki üç katını yerler. Sonra da kendilerini kustururlar. Hızla kilo alıp yine hızla verebilirler.

Zayıflama hastaları, kafayı incelmeye 'takmış' olmaları açısından, takıntı hastalarına benzerler. En mühim farklılık ise şudur:  Takıntı hastalarının takıntılarını mantıksız bulduklarını, durumlarından rahatsız olduklarını sık sık tekrarlıyoruz. Zayıflama hastaları ise ne yaparsanız yapın gerçeği göremezler, kendilerini hasta kabul etmezler ve incelme çabalarına devam ederler. 

Anoreksiya nervozanın kızlarda sık görüldüğünü belirtmiştik. Ancak nadir olmakla birlikte erkeklerde de görülür. Genellikle 12-18 yaş arası başlar. Hastalık-kültür arasındaki ilişkiyi göstermek açısından enteresan bir bulgu da şudur: Anoreksiya nervoza, zengin batı toplumlarının hastalığıdır. Afrika ve Asya'nın çok fakir ülkelerinde bu hastalık bildirilmemiştir. Türkiye'de ise bizim gözlemlerimiz ve 'duayen' hekimlerin tecrübeleri, zayıflama hastalığının giderek sıklaştığı yönündedir. Acaba zenginleşme, kentleşme ve batılılaşma mı anoreksiya nervozayı yaygınlaştırıyor? Bu sorunun cevabı kolay değildir. Ama batı toplumlarının bedene, özellikle kadın bedenine yükledikleri anlam ve imaj herkesin malumu. 

Şimdi trajikomik bir durumla karşı karşıyayız: Doğulular açlıktan ölüyorlar, batılılar gıda bolluğundan. 

KUMARBAZLIK 

Kumarbazlık da takıntı hastalığıyla benzerlik gösterir. Serveti eridiği, hayatı mahvolduğu, ailesi dağıldığı, itibarı sıfıra indiği, hapse girdiği halde kişi kumar oynama dürtüsüne direnemez. 

Kumar, müptelasının zihninde takıntı haline gelmiştir. Kafası ekseriya kumarla meşguldür. Eski kumar tecrübelerini, bir sonraki oyuna ilişkin planlarını, kumar parasını nasıl bulacağını düşünür durur. Kumarbazların beyinlerinde, tıpkı takıntı hastalarında olduğu gibi serotonin yetersiz bulunmuştur (kumarbaz beyinlerinde eksik olan bir başka madde de noradrenalindir). Kumarbazlarda aynı zamanda takıntı hastalığı da sıklıkla müşahede edilir. Enteresan bir  gözlem de, çok sayıda kumarbazın ayrıca tik hastası olmasıdır. 

Kumar oynama illeti, bazı açılardan takıntı hastalığına değil alkol-madde bağımlılığına benzer. Gerek kumara gerekse zararlı maddeye götüren dürtü, bir uyarılma ve haz hali yaratır. Kumarbaz da, tıpkı alkolik, kokainman veya eroinman gibi, bir süre sonra aynı hazzı yaşamak için miktarı (yani parayı) arttırmak zorunda kalır. Para miktarı veya kumar oynama sıklığı azalırsa sinirlilik, huzursuzluk, depresif ruh durumu, konsantrasyon bozukluğu ortaya çıkar. Kumarbazlığının boyutunu gizlemek için aile fertlerine, arkadaşlarına, doktora, psikoloğa yalan söyler. Para bulmak için hiç huyu olmadığı halde yasadışı işlere girişir. Kalpazanlık, dolandırıcılık, hırsızlık yapar, zimmetine para geçirir.  

ABD'de alkolikler için meşhur AA (Alcoholics Anonymous, yani Adsız Alkolikler) derneği vardır. Kumarla savaşmak için de GA (Gamblers Anonymous, yani Adsız Kumarbazlar) adında bir dernek kurulmuştur. Bu dernekte eski kumarbazlar iptiladan kurtulmaya çalışan üyelere yardım ederler. 

Ülkemizde kaç tane kumarbaz olduğunu bilmiyoruz. Amerika'da nüfusun %3'ünün kumarbaz olduğu tahmin ediliyor. Kumar oynama illetinin erkeklerde daha yaygın olduğu görülüyor. Ancak kadınlarda da seyrek sayılmaz. Erkekler genellikle ergenlikte, kadınlar daha geç yaşlarda kumara başlarlar. Fakirler ve azınlıklar daha sıklıkla kumara müptela olurlar. Ancak tedavi için bizlere başvuranlar genellikle üst-orta veya orta sınıftan, 40-50 yaşlarındaki erkeklerdir. 

Her dört kumarbazdan birinin anne veya babası da kumarbazdır. Hatta kumarbazların ebeveynlerinde alkolizm veya madde bağımlılığı da yaygındır. Kumarbazların kendileri de alkol ve hatta birden fazla madde suistimaline yatkındırlar. 

HIRSIZLIK HASTALIĞI 

'Kleptomani' olarak adlandırdığımız bu hastalık, Ahmet Altan'ın Aldatma romanıyla geçen yıllarda yeniden gündeme geldi. O romanda maddi ihtiyacı olmayan bir doktor karısı, hırsızlık yapmaya başlıyordu. Arthur Hailey'in 1970'li yıllarda TRT'de dizi halinde oynayan Tekerlekler adlı romanında da zengin bir sanayicinin karısı hırsızlık hastalığına yakalanıyordu. Ahmet Altan edebiyat hırsızlığıyla, yani intihalle suçlandı. 

Kleptomani tam anlamıyla Aldatma ve Tekerlekler romanlarındaki zengin kadınların yaptığı iştir. Kişi çalar, ama hırsızlığı çaldığı şeyin maddi değeri için, çıkar sağlamak için yapmaz. Çalma sebebi dükkan sahibinden intikam almak, ona kızgınlığını göstermek de değildir. Hatta bazıları çaldıklarını gizlice geri getirip yerine koyar, yerine koymayan da kullanmaz, satmaz, sadece saklar. Soygun planı yapmaz, daima tek başına çalar. 

Kleptoman, çalma dürtüsüne engel olamayan kişidir. Saçından tel koparan kız (trikotiloman) nasıl kendisine hiçbir fayda sağlamayan, hatta kelleştirerek güzelliğini bozan bu eyleme karşı koyamıyorsa, kleptoman da rezaletle sonuçlanabilecek çalma girişimine direnemez. Nitekim çoğu sonunda utanç, suçluluk, vicdan azabı duyar. 

Kleptoman, kafasına takılan düşünceye direnemediğinden, takıntı hastasına benzer. Kleptomanlarda da aynen takıntı hastalarında olduğu gibi serotonin sisteminde bozukluk olduğu gözlenmiştir. Ayrıca takıntı hastalarına iyi gelen ilaçlar kleptomanlara da faydalı olabilir. Kleptomanlarda diğer takıntı türleriyle de sıkça karşılaşılır. Yukarıda anlattığımız zayıflama hastalığı gibi yeme bozuklukları çeken insanlarda, hırsızlık hastalığı da diğer kişilere nazaran daha sık görülür. Takıntı, hırsızlık ve zayıflama hastalığı arasındaki bu akrabalık, insan ruhunun tuhaf bir 'aygıt' olduğunu göstermektedir. 

Ama kleptoman, takıntı hastasının aksine, yaptığı eylemden (çalmadan) önce giderek artan bir gerginlik hisseder, çalarken de haz yaşar, gerginliği azalır. Bu açıdan kumarbaza, alkol veya madde bağımlısına benzetilebilir. 

Bana başvuran bir kleptoman, 30'lu yaşların başlarında bir kadındı. Birkaç ay önce bir mağazada aniden içine çalma dürtüsü doğmuş, büyük bir heyecana kapılmış, göz diktiği anlamsız eşyayı çantasına saklayıp mağazadan çıkarken cinsel zevke benzer bir haz yaşamıştı. Bir iki 'başarılı' hırsızlıktan sonra, nihayet bir markette yakalanmıştı. İtibarlı bir emniyet mensubunun karısıydı. Market sahipleri tarafından da tanınıyordu. Üstelik çaldığı şey de o kadar ucuz ve abuk sabuk bir şeydi ki, ne marketçi ne de kocası duruma anlam verememişti. Cürüm, kanuna aksetmeden örtbas edildi. Genç kadın ertesi gün muayenehanemde ağlayarak duyduğu utancı, suçluluk duygusunu, çalma dürtüsüne karşı koyamadığını anlatıyordu. 

Kleptomani, psikiyatristlerin nadiren karşılaştığı bir bozukluktur. Kanuni belgeler incelenmiş, başka ruhsal bozuklukları olanlar soruşturulmuş, toplumun binde 6'sının kleptoman olduğu tahmin edilmiştir. Amerikan kaynaklarına göre mağaza hırsızlarının %5'e yakını kleptomandır. Bazı araştırmalarda bu oran %25'e kadar varmaktadır (yani her dört mağaza hırsızından biri kleptoman!). Mağaza hırsızlarının eski teknolojinin hüküm sürdüğü devirlerde (ve hatta günümüzde) genellikle yakalanamadığı düşünülürse, hırsızlık hastalarının daha bile fazla olması mümkündür. 

Psikiyatristlerin gördüğü kleptomanlar daha çok kadındır. Ahmet Altan'ın roman kahramanı da kadındı, Hailey'in kahramanı da. Bana gelen az sayıdaki hırsızlık hastasının da tamamı kadındı. Ancak bunun sebebi çalarken yakalanan erkeklerin cezaevine, kadınların psikiyatriste gönderilmesi de olabilir. Hastalığın başlangıç yaşı kadınlarda ortalama 35, erkeklerde 50'dir.

Çocuklarda da aşırma davranışı ender değildir ve anne babayı çok üzer. Ancak 'eli uzun' çocuklar büyüyünce genellikle kleptoman olmazlar.

 KUNDAKÇILIK HASTALIĞI

 Ruh sağlığı mütehassısı olmayanlara tuhaf gelebilir, ama gerçekten böyle bir hastalık vardır. Bazı insanlar sebepsiz yere yangın çıkarırlar! Maksatları otopark yapmak için arazi açmak değildir. Yangın çıkarmaktan maddi kazanç gütmezler. Hayatları boyunca hiç bir terör örgütüne girmemişlerdir. Sosyopolitik bir ideolojiye, bir davaya dikkat çekmeyi hedeflemezler. Birilerinden intikam almak peşinde koşmazlar. Akli dengeleri de yerindedir. Sadece, içlerinde çağlayan yangın çıkarma dürtüsüne karşı koyamazlar! 

Bu hastalığa tıpta 'piromani' denir. Kumarbaz cebine parayı koyup yeşil çuhalara koşarken nasıl bir gerilim ve asları papazları masaya çakarken ne büyük bir haz yaşıyorsa, piromanlar da kundaklama faaliyetinin evvelinde kuvvetli bir gerilime, akabinde derin bir hazza kapılırlar. Kumarbaz her şeyini kaybettiği halde eline geçen üç kuruşu derhal yeniden kumara yatırır; piroman akıbeti ne olursa olsun evleri, mahalleleri, şehirleri tutuşturma dürtüsünü durduramaz.  

Dürtüye direnememe açısından yangın çıkarma hastalığı takıntı hastalığına benzetilebilir. Tehlikeli, suç teşkil edecek bir eylemin öncesinde yaşanan gerilim, sonrasında hissedilen haz açısından da hırsızlık hastalığını andırır. Bazı marazi kundakçılarda serotonin ve noradrenalin sistemlerinde bozukluk tespit edilmiştir. Demek ki piromani, bu kitapta üzerinde durulan hastalıklarla kimyasal açıdan da akrabadır. 

Sinemaseverler nasıl şehre gelen filmleri kaçırmıyorlarsa, piromanlar da bir yerde yangın çıktığını haber alır almaz oraya koşarlar. Yangın ve yangının yol açtığı olaylardan adeta büyülenirler, yangıdan artakalan tahribatı büyük bir sanat eseri gibi merak çekici ve cezp edici bulurlar. Bir yeri kundaklarken, yükselen alevleri seyrederken, akabinde ne olup bittiğine bakarken haz ve tatmin duyarlar, rahatlarlar. Hatta ateşle cinsel olarak uyarılanlar vardır. Yanlış yangın alarmları verirler. Yangınla ilgili alet edevata büyük bir merakları vardır. Felaketzedelerin maddi kayıplarına, hatta ölmelerine duyarsız kalırlar. 

Çıkan yangınların küçük bir kısmı piromanlar tarafından çıkarılır. Çoğu yangında sebep ya kazadır, ya maddi çıkardır, ya terördür. Dünyada değişik zamanlarda yapılan araştırmalarda kundakçılar incelenmiş, piromanlar tarafından çıkarılan yangınların oranı farklı farklı bulunmuştur. 1951'de incelenen kundakçıların %39'u, 1967'de %23'ü, 1982'de %3'ü 'hasta' idi. Yine 1982'de mahkemeye sevk edilen 26 kundakçıyı değerlendiren araştırmacılar hiçbirinin piroman olmadığını tespit etmişlerdi. 

Kundakçılık hastalığı genellikle çocukluk yaşlarında başlar. Bu hastaların en büyük bölümü 17 yaşındadır. Küçük çocukların çakmakla kibritle oynama merakının kundakçılık hastalığı demek olmadığını da hatırlatalım. 

Ahmet Hamdi Tanpınar ahşap evlerden müteşekkil eski İstanbul'un her 30-40 senede çıkan ve bütün şehri baştan başa kül eden meşhur yangınlarını çok güzel anlatır. Göğe yükselen alevleri seyre koşan İstanbullular taburelerini, minderlerini, hatta kahve pişirmeye mahsus edevatlarını da yanlarından eksik etmezler, böylece bir felaketi görsel bir şölene çevirirler. Orhan Pamuk ise bir zamanlar Boğaz'da dehşet günleri yaşatan Romen tankeri İndependente'nin yanışını, şehir halkının nasıl büyük bir merakla temaşaya akın ettiğini hatırlatır. Kaşarlı tostlar ısırılırken veya biradan soğuk bir yudum çekilirken gözler de sarılı kırmızılı dev alevlerdedir. Hafızalarımızda hala tazeliğini koruyan yangın temaşa seansları, insanoğlunun ruhunda bir ateş tutkusu olduğunu herhalde açıkça göstermektedir.

ALIŞVERİŞ HASTALIĞI

Günümüz insanının iyice aşina olduğu bu hastalık, 19. yüzyıl hekimlerinin dahi dikkatini çekmiş, 'onyomani' olarak adlandırılmıştır. Aslında alışveriş çılgınlığının bir hastalık olup olmadığı henüz net değildir. Ocak söndürmekte içkiden, kumardan hiç de geri kalmayan bu durumun bence 'marazi' bir durum olduğu muhakkaktır.

Bazı kişilerin kafası sürekli alışverişle meşguldür. Alışveriş, bir nevi takıntıdır bu kişilerde. Öyle kuvvetli bir satın alma dürtüsü duyarlar ki, hiçbir şekilde mani olamazlar. Kumarbazların, kleptomanların, yangın çıkarma hastalarının yaşadıkları duyguları anlatırlar alışveriş çılgınları da. Mağazaya girerken ve alışıverişi yaparken gerilim, heyecan, mağazadan çıkarken rahatlama veya zevk.

Birden bire şiddetli bir alışveriş etme ihtiyacı hissederler. Bu ihtiyaç aşağı yukarı bir saat  sürer. Kimisi saat başı bu korkunç satın alma dürtüsünü yaşar, kimisi ayda bir kere. Dürtü genellikle evde gelir, ancak her yerde ve günün her saatinde gelmesi de mümkündür.  İşin encamını düşünüp dürtüye direnmeye çalışırlarsa da, sonunda şeytan galip gelir ve paraları saçarlar sağa sola.

Çarşılarda çok uzun zaman geçirirler, ihtiyaç duymadıkları şeyleri alırlar, bütçelerinin sınırlarını da aşarlar bu arada. Mali durumları sarsılır, iş hayatları tehlikeye girer, evlilikleri altüst olur. Boşanmayla sonuçlanan vaka sayısı çoktur. Ekserisi de borç içinde debelenir. Türlü türlü kredi kartları vardır. Amerika'da yapılan hesaplara göre bir alışveriş hastasının ortalama borcu 23 bin dolar civarındadır.

Çoğunlukla kendileri için öteberi satın alırlar. Ancak gereksiz şeyler aldıklarından eşe dosta cömertçe dağıtırlar. Az sayıda pahalı eşya almak yerine çok sayıda ucuz mal almayı tercih ederler. Çarşıya genellikle yalnız çıkarlar.

Amerika'da nüfusun %1'i ila 6'sının alışveriş hastası olduğu tahmin edilmektedir. Bunların da %80-90'ı kadındır. Kadınlar parfüm, kozmetik, takı, kılık kıyafet tarzı ıvır zıvıra, erkekler elektronik cihazlara, otomobil zamazingolarına meraklıdırlar. Hastalığın başlangıç yaşı pek çok müptelada 18'dir. Ancak problemin vahameti su yüzüne çıkana kadar takriben bir 10 yıl geçer.

Amerika'da alkolikler için Alcoholics Anonymous (Adsız Alkolikler), kumarbazlar için Gamblers Anonymous (Adsız Kumarbazlar) derneklerinin kurulduğundan söz etmiştik. Alışveriş çılgınlığı o boyuta varmıştır ki sonunda bir de Debtors Anonymous (Adsız Borçlular) cemiyeti tesis edilmiştir. Bir grup alışveriş hastası bu cemiyette bir araya gelirler, bu korkunç iptiladan kurtulmak için birbirlerine yardım ederler.

SEKS BAĞIMLILIĞI

Seks bağımlılığı diye bir bağımlılık türü var mıdır? Varsa bu bir hastalık mıdır? Günümüz psikiyatrisinin buna cevabı 'Galiba evet,' şeklinde. Çünkü bazı insanlar sevişmek istemedikleri halde seks yapma dürtülerine engel olamıyorlar. 

Alkolizm veya madde bağımlılığı gibi seks bağımlılığı da 'yavaş yavaş' başlar. Önce mastürbasyon, flört, basılı veya elektronik pornografik materyal kişinin hayatına girer, sonra giderek cinsel eylemler aşırılaşır. Nihayet sürekli birileriyle sevişmek için dayanılmaz bir dürtü duyan 'bağımlı' ortaya çıkar. Bağımlı, bir sürü kişiyle sağlığını hiçe sayarak seks yapar.

Kumarbazın en çok düşündüğü konular kumar için nasıl para bulacağı, hangi oyunu nasıl oynayacağı, eski kumar hatıraları, hasılı kumarla ilgili her şeydir. Seks bağımlısı da cinsellik düşünür durur. Cinsellik dışındaki konulara ilgisini kaybeder. Sevişmenin ardından büyük bir utanç ve suçluluk duyar, kendi kendinden nefret eder. Bir daha seks yapmamaya karar verir, ama binlerce defa tövbeler bozulur. Ümidini yitirir, ilişkileri zedelenir, cüzdanı boşalır, iş sorunları yaşar.

Adsız Alkolikler, Adsız Kumarbazlar, Adsız Borçlular gibi bir dernek de seks bağımlıları kurmuşlardır: Adsız Seks Bağımlıları (Sex Addicts Anonymous). Bu da bağımlıların birbirinin yardımına koştuğu bir kuruluştur. Kuruluşun internet sitesinde (www.sexaa.org) şöyle bir sayfa var:

Seks bağımlısı olup olmadığınızı anlamak için şu 12 soruyu cevaplayın:

1-Cinsel veya duygusal etkinliklerinizi sizin için önemli olan kişilerden saklıyor musunuz? İkili bir hayat mı sürüyorsunuz?

2-Normalde tercih etmeyeceğiniz yer ve durumlarda, normalde tercih etmeyeceğiniz kişilerle seks yapma ihtiyacı hissediyor musunuz?

3-Bir bakmışsınız gazetelerde, dergilerde veya diğer yayın organlarında cinsel isteği uyarıcı yazılar veya görüntüler arıyorsunuz. Bu durumu yaşadığınız oluyor mu?

4-Cinsel veya romantik fanteziler ilişkilerinizi bozuyor mu veya sorunlarınızla yüzleşmenizi engelliyor mu?

5-Seviştikten sonra sık sık cinsel partnerizden uzaklaşma ihtiyacı duyuyor musunuz? Cinsel ilişkiden sonra sık sık vicdan azabı, utanç ve suçluluk duygusu çekiyor musunuz?

6-Vücudunuzdan veya cinselliğinizden utanç duyuyor musunuz? Mesela kendi vücudunuza dokunmaktan, cinsel birleşmeden kaçınıyor musunuz? Cinsel duygularınızın olmadığından, aseksüel olduğunuzdan korkuyor musunuz?

7-Eski ilişkinizin sona ermesine yol açan sorunlar her yeni ilişkinizde de sürüyor mu?

8-Aynı heyecan ve rahatlama seviyesini yakalayabilmek için cinsel veya duygusal etkinliklerin çeşidini ve sıklığını arttırmanız gerekiyor mu?

9-Teşhircilik, röntgencilik, yaşı küçük kişilerle seks, fahişelik, ahlaka mugayir telefon konuşmaları yüzünden hiç tutuklandınız veya tutuklanma tehlikesiyle karşı karşıta kaldınız mı?

10-Cinsel veya duygusal konulardaki davranışlarınız manevi değerlerinizle veya yetiştirilme tarzınızla çelişiyor mu?

11-Cinsel ilişkilerinizde hastalık veya gebelik ihtimali bulunuyor mu veya hastalık kaptığınız, gebe kaldığınız oldu mu? Cinsel ilişkileriniz şiddet veya zorlama içeriyor mu?

12-Cinsel veya duygusal ilişkileriniz yüzünden hiç  ümitsizliğe kapıldığınız, intiharı düşündüğünüz oldu mu?

Eğer evetleriniz hayırlarınızdan fazlaysa, daha fazla kaynak araştırmalı veya Adsız Seks Bağımlıları toplantısına katılmalısınız.'

Uzm. Dr. Oğuz Tan

Bu haber 1179 kez okundu.
YORUMLAR Yorumları Görüntüle Kayıt Ol Yorum Ekle Yorum Ekle
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için buraya tıklayınız.
Diğer Haberler (339)
ZEKA GERİLİĞİNİ ÖNLÜYOR Zeka Geriliğini önlüyor
ALZHEIMER'DA KÖK HÜCRE Alzheımer'da Kök Hücre
NEDEN ERKEN EVLİLİK Neden Erken Evlilik
KAMERALI HAPLA ERKEN TEŞHİS   Kameralı Hapla Erken Teşhis
TACİZİ KORKUDAN SAKLIYORLAR Tacizi Korkudan Saklıyorlar
ALO! EVİMDE ÖLMEK İSTİYORUM, ELİMDEN TUTAR MISINIZ? Alo! Evimde ölmek Istiyorum, Elimden Tutar Mısınız?
TACİZİ KORKUDAN SAKLIYORLAR Tacizi Korkudan Saklıyorlar
RUH HASTALIKLARI DAHA YAYGIN Ruh Hastalıkları Daha Yaygın
ANNE SÜTÜ ZEKİ YAPIYOR Anne Sütü Zeki Yapıyor
RUH HASTALIKLARI YAYGIN Ruh Hastalıkları Yaygın
TACİZ SAKLANIYOR Taciz Saklanıyor
PSİKOYORUMDA BU AKŞAM TAKINTILI KİŞİLERLE YAŞANAN EVLİLİKLER KONUŞULACAK Psikoyorumda Bu Akşam Takıntılı Kişilerle Yaşanan Evlilikler Konuşulacak
İNTİHAR Intihar
AİLE BAĞLARI GÜÇLENDİRİYOR Aile Bağları Güçlendiriyor
ALZHEIMER KİMLERDE GÖRÜLÜYOR Alzheımer Kimlerde Görülüyor
TÜRKİYE’DE 17 MİLYON KİŞİ SİGARA İÇİYOR Türkiye’de 17 Milyon Kişi Sigara Içiyor
GÖNÜLLÜ VELİLER ARTIRDI Gönüllü Veliler Artırdı
VELİLER BAŞARIYI ARTIRDI Veliler Başarıyı Artırdı
RUH SAĞLIĞI OLMADAN SAĞLIK OLMAZ Ruh Sağlığı Olmadan Sağlık Olmaz
ALZHEIMER MI DEMANS MI? Alzheımer Mı Demans Mı?
EYVAH ALZHEIMER MI OLDUM Eyvah Alzheımer Mı Oldum
KADINA ŞİDDET DEVAM EDİYOR Kadına şiddet Devam Ediyor
Çocuğun duygusal ihtiyacı karşılanmalı çocuğun Duygusal Ihtiyacı Karşılanmalı
KEKEME ÇOCUKLARIN TEDAVİSİ Kekeme çocukların Tedavisi
GÜLÜMSEMEYEN BEBEĞE DİKKAT Gülümsemeyen Bebeğe Dikkat
HASTALARDA PATLAMA Hastalarda Patlama
PSİKİYATRİ HASTALARI ÇOĞALDI Psikiyatri Hastaları çoğaldı
KUSURSUZ OLMA İSTEĞİ PANİK ATAK YAPIYOR Kusursuz Olma Isteği Panik Atak Yapıyor
Bu hastalıklar ereksiyonu engelliyor Bu Hastalıklar Ereksiyonu Engelliyor
YAŞ İLERLEDİKÇE RİSK ARTIYOR Yaş Ilerledikçe Risk Artıyor
ANNE SÜTÜ ZEKAYI GELİŞTİRİYOR Anne Sütü Zekayı Geliştiriyor
KIZGINLIĞINIZI BİRİKTİRMEYİN Kızgınlığınızı Biriktirmeyin
Saba Tümer'de Takıntılar Konuşuluyor Saba Tümer'de Takıntılar Konuşuluyor
GEÇ KONUŞUYORSA DİKKAT! Geç Konuşuyorsa Dikkat!
MADDE KULLANIMININ YOL AÇTIĞI RUHSAL SORUNLAR Madde Kullanımının Yol Açtığı Ruhsal Sorunlar
İnternet Bağımlılığı Psikiyatrik Hastalık Internet Bağımlılığı Psikiyatrik Hastalık
ÖLÜME GÖTÜREN SİNSİ DÜŞMAN ölüme Götüren Sinsi Düşman
10 genetik bozukluğa çözüm yolda 10 Genetik Bozukluğa çözüm Yolda
İLİŞKİLERDE KISKANÇLIK Ilişkilerde Kıskançlık
PSİKİYATRİ HASTALARINDA PATLAMA Psikiyatri Hastalarında Patlama
ERKEN YAŞTA HAMİLELİK Erken Yaşta Hamilelik
NEVZAT TARHAN'DAN 'HAYATA DAİR' Nevzat Tarhan'dan 'hayata Dair'
İLİK NAKLİ YETERSİZ Ilik Nakli Yetersiz
OKUL STRESİ ÇEKEN ÇOCUK DAHA SIK HASTA OLUR Okul Stresi çeken çocuk Daha Sık Hasta Olur
EVLİLİĞİN 33 ÇEŞİDİ VAR Evliliğin 33 çeşidi Var
PSİKİYATRİDE KİŞİLİK SORUNLARI Psikiyatride Kişilik Sorunları
İLGİNÇ ARAŞTIRMA Ilginç Araştırma
STRES HASTA EDİYOR Stres Hasta Ediyor
DEPRESYON VE EVLİLİK Depresyon Ve Evlilik
İSYANKARLIK VE ERGENLİK Isyankarlık Ve Ergenlik
DEPRESYON VE EVLİLİK Depresyon Ve Evlilik
TEKNOLOJİ PARANOYAYI TETİKLİYOR Teknoloji Paranoyayı Tetikliyor
OTİZMİN TEDAVİSİ Otizmin Tedavisi
ALZHEIMER MI DEPRESYON MU? Alzheımer Mı Depresyon Mu?
Nöropatik ağrılar depresyona neden oluyor Nöropatik Ağrılar Depresyona Neden Oluyor
İLAÇ ŞİRKETLERİYLE OLAN BAĞLANTILAR PSİKİYATRİYİ OLUMSUZ ETKİLİYOR MU? Ilaç şirketleriyle Olan Bağlantılar Psikiyatriyi Olumsuz Etkiliyor Mu?
ALINGANLIK VE PARANOYA Alınganlık Ve Paranoya
UYKU HASTALIKLARINA DİKKAT! Uyku Hastalıklarına Dikkat!
STRES HASTA EDİYOR Stres Hasta Ediyor
BEN ŞİZOFRENİ OLUR MUYUM? Ben şizofreni Olur Muyum?
MUTLU AİLE FORMÜLÜ Mutlu Aile Formülü
SEVGİSİZ ÇOCUK KISA KALIYOR Sevgisiz çocuk Kısa Kalıyor
MUTLU AİLE FORMÜLÜ Mutlu Aile Formülü
HASTALARA NASIL DAVRANILMALI Hastalara Nasıl Davranılmalı
KIZGINLIĞINIZI BİRİKTİRMEYİN Kızgınlığınızı Biriktirmeyin
ÇALIŞAN EVLİ HANIMLAR UYKU AÇLIĞI ÇEKİYOR çalışan Evli Hanımlar Uyku Açlığı çekiyor
SEVGİSİZ ÇOCUK KISA KALIYOR Sevgisiz çocuk Kısa Kalıyor
Stresli aile hasta ediyor Stresli Aile Hasta Ediyor
ERKEKLER DE DİYET YAPIYOR! Erkekler De Diyet Yapıyor!
MENTAL BOZUKLUK VE ŞİZOFRENİ YATIRIYOR Mental Bozukluk Ve şizofreni Yatırıyor
DEPRESYON HANGİ HASTALIKLARA YOL AÇAR Depresyon Hangi Hastalıklara Yol Açar
SEVGİSİZLİK KISA BIRAKIYOR Sevgisizlik Kısa Bırakıyor
BÜYÜME AĞRILARINA DİKKAT Büyüme Ağrılarına Dikkat
Obezite resmen bir hastalık! Obezite Resmen Bir Hastalık!
PARANOİD BOZUKLUKLAR Paranoid Bozukluklar
YARALARA NANOTEKNOLOJİ Yaralara Nanoteknoloji
HERKES HASTA OLUYOR Herkes Hasta Oluyor
KIZGINLIĞINIZI BİRİKTİRMEYİN Kızgınlığınızı Biriktirmeyin
DEPRESYON TEHDİDİ ARTIYOR Depresyon Tehdidi Artıyor
BİLİNMEYEN KANSER ÖNLEYİCİ Bilinmeyen Kanser önleyici
SEVGİSİZ ÇOCUK KISA KALIYOR Sevgisiz çocuk Kısa Kalıyor
HANGİ HASTALIKLAR TETİKLİYOR Hangi Hastalıklar Tetikliyor
YAŞAM İKSİRİ OLABİLİR Yaşam Iksiri Olabilir
DAMGALANMAKTAN KORKUYORLAR Damgalanmaktan Korkuyorlar
ENGELLİ ANNELERİ DEPRESYONA DAHA YATKIN Engelli Anneleri Depresyona Daha Yatkın
MUTLU AİLE FORMÜLÜ Mutlu Aile Formülü
DSÖ'DEN ALKOL ÇAĞRISI Dsö'den Alkol çağrısı
NARSİSTİK KİŞİLİK BOZUKLUĞU Narsistik Kişilik Bozukluğu
ANNE SÜTÜ KORUYOR Anne Sütü Koruyor
YAŞAM İKSİRİNİ TAŞIYOR Yaşam Iksirini Taşıyor
ŞÜPHECİLİK NEDEN ARTIYOR? şüphecilik Neden Artıyor?
YAĞLARIN İÇİNDE HAZİNE AVI Yağların Içinde Hazine Avı
ANNE SÜTÜ KORUYOR Anne Sütü Koruyor
YEŞİL DEPRESYONA İYİ GELİYOR Yeşil Depresyona Iyi Geliyor
STRESİNİZİ YÖNETİN Stresinizi Yönetin
STRESİNİZİ YÖNETİN Stresinizi Yönetin
YEŞİL DEPRESYONA İYİ GELİYOR Yeşil Depresyona Iyi Geliyor
STRESE OZON TEDAVİSİ Strese Ozon Tedavisi
TİK BOZUKLUKLARI Tik Bozuklukları
DEPRESİFLERE BEYİN PİLİ Depresiflere Beyin Pili
KÖRLÜĞE ÇARE BULUNDU Körlüğe çare Bulundu
CÜCELİKTE ERKEN TEŞHİS BOY UZATIR Cücelikte Erken Teşhis Boy Uzatır
3 milyon Türk kadını neden bunaldı 3 Milyon Türk Kadını Neden Bunaldı
STRESLİLER FAZLA SİGARA İÇİYOR Stresliler Fazla Sigara Içiyor
UZMAN OLMAYAN DİYETİSYENLERE DİKKAT  Uzman Olmayan Diyetisyenlere Dikkat
STRESİNİZİ YÖNETİN Stresinizi Yönetin
AĞRILARI AKILLA DİNDİRİN Ağrıları Akılla Dindirin
EPİLEPSİ HASTALARINA ÖZEL Epilepsi Hastalarına özel
METABOLİK SENDROM Metabolik Sendrom
DEPRESYONU FARKLI YAŞAMAK Depresyonu Farklı Yaşamak
PANİK BOZUKLUĞA DİKKAT Panik Bozukluğa Dikkat
BAHAR SİZİ YORMASIN! Bahar Sizi Yormasın!
AIDS'E ÇARE BULUNUYOR MU? Aıds'e çare Bulunuyor Mu?
CİNSEL ŞİDDET Cinsel şiddet
HANGİ İLAÇLAR KULLANILIYOR Hangi Ilaçlar Kullanılıyor
PSİKİYATRİDE BAŞAĞRISI Psikiyatride Başağrısı
EN ÖNEMLİ SAĞLIK SORUNLARINDAN BİRİ OBEZİTE En önemli Sağlık Sorunlarından Biri Obezite
HANGİ HASTALIKLARA YOL AÇIYOR Hangi Hastalıklara Yol Açıyor
GENÇLER ALKOLÜN ZARARLARINDAN KORUNACAK Gençler Alkolün Zararlarından Korunacak
Uzun süre uyumak, kilo yapıyor!.. Uzun Süre Uyumak, Kilo Yapıyor!..
KİŞİYE ÖZEL TEDAVİ ÖNEMLİ Kişiye özel Tedavi önemli
OBEZİTEDE YENİ FAKTÖR Obezitede Yeni Faktör
HEM BEYİNE HEM DİYETE YARDIMCI Hem Beyine Hem Diyete Yardımcı
BAĞIMLILIK NASIL TEDAVİ EDİLİR? Bağımlılık Nasıl Tedavi Edilir?
STRESİNİZİ BELLİ ETMEYİN Stresinizi Belli Etmeyin
ÇOCUKLARA YANSITMAYIN çocuklara Yansıtmayın
YAŞLILIK HABERCİSİ Yaşlılık Habercisi
NPiSTANBUL HASTANESİ: AÇILIŞIN ARDINDAN Npistanbul Hastanesi: Açılışın Ardından
ZAYIF KARNEYE KIZMAYIN! Zayıf Karneye Kızmayın!
MODERN TIBBIN ŞİFA KAYNAĞI NAR Modern Tıbbın şifa Kaynağı Nar
DEPRESYONDA MIYIM? Depresyonda Mıyım?
PANİK NÖBETİN BAŞKA NEDENLERİ DE VAR Panik Nöbetin Başka Nedenleri De Var
DEPRESYONDA MIYIM? Depresyonda Mıyım?
HASTA YAKINLARINA DESTEK Hasta Yakınlarına Destek
HASTA YAKINLARINA DESTEK Hasta Yakınlarına Destek
HASTA YAKINLARINA DESTEK Hasta Yakınlarına Destek
DAHA İYİ BİR HAYAT İÇİN Daha Iyi Bir Hayat Için
ROMATİZMA KADINLARI ÜZÜYOR Romatizma Kadınları üzüyor
HUZURLU BİR HAYAT YAŞAYIN Huzurlu Bir Hayat Yaşayın
YENİ ANNENİN YALNIZLIK KORKUSU Yeni Annenin Yalnızlık Korkusu
DÜŞMELERE DİKKAT Düşmelere Dikkat
KANSERİN BAŞLICA NEDENİ SİGARA Kanserin Başlıca Nedeni Sigara
TÜRKİYE' NİN İLK ÖZEL NÖROPSİKİYATRİ HASTANESİ AÇILDI Türkiye' Nin Ilk özel Nöropsikiyatri Hastanesi Açıldı
250 BİN ALZHEIMER HASTASI VAR 250 Bin Alzheımer Hastası Var
ERGENLİK HORMONLARI SAÇ DÖKÜYOR  Ergenlik Hormonları Saç Döküyor
CİNSELLİĞE DİKKAT Cinselliğe Dikkat
Ruhumuzu oruç tutup temizledik Ruhumuzu Oruç Tutup Temizledik
MENOPOZ HASTALIK DEĞİL Menopoz Hastalık Değil
UYKU BOZUKLUKLARINA ÇÖZÜM Uyku Bozukluklarına çözüm
HANGİ HASTALIKLARI TETİKLİYOR Hangi Hastalıkları Tetikliyor
SAĞLIĞINIZ İÇİN EMZİRİN Sağlığınız Için Emzirin
GRİP DEPRESYONA SOKUYOR Grip Depresyona Sokuyor
ÇALMA HASTALIĞI çalma Hastalığı
HER 3 ERKEKTEN 2'Sİ PROBLEMLİ Her 3 Erkekten 2'si Problemli
CİNSEL ARZUNUN BİTTİĞİ NOKTA Cinsel Arzunun Bittiği Nokta
DANIŞANLAR ARTTI Danışanlar Arttı
KENDİ SAĞLIĞINIZ İÇİN EMZİRİN Kendi Sağlığınız Için Emzirin
ASTIM ÇOCUKLARDA DAHA SIK Astım çocuklarda Daha Sık
Psikoyorum'da bu akşam: Yaza Girerken Tükenmişlik Psikoyorum'da Bu Akşam: Yaza Girerken Tükenmişlik
STRES İNSANI BÖYLE MAHVEDİYOR Stres Insanı Böyle Mahvediyor
GEBELİK HİSLERİ 2 KAT ARTIRIYOR Gebelik Hisleri 2 Kat Artırıyor
DANIŞANLAR ARTTI Danışanlar Arttı
FİZİKSEL BELİRTİLERİ NELERDİR? Fiziksel Belirtileri Nelerdir?
BEYİN PİLİ RUHUN DA PİLİ OLUYOR! Beyin Pili Ruhun Da Pili Oluyor!
DOĞUM KORKUSU NASIL YENİLİR Doğum Korkusu Nasıl Yenilir
DOĞUM KORKUSU NASIL YENİLİR Doğum Korkusu Nasıl Yenilir
İLİŞKİ SIRASINDA YAŞANAN AĞRI VE ACININ NEDENLERİ Ilişki Sırasında Yaşanan Ağrı Ve Acının Nedenleri
EMZİREN ANNE KİLO VERİYOR Emziren Anne Kilo Veriyor
İşte cinsel ilişkinin aşamaları... Işte Cinsel Ilişkinin Aşamaları...
NEVZAT TARHAN'DAN EŞCİNSELLİK TARTIŞMALARINA CEVAP Nevzat Tarhan'dan Eşcinsellik Tartışmalarına Cevap
Nevzat  Tarhan  TV NET’te Birikim programında… Nevzat Tarhan Tv Net’te Birikim Programında…
YORGUNLUĞU ARTIRIYOR Yorgunluğu Artırıyor
DOMUZ GRİBİNE KARŞI ÇEMEN Domuz Gribine Karşı çemen
MORALİNİZ BOZULMASIN Moraliniz Bozulmasın
DÜNYADA 400 MİLYON OBEZ VAR Dünyada 400 Milyon Obez Var
Sonsuza kadar yaşamak mümkün Sonsuza Kadar Yaşamak Mümkün
KADINLAR DAHA GÜÇSÜZ Kadınlar Daha Güçsüz
BEYİN İÇİN SU Beyin Için Su
BAĞIMLILIK TARİHE KARIŞIYOR? Bağımlılık Tarihe Karışıyor?
KADINLARIN DİRENCİ DÜŞÜK Kadınların Direnci Düşük
SADECE YAŞLANMAKTAN OLMUYOR Sadece Yaşlanmaktan Olmuyor
HİPERTANSİYON DEPRESYON YARATIYOR Hipertansiyon Depresyon Yaratıyor
KANSER HASTALARINDA EN ÇOK DEPRESYON YAŞANIYOR! Kanser Hastalarında En çok Depresyon Yaşanıyor!
UTANDIRAN HASTALIKLAR   Utandıran Hastalıklar
ALZHEIMER HASTALIĞI Alzheımer Hastalığı
DOMUZ GRİBİ AŞISI TÜRKİYE'DE Domuz Gribi Aşısı Türkiye'de
SİZLERLE BÜYÜYORUZ Sizlerle Büyüyoruz
NELER YAŞARLAR? Neler Yaşarlar?
EMZİRMEK KALPTEN KORUYOR Emzirmek Kalpten Koruyor
DİKKAT EKSİKLİĞİ VAR Dikkat Eksikliği Var
HANTA VİRÜSÜ UYARISI Hanta Virüsü Uyarısı
STRES ÇABUK ÖLDÜRÜYOR Stres çabuk öldürüyor
DÖKÜLEN SAÇLAR SİZİ ÜZMESİN Dökülen Saçlar Sizi üzmesin
STRES ÇABUK ÖLDÜRÜYOR Stres çabuk öldürüyor
YANMIŞ YAĞ REFLÜ YAPIYOR Yanmış Yağ Reflü Yapıyor
İŞİNİ SEVMEYENİN BELİ AĞRIYOR Işini Sevmeyenin Beli Ağrıyor
Küçük çocuklar ''depresyona'' girer mi? Küçük çocuklar ''depresyona'' Girer Mi?
YAŞLILIKTAN KORKMAYIN! Yaşlılıktan Korkmayın!
UYKU BOZUKLUKLARINA DİKKAT Uyku Bozukluklarına Dikkat
EVLİ KADINLAR ŞİDDET GÖRÜYOR Evli Kadınlar şiddet Görüyor
KIŞIN HANTALLIĞINI SPORLA  ATIN Kışın Hantallığını Sporla Atın
BUNAMA ÇOK SİNSİ BİR HASTALIK Bunama çok Sinsi Bir Hastalık
DENGE BOZAN 9 HASTALIK Denge Bozan 9 Hastalık
ZAYIF OLMAK DA SORUN! Zayıf Olmak Da Sorun!
KİŞİYE ÖZEL OLMAYAN BAŞARISIZ Kişiye özel Olmayan Başarısız
BİLİNÇSİZ ANTİBİYOTİK ÖLDÜREBİLİR Bilinçsiz Antibiyotik öldürebilir
UNUTKANLIK ÇARESİZ DEĞİL Unutkanlık çaresiz Değil
BİR 'TIK' UZAKLIKTA! Bir 'tık' Uzaklıkta!
RUS RULETİNDEN DAHA TEHLİKELİ Rus Ruletinden Daha Tehlikeli
TÜRKİYE'DE HIV TAŞIYICILAR ARTIYOR Türkiye'de Hıv Taşıyıcılar Artıyor
UNUTKANLIK ÇARESİZ DEĞİL Unutkanlık çaresiz Değil
HÜCRENİN PEŞİNDEKİ DOKTOR Hücrenin Peşindeki Doktor
KORKULARLA NASIL BAŞ EDİLİR Korkularla Nasıl Baş Edilir
HER 3 KİŞİDEN BİRİ SORUN YAŞIYOR Her 3 Kişiden Biri Sorun Yaşıyor
İLAÇ GİBİ MEYVE ELMA Ilaç Gibi Meyve Elma
CİNSEL İSTİSMAR ARTIYOR Cinsel Istismar Artıyor
CİNSEL İSTİSMAR ARTIYOR Cinsel Istismar Artıyor
CİNSEL İSTİSMAR ARTIYOR Cinsel Istismar Artıyor
NE KADAR UYUMALI? Ne Kadar Uyumalı?
HER 3 ÇOCUKTAN BİRİ ALERJİK Her 3 çocuktan Biri Alerjik
ÇAREYİ UZMANLARDA ARIYOR çareyi Uzmanlarda Arıyor
GEREKSİZ İLAÇ ZARAR VERİYOR Gereksiz Ilaç Zarar Veriyor
KRİZ YORGUN DÜŞÜRDÜ! Kriz Yorgun Düşürdü!
STRES KALP RİSKİNİ ARTIRIYOR Stres Kalp Riskini Artırıyor
HER 3 ÇOCUKTAN BİRİ ALERJİK Her 3 çocuktan Biri Alerjik
UYSUZLUK HASTA EDİYOR Uysuzluk Hasta Ediyor
MİZAH, BEYNİN MUTLULUK VİTAMİNİ Mizah, Beynin Mutluluk Vitamini
KİMLER DAHA ÇOK SİNİRLİ OLUYOR? Kimler Daha çok Sinirli Oluyor?
PANİK ATAKLAR SIKLAŞIYOR MU? Panik Ataklar Sıklaşıyor Mu?
GÜÇLÜ HAFIZA İÇİN YETERLİ UYKU Güçlü Hafıza Için Yeterli Uyku
BAHAR KABUSUNUZ OLMASIN! Bahar Kabusunuz Olmasın!
PSİKİYATRİSTLERDEN ÇAĞRI Psikiyatristlerden çağrı
OJEDEKİ BÜYÜK TEHLİKE Ojedeki Büyük Tehlike
UYKUDA GELEN NÖBET KİŞİYİ KORKUTUR Uykuda Gelen Nöbet Kişiyi Korkutur
PSİKİYATRİSTLERDEN ÇAĞRI Psikiyatristlerden çağrı
BEYNİN KÖTÜ ŞAKASI: PANİK ATAK Beynin Kötü şakası: Panik Atak
CİNSEL İSTİSMAR ARTIYOR Cinsel Istismar Artıyor
BOŞANMA BULAŞICI MI? Boşanma Bulaşıcı Mı?
HASTALARDA ÖLÜM KORKUSU Hastalarda ölüm Korkusu
İNSANLIĞIN BİYOLOJİK OLARAK GELECEĞİ TARTIŞILIYOR Insanlığın Biyolojik Olarak Geleceği Tartışılıyor
RÜYALAR HABER VERİR Mİ? Rüyalar Haber Verir Mi?
VİRÜS HIZLA YAYILIYOR! Virüs Hızla Yayılıyor!
BAŞ AĞRISI PSİKOLOJİK Mİ? Baş Ağrısı Psikolojik Mi?
AİLE İÇİ ŞİDDET Aile Içi şiddet
Fazla zeka sağlığa zararlı mı? Fazla Zeka Sağlığa Zararlı Mı?
İç Dünyamızın Aynası Sanat Iç Dünyamızın Aynası Sanat
BAŞ AĞRISI PSİKOLOJİK Mİ Baş Ağrısı Psikolojik Mi
UTANMAYIN DOKTORA GİDİN Utanmayın Doktora Gidin
YASTIK SEÇİMİ ÖNEMLİ Yastık Seçimi önemli
EKLEMDE AĞRI ARTRİT HABERCİSİ Eklemde Ağrı Artrit Habercisi
ROMATİZMA KADINLARI ÜZÜYOR Romatizma Kadınları üzüyor
ÇOCUĞUM NEDEN TIRNAK YİYOR çocuğum Neden Tırnak Yiyor
NEDEN YÜZÜMÜZ KIZARIR Neden Yüzümüz Kızarır
Ofiste panik atak Ofiste Panik Atak
EKONOMİK KRİZ RUH SAĞLIĞINI DA BOZDU Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Da Bozdu
Uyku Apne Sendromu Uyku Apne Sendromu
DEPRESYON VE YORGUNLUK ÜÇGENİNE GİRMEYİN Depresyon Ve Yorgunluk üçgenine Girmeyin
KOLESTEROL GERÇEĞİYLE YÜZLEŞİN Kolesterol Gerçeğiyle Yüzleşin
KAHVALTI ZİHNİ GÜÇLENDİRİYOR Kahvaltı Zihni Güçlendiriyor
HER ÜÇ SANİYEDE BİR BİR KİŞİ İNTİHAR EDİYOR Her üç Saniyede Bir Bir Kişi Intihar Ediyor
HAMİLELİKTE DEPRESYONA DİKKAT Hamilelikte Depresyona Dikkat
DEPRESYONLA KARIŞTIRMAYIN! Depresyonla Karıştırmayın!
Panik atak bilgilendirme toplantısı Panik Atak Bilgilendirme Toplantısı
DEPRESYONLA KARIŞTIRILABİLİR Depresyonla Karıştırılabilir
AŞIRI AKTİVİTE YAŞLANDIRIR Aşırı Aktivite Yaşlandırır
YÜZEYLER NASIL TEMİZLENMELİ? Yüzeyler Nasıl Temizlenmeli?
2010'DA BİZİ NELER BEKLİYOR 2010'da Bizi Neler Bekliyor
AİLE İÇİ ŞİDDET Aile Içi şiddet
ÖĞRENCİNİN ZOR MEVSİMİ öğrencinin Zor Mevsimi
SİZİN Kİ BAHAR ALERJİSİ Mİ? Sizin Ki Bahar Alerjisi Mi?
SİNİRLİLİK Sinirlilik
PANİK NÖBET Panik Nöbet
Depresyon ve Diyabet Birbiri İle Bağlantılı Depresyon Ve Diyabet Birbiri Ile Bağlantılı
CİNSEL ARZUNUN BİTTİĞİ NOKTA Cinsel Arzunun Bittiği Nokta
Eyvah aklımı kaçıracağım Eyvah Aklımı Kaçıracağım
Kimler depresyona girer Kimler Depresyona Girer
İNSANIN HAYATINI ALTÜST EDİYOR Insanın Hayatını Altüst Ediyor
ERKEKLERİ UTANDIRAN 2 SORUN Erkekleri Utandıran 2 Sorun
PSİKİYATRİDE YENİ BİR DÖNEM BAŞLIYOR Psikiyatride Yeni Bir Dönem Başlıyor
BAĞIMLILIK ÖNLENEBİLİR Mİ? Bağımlılık önlenebilir Mi?
CİNSEL EĞİTİM Mİ? BEKARET YEMİNİ Mİ? Cinsel Eğitim Mi? Bekaret Yemini Mi?
Nedir bu Alzheimer dedikleri? Nedir Bu Alzheimer Dedikleri?
BU BESİNLER BEYNİN DOSTU Bu Besinler Beynin Dostu
BEYİN DOSTU 10 MUCİZE GIDA Beyin Dostu 10 Mucize Gıda
Parkinson ve Hareket Bozuklukları Parkinson Ve Hareket Bozuklukları
İNSAN BEYNİNİN ŞİFRELERİ ÇÖZÜLDÜ, İŞTE SIRLARIMIZ Insan Beyninin şifreleri çözüldü, Işte Sırlarımız
KRİZ PANİK ATAK YARATIYOR Kriz Panik Atak Yaratıyor
UYKU SORUNLARI İHMALE GELMEZ! Uyku Sorunları Ihmale Gelmez!
ERKEN MENOPOZ RİSKİNİZ NE? Erken Menopoz Riskiniz Ne?
DOMUZ GRİBİNİN BİLİNMEYENLERİ Domuz Gribinin Bilinmeyenleri
EŞİNİZE GÜZEL SÖZLER SÖYLEYİN Eşinize Güzel Sözler Söyleyin
ELEKTRİKLE KALP, SİNİR, KRONİK AĞRI VE DEPRESYON TEDAVİSİ Elektrikle Kalp, Sinir, Kronik Ağrı Ve Depresyon Tedavisi
EŞİNİZE İLTİFAT EDİN Eşinize Iltifat Edin
STRESTEN KURTULMANIN YOLLARI Stresten Kurtulmanın Yolları
YAŞLILARDA YALNIZLIK KORKUSU Yaşlılarda Yalnızlık Korkusu
DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dikkat Eksikliği Ve Hiperaktivite Bozukluğu
PARKİNSON HASTALIĞI VE NPiSTANBUL HAREKET BOZUKLUKLARI POLİKLİNİĞİ Parkinson Hastalığı Ve Npistanbul Hareket Bozuklukları Polikliniği
Hasta beyinlere son Hasta Beyinlere Son
ÇOCUKLAR KİRLENEREK ÖĞRENİR çocuklar Kirlenerek öğrenir
ÇOCUKLAR KİRLENEREK ÖĞRENİR çocuklar Kirlenerek öğrenir
KENDİNİ NASIL BELLİ EDER ? Kendini Nasıl Belli Eder ?
GECEYARISI EŞİNİ UYANDIRIP 'RÜYANDA KİMLE SEVİŞTİN' DİYE SORAN HASTALAR VAR Geceyarısı Eşini Uyandırıp 'rüyanda Kimle Seviştin' Diye Soran Hastalar Var
BEYNİMİZDEKİ İNTERNET NASIL ÇALIŞIYOR? Beynimizdeki Internet Nasıl çalışıyor?
İNSAN BEYNİNİN BİR SIRRI DAHA ÇÖZÜLÜYOR Insan Beyninin Bir Sırrı Daha çözülüyor
GENLERİNİZİN DİZİLENMESİNİ İSTER MİYDİNİZ? Genlerinizin Dizilenmesini Ister Miydiniz?
YAŞLILARIN KADERİ Mİ? Yaşlıların Kaderi Mi?
YÖN VEREN TEKNOLOJİLER Yön Veren Teknolojiler
EVLERDEKİ MUHABBET HIRSIZI: TELEVİZYON Evlerdeki Muhabbet Hırsızı: Televizyon
KORKULU RÜYALAR, KARABASAN VE KABUSLAR Korkulu Rüyalar, Karabasan Ve Kabuslar
KALP HASTALARI DEPRESYONA DİKKAT Kalp Hastaları Depresyona Dikkat
GENÇLER HAYATA KÜSÜYOR Gençler Hayata Küsüyor
BEYİNDE ÖLEN MOTOR SİNİRLERİ CANLANDIRMADA İLK BAŞARI Beyinde ölen Motor Sinirleri Canlandırmada Ilk Başarı
TRAVMA İLE NASIL BAŞ EDİLİR Travma Ile Nasıl Baş Edilir
PSİKİYATRİDE EEG'NİN YERİ Psikiyatride Eeg'nin Yeri
ALZHEIMER HASTALIĞINDA BAKIM VE TEDAVİ TERCİHİNİ HANGİ FAKTÖRLER ETKİLER? Alzheımer Hastalığında Bakım Ve Tedavi Tercihini Hangi Faktörler Etkiler?
DUYGUDURUM BOZUKLUĞU NEDİR? Duygudurum Bozukluğu Nedir?
Ben Kraliçeyim Ben Kraliçeyim
BAŞKASINA ÖNEM VERMEZLER Başkasına önem Vermezler
Kaybolan değerlerimiz mutsuzluğu getirdi Kaybolan Değerlerimiz Mutsuzluğu Getirdi
EN UZUN PSİKOLOJİ PROGRAMI En Uzun Psikoloji Programı
EPİLEPSİ'DE NELER YAŞANIYOR Epilepsi'de Neler Yaşanıyor
TRAVMALARINIZLA YÜZLEŞİN VE KURTULUN! Travmalarınızla Yüzleşin Ve Kurtulun!
ÇOCUĞUNUZ OKULDAN KORKUYOR MU? çocuğunuz Okuldan Korkuyor Mu?
DİYABET HASTALARINI BEKLEYEN TEHLİKE Diyabet Hastalarını Bekleyen Tehlike
ŞEKER HASTALARINDA PSİKİYATRİ şeker Hastalarında Psikiyatri
AİLE İÇİ ŞİDDETİN NEDENLERİ NELER? Aile Içi şiddetin Nedenleri Neler?
Psikologların da terapiye ihtiyacı olur mu? Psikologların Da Terapiye Ihtiyacı Olur Mu?
ANLAYIŞSIZ EŞ STRES YARATIYOR Anlayışsız Eş Stres Yaratıyor
PSİKOFARMAKOLOJİ NEREYE GİDİYOR Psikofarmakoloji Nereye Gidiyor
BASIN BÜLTENİ: PSİKOYORUM 600. PROGRAM Basın Bülteni: Psikoyorum 600. Program
Kişiliğimiz mi gelişiyor? Cebimiz mi deliniyor? Kişiliğimiz Mi Gelişiyor? Cebimiz Mi Deliniyor?
YARATICI ZİHİNLER, ESİN PERİSİNİN PEŞİNDE Yaratıcı Zihinler, Esin Perisinin Peşinde
BİLİM DÜNYASI ŞİŞMANLIK KONUSUNDA İKİYE BÖLÜNDÜ Bilim Dünyası şişmanlık Konusunda Ikiye Bölündü
Şizofreni'ye Giden Yolun İşaretleri şizofreni'ye Giden Yolun Işaretleri
TELEVİZYON ÇOCUKLARA ZARARLI MI? Televizyon çocuklara Zararlı Mı?
ERGEN PSİKOLOĞU ORHAN GÜMÜŞEL İLE BAĞIMLILIK Ergen Psikoloğu Orhan Gümüşel Ile Bağımlılık
RÜYALAR NE ANLAMA GELİYOR Rüyalar Ne Anlama Geliyor
Yanlış bilinen cinsel bilgiler  Yanlış Bilinen Cinsel Bilgiler
Dikkat Eksikliği Bozukluğu ve Hiperaktif Çocuklar Dikkat Eksikliği Bozukluğu Ve Hiperaktif çocuklar
Diğer İçerik (355)
Dikkat Eksikliği Bozukluğu Ve Hiperaktif çocuklar Dikkat Eksikliği Bozukluğu Ve Hiperaktif çocuklar
Yaklaşık 4 Haftadır Ağır Bunalım Içerisindeyim Yaklaşık 4 Haftadır Ağır Bunalım Içerisindeyim
Benim Uçak Korkum Var...19 - 29.10.2007 Benim Uçak Korkum Var...19 - 29.10.2007
Mikrouyarım Tedavileri Mikrouyarım Tedavileri
Rehacom Ile Alkol Ve Madde Bağımlılığı Tedavisi Rehacom Ile Alkol Ve Madde Bağımlılığı Tedavisi
Alkol Ve Madde Bağımlılığı Alkol Ve Madde Bağımlılığı
Psikiyatrik Bozuklukların Tanısında Yararlanılan Elektrofizyolojik Yöntemler Psikiyatrik Bozuklukların Tanısında Yararlanılan Elektrofizyolojik Yöntemler
Kızım Ergenlik çağına Girdi, çok Sinirli...29-30.11.2007 Kızım Ergenlik çağına Girdi, çok Sinirli...29-30.11.2007
"12. Ulusal Psikoloji Kongresi"
Uyku Kalitem çok Düşük 08-13 Mayıs Uyku Kalitem çok Düşük 08-13 Mayıs
Beni Kimsenin Sevmediğini Düşünüyorum...18.11.2007 Beni Kimsenin Sevmediğini Düşünüyorum...18.11.2007
Mutlu Bir Evliliğim Var Ama çok Sinirliyim Mutlu Bir Evliliğim Var Ama çok Sinirliyim
Yanlış Bilinen Cinsel Bilgiler  Yanlış Bilinen Cinsel Bilgiler
Rüyalarımız Ne Anlama Geliyor Rüyalarımız Ne Anlama Geliyor
Eşim çok Aşırı Titiz...09-nisan Eşim çok Aşırı Titiz...09-nisan
Kardeşim Sürekli Yalan Söylüyor Kardeşim Sürekli Yalan Söylüyor
Birine Aşık Oldum Ve Ayrıldık...05.10.2007 Birine Aşık Oldum Ve Ayrıldık...05.10.2007
Kız Arkadaşımdan Ayrıldım Ama Unutamıyorum Kız Arkadaşımdan Ayrıldım Ama Unutamıyorum
Epilepsi Tedavisi Epilepsi Tedavisi
Alzheımer Hastalığında Merak Edilenler (sorular - Cevaplar) Alzheımer Hastalığında Merak Edilenler (sorular - Cevaplar)
Kronik Yorgunluk - Klinik Tablo Ve Teşhis Kronik Yorgunluk - Klinik Tablo Ve Teşhis
Yaptığım Işe Adapte Olamıyorum...26.09.2007 Yaptığım Işe Adapte Olamıyorum...26.09.2007
Ergen Psikologu Orhan Gümüşel Ile Bağımlılık Ergen Psikologu Orhan Gümüşel Ile Bağımlılık
çocuğunuza Televizyon Bakmasın! çocuğunuza Televizyon Bakmasın!
Annemden Nefret Etmeye Başladım Annemden Nefret Etmeye Başladım
Kekemelik Tedavisinde Konuşma Terapisi Ve Nöroterapi Kombinasyonu Kekemelik Tedavisinde Konuşma Terapisi Ve Nöroterapi Kombinasyonu
şizofreni'ye Giden Yolun Işaretleri şizofreni'ye Giden Yolun Işaretleri
Transkraniyal Manyetik Stimulasyonun (tms) Psikiyatrik Uygulamaları Transkraniyal Manyetik Stimulasyonun (tms) Psikiyatrik Uygulamaları
Sürekli Başım Dönüyor...01-02 Haziran Sürekli Başım Dönüyor...01-02 Haziran
Hayattan Beklentim Yok.30-31 Mayıs Hayattan Beklentim Yok.30-31 Mayıs
Diyabet (şeker Hastalığı) Ve Psikiyatri Diyabet (şeker Hastalığı) Ve Psikiyatri
Sertleşme Sorunu ‘sessizlikle’ Geçmez Sertleşme Sorunu ‘sessizlikle’ Geçmez
Anneannemin ölümünden Sonra ölüm Korkum Var Anneannemin ölümünden Sonra ölüm Korkum Var
çok Kıskancım...05-07 Haziran çok Kıskancım...05-07 Haziran
çocuğum Sürekli Tırnak Yiyor çocuğum Sürekli Tırnak Yiyor
Sosyal Kaygı Sosyal Kaygı
Panik Yazı Dizisi 1: Panik Bozukluğunun Tanısı Panik Yazı Dizisi 1: Panik Bozukluğunun Tanısı
2 Yıl Evli Kaldım Ve şiddet Gördüm...16.17.-11.2007 2 Yıl Evli Kaldım Ve şiddet Gördüm...16.17.-11.2007
Işte Ve Evde Devamlı çok Sinirliyim Işte Ve Evde Devamlı çok Sinirliyim
Psikofarmakoloji Nereye Gidiyor Psikofarmakoloji Nereye Gidiyor
Psikologların Da Terapiye Ihtiyacı Olur Mu? Psikologların Da Terapiye Ihtiyacı Olur Mu?
Anlayışsız Eş Stres Yaratıyor Anlayışsız Eş Stres Yaratıyor
Kaygıları önleme Yöntemleri Kaygıları önleme Yöntemleri
Aile Içi şiddetin Nedenleri Neler? Aile Içi şiddetin Nedenleri Neler?
şeker Hastalarında Psikiyatri şeker Hastalarında Psikiyatri
Diyabet Hastalarını Bekleyen Tehlike Diyabet Hastalarını Bekleyen Tehlike
çocuğunuz Okuldan Korkuyor Mu? çocuğunuz Okuldan Korkuyor Mu?
Adam Olacak çocuk - 4 Adam Olacak çocuk - 4
Travmalarınızla Yüzleşin Ve Kurtulun! Travmalarınızla Yüzleşin Ve Kurtulun!
Kaybolan Değerlerimiz Mutsuzluğu Getirdi Kaybolan Değerlerimiz Mutsuzluğu Getirdi
10 Yaşındaki çocuk Annesinden Nefret Ediyor...25.09.2007 10 Yaşındaki çocuk Annesinden Nefret Ediyor...25.09.2007
En Uzun Psikoloji Programı En Uzun Psikoloji Programı
Ben Kraliçeyim Ben Kraliçeyim
Epilepsi'de Neler Yaşanıyor Epilepsi'de Neler Yaşanıyor
Yaşlanma Psikolojisi Yaşlanma Psikolojisi
Başkasına önem Vermezler Başkasına önem Vermezler
Boşanmış Aileler Ve çocukları Boşanmış Aileler Ve çocukları
çok Kararsızım, çok Acı çekiyorum...17.10.2007 çok Kararsızım, çok Acı çekiyorum...17.10.2007
Duygudurum Bozukluğu Nedir? Duygudurum Bozukluğu Nedir?
Psikiyatride Eeg'nin Yeri Psikiyatride Eeg'nin Yeri
Alzheimer'da Bakım Ve Tedaviyi Etkileyen Faktörler Alzheimer'da Bakım Ve Tedaviyi Etkileyen Faktörler
Stres Ve Sabır Stres Ve Sabır
Travma Ile Nasıl Baş Edilir Travma Ile Nasıl Baş Edilir
Depresyon Nedir? Depresyon Nedir?
Adam Olacak çocuk - 2 Adam Olacak çocuk - 2
Cinsel özgürlük, Hedonizm Ve Uyuşturucu Cinsel özgürlük, Hedonizm Ve Uyuşturucu
Panik Bozukluğu Nedir? Panik Bozukluğu Nedir?
Kalabalık Yerlere Giremiyorum....01-06.02.2008 Kalabalık Yerlere Giremiyorum....01-06.02.2008
çok Unutkanım...12-13-14-15-16.10.2007 çok Unutkanım...12-13-14-15-16.10.2007
Uyku Problemim Var..12-15 Temmuz Uyku Problemim Var..12-15 Temmuz
Gizli Tehlike Uykusuzluk Gizli Tehlike Uykusuzluk
Mutsuz çocuk Kalmasın - Zamane çocukları Depresif Mutsuz çocuk Kalmasın - Zamane çocukları Depresif
Gençler Hayata Küsüyor Gençler Hayata Küsüyor
Vücudumda Sürekli Ağrılar Var...04.10.2007 Vücudumda Sürekli Ağrılar Var...04.10.2007
Kalp Hastaları Depresyona Dikkat Kalp Hastaları Depresyona Dikkat
Korkulu Rüyalar, Karabasan Ve Kabuslar Korkulu Rüyalar, Karabasan Ve Kabuslar
Stres Ve Ileri Yaş Stres Ve Ileri Yaş
Geleceğe Yön Veren Teknolojiler Geleceğe Yön Veren Teknolojiler
Mutsuz çocuk Kalmasın - Kekemeliği Sevgi Yener Mutsuz çocuk Kalmasın - Kekemeliği Sevgi Yener
Kantitatif Eeg (qeeg) Kantitatif Eeg (qeeg)
Depresyon Yaşlıların Kaderi Mi? Depresyon Yaşlıların Kaderi Mi?
Insan Beyninin Bir Sırrı Daha çözülüyor Insan Beyninin Bir Sırrı Daha çözülüyor
çocuklar Kirlenerek öğrenir çocuklar Kirlenerek öğrenir
Kendini Nasıl Belli Eder ? Kendini Nasıl Belli Eder ?
Beynimizdeki Internet Nasıl çalışıyor? Beynimizdeki Internet Nasıl çalışıyor?
Hasta Beyinlere Son Hasta Beyinlere Son
Yaşlılarda Yalnızlık Korkusu Yaşlılarda Yalnızlık Korkusu
Stresten Kurtulmanın Yolları Stresten Kurtulmanın Yolları
Eşinize Iltifat Edin Eşinize Iltifat Edin
Mululuğun Da Müziği Var! Mululuğun Da Müziği Var!
çocuklarda Cinsel Gelişim çocuklarda Cinsel Gelişim
Kronik Yorgunluk (canlı Cenaze Sendromu) Kronik Yorgunluk (canlı Cenaze Sendromu)
Kısırlık Tedavi Edilebilir Kısırlık Tedavi Edilebilir
Domuz Gribinin Bilinmeyenleri Domuz Gribinin Bilinmeyenleri
Majör Depresyon Majör Depresyon
Erken Menopoz Riskiniz Ne? Erken Menopoz Riskiniz Ne?
Ekonomik Kriz Panik Atak Nedeni Ekonomik Kriz Panik Atak Nedeni
Uyku Sorunları Ihmale Gelmez! Uyku Sorunları Ihmale Gelmez!
Disleksi, Disgrafi, Diskalküli: özel öğrenme Bozukluğu Disleksi, Disgrafi, Diskalküli: özel öğrenme Bozukluğu
Alzheımer Mı Depresyon Mu? Alzheımer Mı Depresyon Mu?
Beyin Dostu 10 Mucize Gıda Beyin Dostu 10 Mucize Gıda
Bu Besinler Beynin Dostu Bu Besinler Beynin Dostu
Nedir Bu Alzheimer Dedikleri? Nedir Bu Alzheimer Dedikleri?
Alkole Tekrar Başlamak önlenebilir Mi? Alkole Tekrar Başlamak önlenebilir Mi?
Ergenlik Döneminde Cinsellik Ergenlik Döneminde Cinsellik
Oğlum Bizim Odamızda Yatıyor Oğlum Bizim Odamızda Yatıyor
Korkmayın, Sorun! Korkmayın, Sorun!
Psikiyatride Yeni Bir Dönem Başlıyor Psikiyatride Yeni Bir Dönem Başlıyor
Erkekleri Utandıran 2 Sorun Erkekleri Utandıran 2 Sorun
Insanın Hayatını Altüst Ediyor Insanın Hayatını Altüst Ediyor
Kimler Depresyona Girer Kimler Depresyona Girer
Cinsel Arzunun Bittiği Nokta Cinsel Arzunun Bittiği Nokta
Iş Stresi Iş Stresi
Depresyon Ve Diyabet Birbiri Ile Bağlantılı Depresyon Ve Diyabet Birbiri Ile Bağlantılı
Psikiyatride Elektrofizyoloji Psikiyatride Elektrofizyoloji
Sizin Ki Bahar Alerjisi Mi? Sizin Ki Bahar Alerjisi Mi?
Panik Nöbet Panik Nöbet
Gribe Karşı Yüzeyler Nasıl Temizlenmeli? Gribe Karşı Yüzeyler Nasıl Temizlenmeli?
2010'da Sağlıkta Bizi Neler Bekliyor 2010'da Sağlıkta Bizi Neler Bekliyor
Alzheimer Depresyonla Karıştırılabilir Alzheimer Depresyonla Karıştırılabilir
Aşırı Aktivite Yaşlandırır Aşırı Aktivite Yaşlandırır
Depresyonla Karıştırılabilir Depresyonla Karıştırılabilir
Eşim Alkol Bağımlısı...19-23.01.2008 Eşim Alkol Bağımlısı...19-23.01.2008
Hamilelikte Depresyona Dikkat Hamilelikte Depresyona Dikkat
Her üç Saniyede Bir Bir Kişi Intihar Ediyor Her üç Saniyede Bir Bir Kişi Intihar Ediyor
Depresyon Ve Yorgunluk üçgenine Girmeyin Depresyon Ve Yorgunluk üçgenine Girmeyin
Kahvaltı Zihni Güçlendiriyor Kahvaltı Zihni Güçlendiriyor
Stres Ve Manevi Yaşam Stres Ve Manevi Yaşam
Aile Içi şiddet Aile Içi şiddet
Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Da Bozdu Ekonomik Kriz Ruh Sağlığını Da Bozdu
Gecikmiş Konuşma Nedir? Gecikmiş Konuşma Nedir?
Neden Yüzümüz Kızarır Neden Yüzümüz Kızarır
çocuğum Neden Tırnak Yiyor çocuğum Neden Tırnak Yiyor
Kolesterol Gerçeğiyle Yüzleşin Kolesterol Gerçeğiyle Yüzleşin
Gecikmiş Konuşma Gecikmiş Konuşma
Sağlık Için Yastık Seçimi önemli Sağlık Için Yastık Seçimi önemli
Eklemde Ağrı Artrit Habercisi Eklemde Ağrı Artrit Habercisi
Cinsel Isteksizlik Cinsel Isteksizlik
Kadınlar Utanmayın Doktora Gidin Kadınlar Utanmayın Doktora Gidin
Fazla Zeka Sağlığa Zararlı Mı? Fazla Zeka Sağlığa Zararlı Mı?
Akraba Hastalıklar Akraba Hastalıklar
Baş Ağrısı Psikolojik Mi Baş Ağrısı Psikolojik Mi
Aile Içi şiddet Aile Içi şiddet
A H1n1 Virüsü Dünyada Hızla Yayılıyor! A H1n1 Virüsü Dünyada Hızla Yayılıyor!
Rüyalar Olayları önceden Haber Verir Mi? Rüyalar Olayları önceden Haber Verir Mi?
Beynin Kötü şakası: Panik Atak Beynin Kötü şakası: Panik Atak
Böbrek Hastalarında ölüm Korkusu Böbrek Hastalarında ölüm Korkusu
Insanlığın Biyolojik Olarak Geleceği Tartışılıyor Insanlığın Biyolojik Olarak Geleceği Tartışılıyor
Stres Ve Ruhsal Hastalıklara Daha Etkin çözümler Stres Ve Ruhsal Hastalıklara Daha Etkin çözümler
Yaşlılıkla Ilgili Bazı Yanlış Yargılar Yaşlılıkla Ilgili Bazı Yanlış Yargılar
Cinsel Istismar Artıyor Cinsel Istismar Artıyor
Psikiyatristlerden çağrı Psikiyatristlerden çağrı
Uykuda Gelen Nöbet Kişiyi Korkutur Uykuda Gelen Nöbet Kişiyi Korkutur
Ojedeki Büyük Tehlike Ojedeki Büyük Tehlike
Psikiyatrik Elektrofizyoloji, Depresyon Psikiyatrik Elektrofizyoloji, Depresyon
Artık Zekanız Ve Hafızanız Daha Ileri (tmu Kaskı Ile) Artık Zekanız Ve Hafızanız Daha Ileri (tmu Kaskı Ile)
Alzheımer Kimlerde Görülüyor Alzheımer Kimlerde Görülüyor
Güçlü Hafıza Için Yeterli Uyku Güçlü Hafıza Için Yeterli Uyku
Bahar Kabusunuz Olmasın! Bahar Kabusunuz Olmasın!
Iş Stresi Kalp Riskini Artırıyor Iş Stresi Kalp Riskini Artırıyor
Uysuzluk Hasta Ediyor Uysuzluk Hasta Ediyor
Panik Ataklar Sıklaşıyor Mu? Panik Ataklar Sıklaşıyor Mu?
Bu Da Beyin 'check-up'ı Bu Da Beyin 'check-up'ı
Gereksiz Ilaç Kullanımı Zarar Veriyor Gereksiz Ilaç Kullanımı Zarar Veriyor
Güçlü Bir Bellek Için Ne Kadar Uyumalı? Güçlü Bir Bellek Için Ne Kadar Uyumalı?
Iş Adamları çareyi Psikiyatri Uzmanlarında Arıyor Iş Adamları çareyi Psikiyatri Uzmanlarında Arıyor
Her 3 çocuktan Biri Alerjik Her 3 çocuktan Biri Alerjik
Ekonomik Kriz Yorgun Düşürdü! Ekonomik Kriz Yorgun Düşürdü!
Ilaç Gibi Meyve Elma Ilaç Gibi Meyve Elma
Eşime ısınamıyorum...29.09.2007 Eşime ısınamıyorum...29.09.2007
Az Bilinen Hücrenin Peşindeki Türk Doktor Az Bilinen Hücrenin Peşindeki Türk Doktor
Panik Atak Sıcağı Seviyor Panik Atak Sıcağı Seviyor
Sigara Rus Ruletinden Daha Tehlikeli Sigara Rus Ruletinden Daha Tehlikeli
Türkiye'de Hıv Taşıyıcılar Artıyor Türkiye'de Hıv Taşıyıcılar Artıyor
Unutkanlık çaresiz Değil Unutkanlık çaresiz Değil
Bilinçsiz Antibiyotik öldürebilir Bilinçsiz Antibiyotik öldürebilir
Terapistiniz Bir 'tık' Uzaklıkta! Terapistiniz Bir 'tık' Uzaklıkta!
Depresyon Tedavisinde Nörobiogeribildirim'in Kullanımı Depresyon Tedavisinde Nörobiogeribildirim'in Kullanımı
Korkularla Nasıl Baş Edilir Korkularla Nasıl Baş Edilir
Kişiye özel Olmayan Diyet Başarısız Kişiye özel Olmayan Diyet Başarısız
Zayıf Olmak Da Sorun! Zayıf Olmak Da Sorun!
Dengemizi Bozan 9 Grup Hastalık Dengemizi Bozan 9 Grup Hastalık
Bunama çok Sinsi Bir Hastalık Bunama çok Sinsi Bir Hastalık
Uyku Bozukluklarına Dikkat Uyku Bozukluklarına Dikkat
Kışın Hantallığını Sporla  Atın Kışın Hantallığını Sporla Atın
Yaşlılıktan Korkmayın! Yaşlılıktan Korkmayın!
Işini Sevmeyenin Beli Ağrıyor Işini Sevmeyenin Beli Ağrıyor
Dökülen Saçlarınız Sizi üzmesin Dökülen Saçlarınız Sizi üzmesin
Stres çabuk öldürüyor Stres çabuk öldürüyor
Yanmış Yağ Reflü Yapıyor Yanmış Yağ Reflü Yapıyor
çocuğumda Dikkat Eksikliği Var çocuğumda Dikkat Eksikliği Var
Hastalık Hastaları Neler Yaşarlar Hastalık Hastaları Neler Yaşarlar
Hayattan Zevk Alamıyorum..16 Nisan Hayattan Zevk Alamıyorum..16 Nisan
Domuz Gribi Aşısının Türkiye’de Domuz Gribi Aşısının Türkiye’de
Emzirmek Kalpten Koruyor Emzirmek Kalpten Koruyor
Utandıran Hastalıklar   Utandıran Hastalıklar
Hanta Virüsü Uyarısı Hanta Virüsü Uyarısı
Kanser Hastalarında En çok Depresyon Yaşanıyor! Kanser Hastalarında En çok Depresyon Yaşanıyor!
Sizlerle Büyüyoruz Sizlerle Büyüyoruz
Hipertansiyon Depresyon Yaratıyor Hipertansiyon Depresyon Yaratıyor
Madde Bağımlılığı Tarihe Mi Karışıyor? Madde Bağımlılığı Tarihe Mi Karışıyor?
Bunama Sadece Yaşlanmaktan Olmuyor Bunama Sadece Yaşlanmaktan Olmuyor
Beyin Için Su Beyin Için Su
Check-up'a Ilgi Büyük Check-up'a Ilgi Büyük
Sonsuza Kadar Yaşamak Mümkün Sonsuza Kadar Yaşamak Mümkün
Dünyada 400 Milyon Obez Var Dünyada 400 Milyon Obez Var
Iş Yerinde Duygusal Tacize Uğrayanlar Iş Yerinde Duygusal Tacize Uğrayanlar
Dü
Kadınların Direnci Düşük Kadınların Direnci Düşük
Kadınlar Daha Güçsüz Kadınlar Daha Güçsüz
Depresyon Sorgulanmalıdır Depresyon Sorgulanmalıdır
Işte Cinsel Ilişkinin Aşamaları... Işte Cinsel Ilişkinin Aşamaları...
Domuz Gribine Karşı çemen Domuz Gribine Karşı çemen
Moraliniz Bozulmasın Moraliniz Bozulmasın
Patolojik Kumar Bağımlılığı Patolojik Kumar Bağımlılığı
Gebelik Yorgunluğunu Artırıyor Gebelik Yorgunluğunu Artırıyor
Ergenlik çağı - 2 Ergenlik çağı - 2
Ilişki Sırasında Yaşanan Ağrı Ve Acının Nedenleri Ilişki Sırasında Yaşanan Ağrı Ve Acının Nedenleri
Beyin Pili Ruhun Da Pili Oluyor! Beyin Pili Ruhun Da Pili Oluyor!
Doğum Korkusu Nasıl Yenilir Doğum Korkusu Nasıl Yenilir
Emziren Anne çabuk Kilo Veriyor Emziren Anne çabuk Kilo Veriyor
Fiziksel Belirtileri Nelerdir? Fiziksel Belirtileri Nelerdir?
Beynin Yaydığı Dalgalara Müdahale Etmek Mümkün Mü? Beynin Yaydığı Dalgalara Müdahale Etmek Mümkün Mü?
Astım çocuklarda Daha Sık Astım çocuklarda Daha Sık
 Eşimden Ayrılmak Istiyorum Ama çocuğum Var..24 Mayıs Eşimden Ayrılmak Istiyorum Ama çocuğum Var..24 Mayıs
Evlilik öncesi Danışanlar Arttı Evlilik öncesi Danışanlar Arttı
Kendi Sağlığınız Için De Emzirin Kendi Sağlığınız Için De Emzirin
Her 3 Erkekten 2'si Problemli Her 3 Erkekten 2'si Problemli
Eşimdem Yeni Ayrıldım...17 Nisan Eşimdem Yeni Ayrıldım...17 Nisan
Domuz Gribi Depresyona Sokuyor Domuz Gribi Depresyona Sokuyor
çalma Hastalığı çalma Hastalığı
Cinsel Yolla Bulaşan Hastalık çeşitleri Cinsel Yolla Bulaşan Hastalık çeşitleri
Ergenlik Hormonları Saç Döküyor  Ergenlik Hormonları Saç Döküyor
250 Bin Alzheımer Hastası Var 250 Bin Alzheımer Hastası Var
Menopoz Hastalık Değil Menopoz Hastalık Değil
Kanserin Başlıca Nedeni Sigara Kanserin Başlıca Nedeni Sigara
Alzheımer'lı Hasta Yakınlarına Destek Alzheımer'lı Hasta Yakınlarına Destek
Romatizma Kadınları üzüyor Romatizma Kadınları üzüyor
örtülü Depresyon örtülü Depresyon
Alzheimer'lı Hasta Yakınlarına Destek Alzheimer'lı Hasta Yakınlarına Destek
Düşmelere Dikkat Düşmelere Dikkat
Panik Nöbetin Başka Nedenleri De Var Panik Nöbetin Başka Nedenleri De Var
Hasta Yakınlarına Destek Hasta Yakınlarına Destek
Depresyonda Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız Depresyonda Olduğunuzu Nasıl Anlarsınız
Modern Tıbbın şifa Kaynağı Nar Modern Tıbbın şifa Kaynağı Nar
Depresyonda Mıyım? Depresyonda Mıyım?
Psikiyatri'de Değişen Paradigmalar Ve Nanoteknoloji Psikiyatri'de Değişen Paradigmalar Ve Nanoteknoloji
Madde Kullanımının Yol Açtığı Ruhsal Sorunlar Madde Kullanımının Yol Açtığı Ruhsal Sorunlar
Huzurlu Bir Hayat Yaşayın Huzurlu Bir Hayat Yaşayın
Daha Iyi Bir Hayat Için Tavsiyeler Daha Iyi Bir Hayat Için Tavsiyeler
Karne Günü Nasıl Davranmalı Karne Günü Nasıl Davranmalı
Testesteron Azalması Yaşlılık Habercisi Testesteron Azalması Yaşlılık Habercisi
Astımda Kişiye özel Tedavi önemli Astımda Kişiye özel Tedavi önemli
Uzun Süre Uyumak, Kilo Yapıyor!.. Uzun Süre Uyumak, Kilo Yapıyor!..
Bağımlılık Nasıl Tedavi Edilir? Bağımlılık Nasıl Tedavi Edilir?
Obezitede Yeni Faktör: Bağırsaklar Obezitede Yeni Faktör: Bağırsaklar
Hem Beyine Hem Diyete Yardımcı Hem Beyine Hem Diyete Yardımcı
Stresin Kimyası Stresin Kimyası
Stresinizi çocuklara Yansıtmayın Stresinizi çocuklara Yansıtmayın
Stresinizi Belli Etmeyin Stresinizi Belli Etmeyin
Gençler Alkolün Zararlarından Korunacak Gençler Alkolün Zararlarından Korunacak
Hangi Hastalıklara Yol Açıyor Hangi Hastalıklara Yol Açıyor
Güvenim Yok çok Kaygılıyım...20.21-11.2007 Güvenim Yok çok Kaygılıyım...20.21-11.2007
Bahar Sizi Yormasın! Bahar Sizi Yormasın!
Panik Bozukluğa Dikkat Panik Bozukluğa Dikkat
Aıds'e çare Bulunuyor Mu? Aıds'e çare Bulunuyor Mu?
Metabolik Sendrom Metabolik Sendrom
Ağrıları Akılla Dindirmenin Yolu Ağrıları Akılla Dindirmenin Yolu
Kadınlara Uygulanan Cinsel şiddet Kadınlara Uygulanan Cinsel şiddet
Stresinizi Yönetin Stresinizi Yönetin
Psikoyorum Psikoyorum
Uzman Olmayan Diyetisyenlere Dikkat  Uzman Olmayan Diyetisyenlere Dikkat
Epilepsi Hastalarına özel Cihaz Epilepsi Hastalarına özel Cihaz
Yetersiz Sertleşme - Empotans Yetersiz Sertleşme - Empotans
Stresliler Fazla Sigara Içiyor Stresliler Fazla Sigara Içiyor
Cücelikte Erken Teşhis Boy Uzatır Cücelikte Erken Teşhis Boy Uzatır
Depresiflere Beyin Pili Depresiflere Beyin Pili
Baş Ağrısı Baş Ağrısı "yine Başım Ağrıyor"
Obezite Estetik Bir Sorun Mudur? Obezite Estetik Bir Sorun Mudur?
Strese Ozon Tedavisi Strese Ozon Tedavisi
Körlüğe çare Bulundu Körlüğe çare Bulundu
Psikiyatride Baş Ağrısı Psikiyatride Baş Ağrısı
Yağların Içinde Hazine Avı Yağların Içinde Hazine Avı
Başkalarını Değil Stresinizi Yönetin Başkalarını Değil Stresinizi Yönetin
Yeşil Alanlar Depresyona Iyi Geliyor Yeşil Alanlar Depresyona Iyi Geliyor
Yeşil Depresyona Iyi Geliyor Yeşil Depresyona Iyi Geliyor
Tik Bozuklukları Tik Bozuklukları
Dsö'den Alkol çağrısı Dsö'den Alkol çağrısı
Anne Sütü Koruyor Anne Sütü Koruyor
şüphecilik Neden Artıyor? şüphecilik Neden Artıyor?
Sevgisiz çocuk Kısa Kalıyor Sevgisiz çocuk Kısa Kalıyor
Depresyon Tehdidi Giderek Artıyor Depresyon Tehdidi Giderek Artıyor
Herkes Hasta Oluyor Herkes Hasta Oluyor
Narsistik Kişilik Bozukluğu Narsistik Kişilik Bozukluğu
Hastalar Damgalanmaktan Korkuyor Hastalar Damgalanmaktan Korkuyor
Bilinmeyen Kanser önleyici: C Vitamini Bilinmeyen Kanser önleyici: C Vitamini
Alzheımer'da Kök Hücre Tedavisi Alzheımer'da Kök Hücre Tedavisi
Obezite Resmen Bir Hastalık! Obezite Resmen Bir Hastalık!
Yaşam Iksirini Taşıyor Olabilir Yaşam Iksirini Taşıyor Olabilir
Mutlu Aile Formülü Mutlu Aile Formülü
Depresyon Hangi Hastalıklara Yol Açar Depresyon Hangi Hastalıklara Yol Açar
Mental Bozukluk Ve şizofreni Yatırıyor Mental Bozukluk Ve şizofreni Yatırıyor
Kızgınlığınızı Biriktirmeyin Kızgınlığınızı Biriktirmeyin
Büyüme Ağrılarına Dikkat Büyüme Ağrılarına Dikkat
Sevgisizlik Kısa Bırakıyor Sevgisizlik Kısa Bırakıyor
Stresli Aile Hasta Ediyor Stresli Aile Hasta Ediyor
Engelli Anneleri Depresyona Daha Yatkın Engelli Anneleri Depresyona Daha Yatkın
Paranoid Bozukluklar Paranoid Bozukluklar
Erkekler De Kadınlar Kadar Diyet Yapıyor! Erkekler De Kadınlar Kadar Diyet Yapıyor!
Uyku Hastalıklarına Dikkat! Uyku Hastalıklarına Dikkat!
Alınganlık Ve Paranoya Alınganlık Ve Paranoya
Hastalık Hastası Insanlar Hastalık Hastası Insanlar
Ben şizofreni Olur Muyum? Ben şizofreni Olur Muyum?
Uykuya Dalamıyorum Uykuya Dalamıyorum
Isyankarlık Ve Ergenlik Isyankarlık Ve Ergenlik
Otizmin Tedavisi Otizmin Tedavisi
Depresyon Ve Evlilik Depresyon Ve Evlilik
Okul Stresi çeken çocuk Daha Sık Gribe Yakalanır Okul Stresi çeken çocuk Daha Sık Gribe Yakalanır
Nevzat Tarhan'dan 'hayata Dair' Nevzat Tarhan'dan 'hayata Dair'
Psikiyatride Kişilik Sorunları Psikiyatride Kişilik Sorunları
Ilginç Araştırma Ilginç Araştırma
Stres Hasta Ediyor Stres Hasta Ediyor
Krizlere Karşı Psikolojik Destek  Krizlere Karşı Psikolojik Destek
10 Genetik Bozukluğa çözüm Yolda 10 Genetik Bozukluğa çözüm Yolda
Evliliğin 33 çeşidi Var Evliliğin 33 çeşidi Var
Duygu Durum Bozuklukları Hakkında Soru Ve Cevaplar Duygu Durum Bozuklukları Hakkında Soru Ve Cevaplar
Erken Yaşta Hamilelik Erken Yaşta Hamilelik
Psikiyatri Hastalarında Patlama Psikiyatri Hastalarında Patlama
Internet Bağımlılığı Psikiyatrik Hastalık Internet Bağımlılığı Psikiyatrik Hastalık
ölüme Götüren Sinsi Düşman ölüme Götüren Sinsi Düşman
Ilişkilerde Kıskançlık Ilişkilerde Kıskançlık
Anne Sütü Zekayı Geliştiriyor Anne Sütü Zekayı Geliştiriyor
Sorun Psikolojik Olabilir Mi? Sorun Psikolojik Olabilir Mi?
Babam Geceleri Uykusunda Bağırıyor Babam Geceleri Uykusunda Bağırıyor
Bu Hastalıklar Ereksiyonu Engelliyor Bu Hastalıklar Ereksiyonu Engelliyor
Geç Konuşuyorsa Dikkat! Geç Konuşuyorsa Dikkat!
Yaş Ilerledikçe Risk Artıyor Yaş Ilerledikçe Risk Artıyor
Internet Bağımlılığı Psikiyatrik Hastalık Internet Bağımlılığı Psikiyatrik Hastalık
Kusursuz Olma Isteği Panik Atak Yapıyor Kusursuz Olma Isteği Panik Atak Yapıyor
çocuğun Duygusal Ihtiyacı Karşılanmalı çocuğun Duygusal Ihtiyacı Karşılanmalı
Kekeme çocukların Tedavisi Kekeme çocukların Tedavisi
Eyvah Alzheımer Mı Oldum Eyvah Alzheımer Mı Oldum
Ruh Sağlığı Olmadan Sağlık Olmaz Ruh Sağlığı Olmadan Sağlık Olmaz
Gülümsemeyen Bebeğe Dikkat Gülümsemeyen Bebeğe Dikkat
Kadına Yönelik şiddet Devam Ediyor Kadına Yönelik şiddet Devam Ediyor
Türkiye’de 17 Milyon Kişi Sigara Içiyor Türkiye’de 17 Milyon Kişi Sigara Içiyor
Gönüllü Veliler Başarıyı Artırdı Gönüllü Veliler Başarıyı Artırdı
Aile Bağları Güçlendiriyor Aile Bağları Güçlendiriyor
Psikoyorumda Bu Akşam Takıntılı Kişilerle Yaşanan Evlilikler Konuşulacak Psikoyorumda Bu Akşam Takıntılı Kişilerle Yaşanan Evlilikler Konuşulacak
Ruh Hastalıkları Daha Yaygın Ruh Hastalıkları Daha Yaygın
Anne Sütüyle Beslenen Daha Zeki Anne Sütüyle Beslenen Daha Zeki
Alo! Evimde ölmek Istiyorum Elimden Tutar Mısınız? Alo! Evimde ölmek Istiyorum Elimden Tutar Mısınız?
Kameralı Hapla Erken Teşhis   Kameralı Hapla Erken Teşhis
Neden Erken Evlilik Neden Erken Evlilik
1 Damla Kan Zeka Geriliğini önlüyor 1 Damla Kan Zeka Geriliğini önlüyor
İlginizi Çekebilecek Videolar (15 )
Psikiyatrik Ansiklopedi Psikiyatrik Ansiklopedi
Anlamını merak ettiğiniz sözcüğün tamamını ya da bir kısmını yazıp, aratabilirsiniz.
Bizden Haberiniz Olsun Bizden Haberiniz Olsun
Mail adresinizi yazın abone olun; bültenlerimiz mail adresinize gelsin.


NPGRUP Duyuruları NPGRUP Duyuruları
NPiSTANBUL Etiler Psikoteknik

ANA SAYFA | HAKKIMIZDA | KALİTE POLİTİKAMIZ | İLETİŞİM & ERİŞİM | YASAL UYARI
MERKEZ: Bağdat Cad. No: 109/1 Feneryolu - İstanbul
TELEFON: +90 (216) 418 15 00 FAKS: +90 (216) 418 15 30
NPiSTANBUL ETİLER POLİKLİNİĞİ (Çocuk Ergen): Nispetiye Caddesi No: 19 Levent - Beşiktaş - İstanbul
TELEFON: +90 (212) 270 12 92 FAKS: +90 (212) 270 17 19
Bu sitede verilen bilgiler, site ziyaretçilerinin /hastaların hekimleriyle mevcut ilişkilerini ikame etmek değil, desteklemek için tasarlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez.