Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi   ANA SAYFA ANA SAYFA HAKKIMIZDA HAKKIMIZDA İLETİŞİM İLETİŞİM & ERİŞİM NP FOTOANALİZ NP FOTOANALİZ ONLINE RANDEVU TÜM VİDEOLAR

Ara >>
Psikiyatri Portaliniz
Konu Başlıkları Konu Başlıkları
Aile İçi Sağlıklı İletişim
Alkol Bağımlılığı
Alzheimer
Baş Ağrısı Birimi
Beyin Haritalaması
Beyin ve Davranış
Bipolar Bozukluk
Çalışanların Sorunları
Cinsel Sağlık
Cinsel İşlev Bozuklukları Birimi
Çocuk - Aile İletişimi
Çocuk ve Okul
Çocuklarda Zeka
Çocukluk Depresyonu
Davranış Sorunları
Depresyon
Dikkat Eksikliği - Hiperaktivite
Dürtü Kontrol Bozuklukları
Epilepsi
Genç - Aile İletişimi
Genç Gelişimi
Genç ve Okul
Kas ve Sinir Hastalıkları (Nöromusküler Hastalıklar)
Kişiye Özel Tedaviler
Konuşma Bozuklukları
Korku
Kronik Yorgunluk
Madde Bağımlılığı
Obsesif-Kompulsif - OKB
Özel Öğrenme Güçlükleri (Disleksi)
Panik Atak / Panik Bozukluğu
Parkinson
Psikiyatride Genetik
Sanal Bağımlılık
Sosyal Fobi
Stres
Sınav Kaygısı
Uyku Bozuklukları
Yeme Bozuklukları
Şizofreni
Birimlerimiz Birimlerimiz
Aile Ruh Sağlığı
Cinsel Sorunlar
Çocuk Ruh Sağlığı
Düşünce Teknolojisi
Endüstri Psikolojisi
Erişkin Ruh Sağlığı
Gençlik Ruh Sağlığı
Nöroloji
Nöroterapi (NeuroBiofeedback)
Psikiyatride Teknoloji Kullanımı
Tanı ve Tedavi Araçları
Kurumsal Kurumsal
Memory Center Hakkında
Çocuk - Genç Birimimiz
Erişkin Birimimiz
Uzmanlarımız
Uzmanlarımız
İDER Vakfı
İDER Vakfı
İletişim & Ulaşım
Son 24 saatteki ziyaretçi sayımız: 2793
Bizi twitter'da izleyin
Bizi twitter'da izleyin.
Bizi friendfeed'de izleyin
Bizi takip edin.
ANA SAYFA  KÖŞE YAZILARI  

Baskıcı Ruh Hali

Bu Yazıyı Paylaşın: Bookmark
Prof. Dr. Nevzat Tarhan .10.2002

Kültürler nasıl gelişti?

İnsanı hayvandan ayıran en önemli özelliği kültürel yapısı, kollektif bilinçaltı oluşturarak kültürel miras bırakmasıdır. Bin yıl önceki örümcek, yuvasını nasıl yapıyor ve nasıl yaşıyorsa, şimdiki örümcek de aynı şekilde yaşar. Ancak insan bin yıl öncesi gibi yaşamamaktadır. İnsanoğlu bilgi ile gelişir, inanç ve kültürle yaşamını şekillendirir.

İkinci Dünya Savaşı sırasında biri Fransa’da, diğeri Japonya’da iki çocuk ormanda kayboluyorlar. İleriki yıllarda bu çocuklar ergenlik dönemlerinde bulunuyorlar. Konuşma öğrenmemiş, insanca yaşamayı öğrenmemiş bu gençlere insanlık değerleri öğretilemiyor. Bu olay tıp literatürüne “Vahşî Çocuk Vak’ası” olarak geçmiştir. Bu gençlerin beyinlerinde öğrenme ile ilgili network oluşumu artık körelmiştir. Bir hayvan gibi yeme içme, seks, saldırma dışında birşey bilemeyen bu genç örneği bizi ilk insana götürürse, karşımıza bazı sorular çıkar: Şu anda insanlar arasında geçerli olan ahlâkî erdemler nasıl gelişti? Yalan söylememek, başkasının hakkına saygı duymak, dürüst olmak, namuslu olmak, ensestten kaçmak, cömert olmak, paylaşmak, iyilik yapmak neden evrensel doğrular oldu? Neyin iyi, neyin kötü, neyin doğru neyin yanlış olduğuna dair ahlâkî gelişim, kültürel birikim nasıl belirlendi? Bu konu akademik tartışma konusu olarak sürüp gitmektedir. Semavi tezi savunanlar, bu ahlaki erdemlerin deneme yanılma ile öğrenilemeyeceğini,bunların ancak peygamberler yoluyla öğretildiğini  belirtiyorlar. Materyalist düşünce, evrimsel bir süreçle insanlığın mükemmele doğru gittiğini savunuyor. Genetik bilginin böyle geliştiğine inanan bu görüş, sembolik düşünce, sanatsal düşünce ve ruhsal deneyimlerin nasıl oluştuğunu açıklayamıyor. Ayrıca ilk canlının DNA yapısının mükemmelliği, dış bir gücün varlığına kanıt olarak dikkat çekiyor.

İnsanın içinde iyicil ve kötücül güçlerin olduğu,  bu güçleri nasıl kontrol edeceğini bilmeyen bir insanın kolayca bencil çıkarları uğruna, acımasız bir canavara dönüşmesinin mümkün olduğu son yılların psikolojik gözlemleri ile doğrulandı. İçgüdüleri serbest bırakılmış insan; ben merkezci, ihtiraslı, acımasız, sadece kendisini seven ve kendisi için yaşamaya çalışan, şiddete yatkın, gerekirse ve yakalanmazsa suç işleyebilen  bir birey haline gelebildi. Psikiyatrinin kötülüğü tanıma yeteneğini belirlemek için New York Üniversitesi Adli Psikiyatri Birimi “Ahlaka aykırılık ölçeği” geliştirdi. Materyalizmin ahlaki değer olarak kabul edildiği geçtiğimiz yüzyıl, savaşların en çok yaşandığı yüzyıl oldu. Ahlaki olarak mükemmele gidilemedi. Daha önceki yüzyıllarda Materyalizm yoktu ama insanlar, başka bir içgüdü olan Püriten ahlak etkisindeydi.

 

PÜRİTEN AHLAK

Püritenler; baskı, ceza, korkutma, tehdit ve sindirme gibi unsurları uygulayarak, dünyayı doğru, adaletli, sevgi dolu yapmaya çalışırlar. Demokrasi kültürünün Püriten ahlaka tepki olarak geliştiğini söyleyebiliriz. Liberal yöntemleri saçma, aptalca ve vakit kaybı olarak gören bu kültürel miras, gerçekte insanın içindeki kötücül güçlerin bir aldatmasıyla gelişmiştir.

Püritenler dar kafalıdırlar. Onlara göre kurallara uyanlar iyi, uymayanlar kötü insanlardır. Her şeyi siyah beyaz kodlarında algılarlar. Gri rengi kabul etmezler. Ahlaki erdemleri yaşamanın, bizzat bir ödül olduğunu düşünmezler. Her şeyi cennet ve cehennem ikilemi gibi katı ve esnek olmayan kalıplara oturturlar. Eğer suç ve günahkarlık söz konusuysa, kendilerini Tanrı’nın görevini yapma konumunda hissederler.

İddiacıdırlar, çalışmayı ve başarıyı çok severler.Tedbirli davranmak tutkularıdır. Her zaman doğru olanı yapmak isterler. Püriten kişiye göre hiçbir hata, önemsiz değildir. Beklentileri  daima yüksektir. Göğüslerine birkaç madalya eklemek diğer bir tutkularıdır. Büyük püritenler, küçük püritenleri madalya, makam ve rütbe ile çılgınca çalıştırırlar.

Bu püriten eğer baskın kültüre mensup biri ise, diğer kültürleri yok etmekten zevk alır. Bunların “Ya sev, ya terk et” tarzındaki şovenizmi sloganlaştırdıkları görülür.

Silahları; çok çalışmak, kurallara bağlılık, ayrıntılara önem vermek, hoşlanma duygusunu ertelemek, gerekirse başka yaşama bırakmaktır.

Kişiliklerini işleten en büyük mekanizma, yanlış bir şey yapmaktan ölesiye korkmalarıdır. Onlara göre hiçbir hata önemsiz değildir. Her şeyi sıfır hata  ile isterler. Sadece kendileri için değil, diğer insanlar içinde hissederler. Hatasız  bir ortamda olduklarına  inandıklarında  ancak kendilerini güvende hissederler.

Püriten kişi toplumdaki tatsız, can sıkıcı işleri başarı ile halleder. Bu kişi birinci adam olursa, vay onun yanında çalışanların haline demek gerekecektir. İkinci adam olurlarsa büyük  bir boşluğu doldururlar.

Püritenlerin kontrol duygusu

Püritenler eğer yönetici iseler, başkalarının yaşamını kontrol ederek ancak kaygılarından kurtulabildikleri için, son derece yıpratıcı ve  yıkıcı olurlar. Obsessif kişiler bir insanın ne yaptığını ve nasıl yaptığını kontrol eder, onlarda mükemmeliyetçidir. Püriten kişi ise diğer insanların ruhunu kontrol etmek isterler. Başkalarının onu sevmek gibi bir zorunluluğu vardır. Kendisini sevmeyen insanı kolayca düşman kategorisine atabilir.

Sorumluluk sahibi, akıllı, çalışkan fakat katı, esnek olmayan yapıları nedeniyle kolayca öfkelenirler. Yakınlarına hayatı dar ederler. Doğru ve ateş gibi yakıcı eleştirileri vardır.

Kötü bir dünyada değeri bilinmemiş, başkalarının gevşekliği yüzünden bunalmış hayal kırıklığı içindeki  insanın  ruh hali ile hep kızgın ve gergindirler. Kontrolü kaybetme duygusu onların öfkesini çok artırır. Başkasını onayladıklarında veya evet dediklerinde hata yapabilecekleri korkusu içerisindedirler. Ne yapmanız gerektiğini size söyleme istekleri en büyük tutkularıdır.

 

Toplumsal etkisi

Geçtiğimiz yüzyıllarda doğru, iyi ve güzeli topluma kabul ettirmek için baskıcı yaklaşımlar bir yöntem olarak  benimsendi.. Ancak günümüzde insanların iyi, doğru, güzel olması yetmiyor. Özgürlük duyguları, iletişim teknolojisi, insanca yaşamak arzusu, iyiyi iyi şekilde yaşamak duygusunu insanlarda pekiştirdi.

İnsanlar çoğulculuğu, farklı kültürel mirası yaşamayı ve  kültürel duyarlılığı önemsiyorlar. Toplumsal barışın sağlanması için farklı düşüncelerin ifadesine fırsat vermek gerekmektedir. Birilerinin çıkıp “sizin iyiliğiniz ve  toplumun iyiliği için”  diyerek bize ızdırap çektiremeyecekleri bir dünyada yaşıyoruz artık.

Baskıcı yöneticilere nasıl davranılmalı ?

Adalet ve güzellik, kendilerini hak edenlerden çok almasını bilenlere gitmektedir. Hakkını aramasını bilmeyen insan, o hakka layık değildir. Hak arama bilinci, baskıcı yöneticilere karşı en büyük çözümdür. İnsanlar haklarını aramazlarsa, o ülkeyi yönetenlerin baskıcı olması içgüdüsel bir gidiş olacaktır. Çünkü insan doğuştan adil ve iyi değildir. Birilerinin dengelemesi ve ayna işlevi görmesi gerekir. Bunun için demokrasilerde muhalefet ve hak arama çabası desteklenmiştir. Hatta sivil toplum örgütleri, hükümetlerin sadece katılımcısı değil ortağı olması, yönetenlerin sorgulanması Habitat II toplantılarında karar altına alınmıştır.

Püriten ahlak sahibi yöneticilerden hiçbir zaman tam not beklenilmeyeceğini bilmek gerekir. Küserek sonuç alamazsınız, sizi o zaman  yetersiz olarak algılar ve önemsememeye devam ederler. İsyan etmek de  faydasızdır. Bu defa haklıyken haksız duruma düşersiniz. Fakat incindiğinizi söylemelisiniz. Bir kişi bile olsa doğruyu doğru şekilde söyleyen kişiye,  yönetici Püritenler saygı duyarlar.

Öfkeli davranışlar, baskıcı ahlaktaki kişi tarafından kendisine haksız bir saldırı ve hakaret olarak algılandığı için onlarla  kararlı ve tutarlı bir diyalog, uzlaşmacı yaklaşım daha doğru olacaktır.

Püriten ahlaktaki kişiler, diğer insanlardan daha doğru, daha iyi ve başarılıdırlar. Bunu kabul edip takdir edin. Ama kullandıkları yöntemin çağdışı olduğunu, önceliklerinin yanlış olduğunu açık ve dürüstçe ifade edin.

Kendilerini en vatansever, en çalışkan, en disiplinli gören bir yöneticiyi, kullandığı yöntemler konusunda kendisiyle  yüzleşmesini  sağlamak gerekir. İnsanların davranışlarını düzeltmek ve toplum mühendisliği için ceza vermek ve yasaklamak korkunç bir stratejidir. İnsanlarda cezadan kurtulma içgüdüsü vardır. İnsan köpek gibi ceza ve otoriteyle değil ,kedi gibi başını okşamayla daha iyi ve kalıcı eğitilir. Merak duygusu insanda sansürlü şeylere kolay yönelir. Görmesine izin verilmeyeni daha çok görme arzusu insanda vardır. Cezaya misilleme yapma, özgür yapıdaki insanlarda olan bir güdüdür. Özellikle haksız olduğuna inanıyorsa.

Püriten ahlakta olan insanlara, yanlış ve günahla mücadele biçimlerinin yanlış ve günahı arttırdığı, onlara Psikoloji bilimi ölçekleri ile anlatılmalıdır. Ancak bu şekilde  baskıcı kültür, yerini demokrat kültüre bırakır. Tabii bu da yavaş yavaş olacaktır. Kültürel değişim hiç aceleye gelmez

 
Uzmana Ait Diğer Köşe Yazıları
Sosyal Öğrenme Güçlüğü Sosyal Öğrenme Güçlüğü
Deprem Psikolojisi Deprem Psikolojisi
 Elektomanyetik Enerji Ve Ruh Elektomanyetik Enerji Ve Ruh
Michael Jackson ve Kaliforniya Sendromu Michael Jackson ve Kaliforniya Sendromu
Bilim ve Din Bilim ve Din
Telefonla Konuşurken Bile Gülümseyiniz... Telefonla Konuşurken Bile Gülümseyiniz...
Ölüm Sorunsal'ı Ölüm Sorunsal'ı
12 Adımda Akıllı Beyin 12 Adımda Akıllı Beyin
 Karabulut Olayının Bir Analizi Karabulut Olayının Bir Analizi
Sezgilerle Algılayabilmek Sezgilerle Algılayabilmek
Düşünmemizi İstemeyen 'Modern Büyücü'ler Düşünmemizi İstemeyen 'Modern Büyücü'ler
Barış Ahlakı Barış Ahlakı
 Ne Kadar Cesaret O Kadar Özgürlük Ne Kadar Cesaret O Kadar Özgürlük
Duygusal Okuryazarlık Duygusal Okuryazarlık
Anti-Sosyal Kişiliğin Kültürel Boyutu Anti-Sosyal Kişiliğin Kültürel Boyutu
Sağlıkta kaosun ayak sesleri Sağlıkta kaosun ayak sesleri
Paranoid kişiliklere dikkat Paranoid kişiliklere dikkat
Söz büyüğün, sus küçüğün mü? Söz büyüğün, sus küçüğün mü?
SATANİZM: Mahiyeti, Yayılma Sebepleri ve Önleme Yolları SATANİZM: Mahiyeti, Yayılma Sebepleri ve Önleme Yolları
Ebeveyn Çocuk İlişkisinde Tutarlılık ve Adalet Ebeveyn Çocuk İlişkisinde Tutarlılık ve Adalet
Çocuklarda Saygı Eğitimi Çocuklarda Saygı Eğitimi
Arzularını dizginlemek de bir gelişimdir Arzularını dizginlemek de bir gelişimdir
Çocuklarda Özgüven Çocuklarda Özgüven
Savaş Psikolojisi Savaş Psikolojisi
Paranoid Ruh Hali Paranoid Ruh Hali
Obsesif Ruh Hali Obsesif Ruh Hali
Korku Kültürü ve Eğitim Korku Kültürü ve Eğitim
Gençlik İntiharları Gençlik İntiharları
Beyin Kontrolü Nedir, Ne Elde Edilmek İsteniyor? Beyin Kontrolü Nedir, Ne Elde Edilmek İsteniyor?
Yalancı Ruh Hali Yalancı Ruh Hali
Politik Liderlik ve Seçmen Davranışı Politik Liderlik ve Seçmen Davranışı
Baskıcı Ruh Hali Baskıcı Ruh Hali
Zeka, Beyin ve Gelecek Zeka, Beyin ve Gelecek
Eğitim Sistemi ve Zeka Eğitim Sistemi ve Zeka
Değişimci Yaratıcılık Değişimci Yaratıcılık
Stres Nasıl Hastalık Yapıyor? Stres Nasıl Hastalık Yapıyor?
Nasıl Düşünüyoruz? Nasıl Düşünüyoruz?
Yaşlanma Psikolojisi Yaşlanma Psikolojisi
Yaşanan Fiziki mekanın Fikir Üretimi ve Verimliliğe Tesiri Yaşanan Fiziki mekanın Fikir Üretimi ve Verimliliğe Tesiri
Stresten Depresyona Stresten Depresyona
Stres ve Sabır Stres ve Sabır
Stres ve Manevi Yaşam Stres ve Manevi Yaşam
Stres ve İleri Yaş Stres ve İleri Yaş
Narsisistik Ruh Hali Narsisistik Ruh Hali
M Vitamini M Vitamini
Kendi Stresini Yönetmede Teknikler Kendi Stresini Yönetmede Teknikler
İş Stresi İş Stresi
Hak Arama ve Şiddet Hak Arama ve Şiddet
Gençliğin Çığlığı Gençliğin Çığlığı
Elektromanyetik Kirlilik ve Beyin Sağlığımız Elektromanyetik Kirlilik ve Beyin Sağlığımız
Deprem Stresi Deprem Stresi
Basit Unutkanlıktan Alzheimer'a Basit Unutkanlıktan Alzheimer'a
Cinsel Özgürlük, Hedonizm ve Uyuşturucu Cinsel Özgürlük, Hedonizm ve Uyuşturucu
Panik Atak - Kendinizle Barışık Olmak Panik Atak - Kendinizle Barışık Olmak
Mutlu Olmak İçin Para Gerekli mi? Mutlu Olmak İçin Para Gerekli mi?
Krizden Güçlenerek Çıkmak Krizden Güçlenerek Çıkmak
Genomun Geleceği Genomun Geleceği
Dürüstlük Meziyet Oldu Dürüstlük Meziyet Oldu
Duygusal ve Mantıksal Zeka Duygusal ve Mantıksal Zeka
Depresyon Depresyon
Deprem Psikolojisi Deprem Psikolojisi
Deligonca Deligonca
Anne Cezaevinde, Ya Çocuk Anne Cezaevinde, Ya Çocuk
Osteoporozun Psikososyal Boyutu Osteoporozun Psikososyal Boyutu
Şiddet Davranışının Psikolojik-Kültürel Boyutu Şiddet Davranışının Psikolojik-Kültürel Boyutu
Sürmenaj Sürmenaj
Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin
Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin
Paranoid Ruh Halinin Toplumsal Sonuçları Paranoid Ruh Halinin Toplumsal Sonuçları
Okullarda Serbest Kıyafet Okullarda Serbest Kıyafet
Okul Başarısızlığının Nedenleri Okul Başarısızlığının Nedenleri
Kriz ve Çocukluk Depresyonu Kriz ve Çocukluk Depresyonu
Gençlikte Kimlik Bunalımı Gençlikte Kimlik Bunalımı
Evin Küçük Hükümdarı Evin Küçük Hükümdarı
Depresyonda Beyin Görüntüleme Depresyonda Beyin Görüntüleme
Büyük Yöneticilerin 10 Ortak Özelliği Büyük Yöneticilerin 10 Ortak Özelliği
Bırakın Yaşasınlar Bırakın Yaşasınlar
Bilgisayar Oyunlarının Yararları da Var Bilgisayar Oyunlarının Yararları da Var
Beyninizi İyi Programlayın Beyninizi İyi Programlayın
Beyin Sağlığı ve Unutkanlık Beyin Sağlığı ve Unutkanlık
Yaygın Evlilik Sorunları Yaygın Evlilik Sorunları
Üretim ve Tüketim Kültürü İçinde Kadın Üretim ve Tüketim Kültürü İçinde Kadın
Şiddet Uygulanan Kadında Görülen Rahatsızlıklar Şiddet Uygulanan Kadında Görülen Rahatsızlıklar
Modernizm ve Kadın Modernizm ve Kadın
  Modern Dünyanın Poligamisi: Çok İlişkili Evlilikler Modern Dünyanın Poligamisi: Çok İlişkili Evlilikler
Moda ve Kadın Moda ve Kadın
 Kadınların Geçmiş ve Gelecek Algısı ve Alışkanlıklar Kadınların Geçmiş ve Gelecek Algısı ve Alışkanlıklar
 Kadın ve Erkekte Psikolojik Farklılıkların Analizi Kadın ve Erkekte Psikolojik Farklılıkların Analizi
Kadın Politikaları Kadın Politikaları
 Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar
Göç ve Kadın Göç ve Kadın
Feminizmin Evlilik Üzerindeki Etkileri Feminizmin Evlilik Üzerindeki Etkileri
 Duygunun Merkezi Kalp mi, Beyin mi? Duygunun Merkezi Kalp mi, Beyin mi?
 
Psikiyatrik Ansiklopedi Psikiyatrik Ansiklopedi
Anlamını merak ettiğiniz sözcüğün tamamını ya da bir kısmını yazıp, aratabilirsiniz.
Bizden Haberiniz Olsun Bizden Haberiniz Olsun
Mail adresinizi yazın abone olun; bültenlerimiz mail adresinize gelsin.


NPGRUP Duyuruları NPGRUP Duyuruları
NPiSTANBUL Etiler Psikoteknik

ANA SAYFA | HAKKIMIZDA | KALİTE POLİTİKAMIZ | İLETİŞİM & ERİŞİM | YASAL UYARI
MERKEZ: Bağdat Cad. No: 109/1 Feneryolu - İstanbul
TELEFON: +90 (216) 418 15 00 FAKS: +90 (216) 418 15 30
NPiSTANBUL ETİLER POLİKLİNİĞİ (Çocuk Ergen): Nispetiye Caddesi No: 19 Levent - Beşiktaş - İstanbul
TELEFON: +90 (212) 270 12 92 FAKS: +90 (212) 270 17 19
Bu sitede verilen bilgiler, site ziyaretçilerinin /hastaların hekimleriyle mevcut ilişkilerini ikame etmek değil, desteklemek için tasarlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez.