Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi   ANA SAYFA ANA SAYFA HAKKIMIZDA HAKKIMIZDA İLETİŞİM İLETİŞİM & ERİŞİM NP FOTOANALİZ NP FOTOANALİZ ONLINE RANDEVU TÜM VİDEOLAR

Ara >>
Psikiyatri Portaliniz
Konu Başlıkları Konu Başlıkları
Aile İçi Sağlıklı İletişim
Alkol Bağımlılığı
Alzheimer
Baş Ağrısı Birimi
Beyin Haritalaması
Beyin ve Davranış
Bipolar Bozukluk
Çalışanların Sorunları
Cinsel Sağlık
Cinsel İşlev Bozuklukları Birimi
Çocuk - Aile İletişimi
Çocuk ve Okul
Çocuklarda Zeka
Çocukluk Depresyonu
Davranış Sorunları
Depresyon
Dikkat Eksikliği - Hiperaktivite
Dürtü Kontrol Bozuklukları
Epilepsi
Genç - Aile İletişimi
Genç Gelişimi
Genç ve Okul
Kas ve Sinir Hastalıkları (Nöromusküler Hastalıklar)
Kişiye Özel Tedaviler
Konuşma Bozuklukları
Korku
Kronik Yorgunluk
Madde Bağımlılığı
Obsesif-Kompulsif - OKB
Özel Öğrenme Güçlükleri (Disleksi)
Panik Atak / Panik Bozukluğu
Parkinson
Psikiyatride Genetik
Sanal Bağımlılık
Sosyal Fobi
Stres
Sınav Kaygısı
Uyku Bozuklukları
Yeme Bozuklukları
Şizofreni
Birimlerimiz Birimlerimiz
Aile Ruh Sağlığı
Cinsel Sorunlar
Çocuk Ruh Sağlığı
Düşünce Teknolojisi
Endüstri Psikolojisi
Erişkin Ruh Sağlığı
Gençlik Ruh Sağlığı
Nöroloji
Nöroterapi (NeuroBiofeedback)
Psikiyatride Teknoloji Kullanımı
Tanı ve Tedavi Araçları
Kurumsal Kurumsal
Memory Center Hakkında
Çocuk - Genç Birimimiz
Erişkin Birimimiz
Uzmanlarımız
Uzmanlarımız
İDER Vakfı
İDER Vakfı
İletişim & Ulaşım
Son 24 saatteki ziyaretçi sayımız: 3149
Bizi twitter'da izleyin
Bizi twitter'da izleyin.
Bizi friendfeed'de izleyin
Bizi takip edin.
ANA SAYFA  Erişkin Ruh Sağlığı  Obsesif-Kompulsif - OKB  

Çocuğumu öldürür müyüm?

Bu İçeriği Paylaşın: Bookmark
 
11 Mayıs 2006

Ayşe yeni anne olmuştur. Yirmi dört yaşındadır. Bebeği iki aylıktır. Bebek bakmayı yeni öğrenmektedir.

Büyük bir korkusu vardır Ayşe'nin: Bebeğini kazara düşürüp öldürmek!

Istırabın büyüklüğünü düşünebiliyor musunuz? İnsanın minicik yavrusunun ölümüne sebep olması! Sürekli evin zeminini kontrol eder Ayşe. Zeminde bir eğrilik var mı, tahtalardan biri çürümüş olabilir mi, ayağı bir şeye takılabilir mi? Bu kontrol etme fiili, lafın gelişi değil gerçekten süreklidir. Bebeğe bakmadığı saatlerin neredeyse tamamı evin döşemesine sağdan bakmak, soldan bakmak, döşemenin sağlamlığını elle kontrol etmek, şüpheli yerlere ayakla pat pat yapmak, zeminde kabartı var mı yok mu incelemekle geçer. Tekrar inceler, tekrar inceler, tekrar, tekrar, tekrar...

Ha, bir de zemin kontrolünden arta kalan zamanlarda el yıkar Ayşe. Maazallah mikrop kaparsa da bunu bebeğine bulaştırırsa, bebeğin küçücük bünyesi de zalim mikropla baş edemezse, Ayşecik de bir tanecik yavrusunu daha süte doymadan mezara vermek zorunda kalırsa... El yıkamalar günde 60'ı bulur.

Bebeğini emzirirken, onu severken, onunla oynarken de sürekli zemini ve mikropları düşünür müşfik anne. Evet sevgi doludur kalbi gerçekten. Sevgi doludur ama anne olmanın, yavrusunu koklamanın, yavrusuna sarılmanın zevkini alamaz. Bedeni bebeğiyle birliktedir, lakin aklı evin döşemesindedir, mikroplardadır.

Aylar geçtikçe daha korkunç bir takıntı Ayşe'yi esir alır:

-'Ya çocuğumu camdan atarsam! Bir an irademi kaybedersem ve bebeğimi beşinci kattan aşağı sallayıverirsem!'

Evlat katili olmak düşüncesi hem dehşet vericidir hem de utanç vericidir. Önce kimseye söylemez bu takıntısını Ayşe. Çocuğu kucağındayken balkona çıkmaz, cam kenarlarına yaklaşmaz, merdiven tırmanmaz.

Bir gün bebeği emzirirken yeni bir takıntı eklenir eskilerine:

-'Ya bebeğimi kollarımda sıkarak öldürürsem!'

Önce bu düşüncenin mantıksızlığını kendine telkin eder Ayşe. Dünyadaki milyarlarca anneden kaçı bebeğini sıkarak öldürmüştür? Ama takıntıyla baş etmek kolay değildir. Emzirme işi tam imkansız hale gelmişken, Ayşe takıntılarını yakınlarına açar, bebeği başka birine tutturur, öyle emzirir. Artık bebeğini kucağına alamaz Ayşe.

Emzirme çağı, çaresizliğin yarattığı bu enteresan yöntemle atlatılır, bebek sofraya oturmaya başlar. Çorba, köfte, Allah ne verdiyse yemeye başlar müşfik annenin çocuğu. Anne baba da ekmeği kesip yemeğin salçasına banarlar, salataya çatal sallarlar. Günlerden bir gün Ayşe bir bıçağa bakar bir bebeğine bakar, bir bıçağa bir bebeğine...

-'Ya bıçağı bebeğime saplarsam! Ya bir an kontrolümü kaybedersem!'

Ve sonunda sofralar da ayrılır. Ayşe, çocuğuyla aynı masaya oturmaz olur. Dehşetli takıntıların anneye verdiği dayanılmaz acıyı düşünebiliyor musunuz? Peki acaba çocuk ne hisseder? Annesinin kendisini dağlar kadar sevdiğinin farkında mıdır? Yoksa kucağa alınmamış, sofrada yalnız bırakılmış bir çocuk mu görecektir geçmişine baktığında?

Uzm. Dr. Oğuz Tan

Bu haber 1136 kez okundu.
YORUMLAR Yorumları Görüntüle Kayıt Ol Yorum Ekle Yorum Ekle
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için buraya tıklayınız.
Diğer Haberler (12)
Diğer İçerik (12)
İlginizi Çekebilecek Videolar (1 )
Psikiyatrik Ansiklopedi Psikiyatrik Ansiklopedi
Anlamını merak ettiğiniz sözcüğün tamamını ya da bir kısmını yazıp, aratabilirsiniz.
Bizden Haberiniz Olsun Bizden Haberiniz Olsun
Mail adresinizi yazın abone olun; bültenlerimiz mail adresinize gelsin.


NPGRUP Duyuruları NPGRUP Duyuruları
NPiSTANBUL Etiler Psikoteknik

ANA SAYFA | HAKKIMIZDA | KALİTE POLİTİKAMIZ | İLETİŞİM & ERİŞİM | YASAL UYARI
MERKEZ: Bağdat Cad. No: 109/1 Feneryolu - İstanbul
TELEFON: +90 (216) 418 15 00 FAKS: +90 (216) 418 15 30
NPiSTANBUL ETİLER POLİKLİNİĞİ (Çocuk Ergen): Nispetiye Caddesi No: 19 Levent - Beşiktaş - İstanbul
TELEFON: +90 (212) 270 12 92 FAKS: +90 (212) 270 17 19
Bu sitede verilen bilgiler, site ziyaretçilerinin /hastaların hekimleriyle mevcut ilişkilerini ikame etmek değil, desteklemek için tasarlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez.