Memory Center Nöropsikiyatri Merkezi   ANA SAYFA ANA SAYFA HAKKIMIZDA HAKKIMIZDA İLETİŞİM İLETİŞİM & ERİŞİM NP FOTOANALİZ NP FOTOANALİZ ONLINE RANDEVU TÜM VİDEOLAR

Ara >>
Psikiyatri Portaliniz
Konu Başlıkları Konu Başlıkları
Aile İçi Sağlıklı İletişim
Alkol Bağımlılığı
Alzheimer
Baş Ağrısı Birimi
Beyin Haritalaması
Beyin ve Davranış
Bipolar Bozukluk
Çalışanların Sorunları
Cinsel Sağlık
Cinsel İşlev Bozuklukları Birimi
Çocuk - Aile İletişimi
Çocuk ve Okul
Çocuklarda Zeka
Çocukluk Depresyonu
Davranış Sorunları
Depresyon
Dikkat Eksikliği - Hiperaktivite
Dürtü Kontrol Bozuklukları
Epilepsi
Genç - Aile İletişimi
Genç Gelişimi
Genç ve Okul
Kas ve Sinir Hastalıkları (Nöromusküler Hastalıklar)
Kişiye Özel Tedaviler
Konuşma Bozuklukları
Korku
Kronik Yorgunluk
Madde Bağımlılığı
Obsesif-Kompulsif - OKB
Özel Öğrenme Güçlükleri (Disleksi)
Panik Atak / Panik Bozukluğu
Parkinson
Psikiyatride Genetik
Sanal Bağımlılık
Sosyal Fobi
Stres
Sınav Kaygısı
Uyku Bozuklukları
Yeme Bozuklukları
Şizofreni
Birimlerimiz Birimlerimiz
Aile Ruh Sağlığı
Cinsel Sorunlar
Çocuk Ruh Sağlığı
Düşünce Teknolojisi
Endüstri Psikolojisi
Erişkin Ruh Sağlığı
Gençlik Ruh Sağlığı
Nöroloji
Nöroterapi (NeuroBiofeedback)
Psikiyatride Teknoloji Kullanımı
Tanı ve Tedavi Araçları
Kurumsal Kurumsal
Memory Center Hakkında
Çocuk - Genç Birimimiz
Erişkin Birimimiz
Uzmanlarımız
Uzmanlarımız
İDER Vakfı
İDER Vakfı
İletişim & Ulaşım
Son 24 saatteki ziyaretçi sayımız: 3151
Bizi twitter'da izleyin
Bizi twitter'da izleyin.
Bizi friendfeed'de izleyin
Bizi takip edin.
ANA SAYFA  KÖŞE YAZILARI  

Stresten Depresyona

Bu Yazıyı Paylaşın: Bookmark
Prof. Dr. Nevzat Tarhan ..2002

Kontrol edilemeyen stres Depresyon ve intihara giden kapıyı açar.

Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO) Depresyonu geleceğin en büyük sağlık sorunu olarak ilan etti. ABD.’de iş gücü kaybına neden olan hastalıklar sıralamasında, kalp hastalıklarından sonra ikinci sırayı depresyon alır.

Dünyada her gün 1000’den fazla kişi intihar ediyor. İngiltere’de intihar edenler, trafik kazalarında ölenlerden daha fazla. ABD’de her yıl erişkin nüfusun %10’u depresyon geçiriyor. Her insanın hayatının bir noktasında depresyona girme ihtimali %20’dir. Şu anda Türkiye’de 3,5 milyon insan sözünü ettiğimiz depresyon hastalığına tutulmuş durumda. Sağlık ocaklarına başvuran hastaların %26’sının depresyonda olduğu belirlenmiştir.

Depresyon zayıflık  acizlik değil bir hastalıktır. Kendisine göre tedavi yöntemleri vardır. Asıl önemli olan depresyona giden yolu kesmektir.

Depresyon nedir?

Depresyonun tarifini, kendini ele veren, genel verilerinde yola çıkarak yapabiliriz. Bunları, maddeler halinde sıralayalım:

- Hoşlandığınız şeylerde azalma ve ilgi kaybı.

- Kendini üzgün, hüzünlü hissetme, keyfi yerinde olmama durumu.

- Kiloda azalma yada artışlar.

- Uyku bozukluğu yada aşırı uyku.

- Sıkıntı, huzursuz olma, yerinde duramama, kararsızlık.

- Kendini yetersiz, değersiz, suç işlemiş gibi hissetme.

- Dikkat, düşünce konsantrasyonunda azalma.

- Enerjide azalma, yaşlanıyor olma hissi, çalışma güç ve veriminde düşüşler.

- Tekrarlayan ölüm düşünceleri.

- Cinsel ilgide değişme.

Yukarıdaki belirtilerden 2-3 tanesine iki haftadır sahipseniz depresyonun klinik ölçütlerine göre tedaviniz gerekmektedir.

Depresyon bir hastalıktır.

İnsanın kendini değersiz ve yetersiz görmesi, kötü hissetmesi, zaman zaman herkes için geçerlidir. Bu bir suç ve zayıflık değildir. Bu duygular depresyona dönüşmüşse tedavi ve profesyonel bir yardımla büyük rahatlama elde edilebilir.

Bir örnek:

S.O., 45 yaşında bir bayan. Başarılı bir iş kadını. 25 Yıldır gülemediğini, yaşamaktan zevk almadığını, bunun için de evlenemediğini, işinin dışında hiçbir şeyin kendisini ilgilendirmediğini, tatilden bile bir tat almadan günlerinin geçtiğini söylüyor. Son yıllarda bağırsak şikayetleri artmış ve işe gitmekten de nefret eder hale gelmiş. Devamlı bir halsizlik ve yatma isteği hissediyor ve yaşamayı gerektirecek hiçbir sebep bulamıyor.

Hekime başvurdu. Gerekli testler yapıldı. Beyin biyoelektrik profili, stres seviyesi ölçüldü. Kendisinde depresyonun bütün bulguları vardı. Yani beyinde elem, keder, neşe sevinçle ilgili merkezlerin salgıları bozulmuştu. Gerekli ilaç tedavisine başlandı. Altı hafta sonra geldiğinde %70-80 oranında bir iyileşme görülmekteydi. Kendisi “ Hayattan zevk almaya başladım. Evimdeki taşların renklerini fark ettim. Gülebiliyorum. Bağırsak şikayetlerimde düzeldi. Şimdi geçen yıllarıma yanıyorum, aman böyle kalayım diyordu.

Başka bir örnek:

Z.E., 48 yaşında. Başarılı bir işadamı. Çalışkan, titiz, şefkatli ama çok sinirli. Yakınları, her şeye kızmasına artık dayanamadıklarını söylemişler. En son bir alış veriş merkezinde, “tuvalet kağıdı acaba 6’lık mı yoksa 12’lik mi olsun” diye tartışıp eşiyle kavga çıkarmış.

Hekime başvurdu. Gerekli testler ve ölçümler yapıldı. Stres seviyesi yaş grubuna göre oldukça yüksekti. Muhtemelen beyninde öfkelilik, sinirlilik, şüphecilik, kıskançlıkla ilgili merkezlerin salgıları bozulmuştu. Gerekli tedavi planlandı ve uygulandı.

1-2 ay sonra eşi ile birlikte geldiler. Eşi; “Doktor bey keşke bu tedaviye 25 yıl önce başlasaydık” eşim “artık sinirlenmiyor, evimize huzur geldi” diyordu.

Yukarıdaki iki örnekte görüldüğü gibi yaşam tarzı haline gelmiş bazı depresyonlar, insanın yaşam kalitesini büyük ölçüde etkilemektedirler. Profesyonel bir yardımla böyle uzun vakaların düzelmesi psikiyatri pratiğinde sık rastlanan gerçeklerdir.

Ama asıl olan insanın depresyona girmesini önleyecek tedbirleri almaktır.

Y. Ö. 35 yaşlarında üç çocuk sahibi bir ev hanımı. Tutucu bir aile ortamında büyümüş. Kendisini çocuklarına adamış. Duygularını ifade edemiyor. geniş bir aile ortamında, kayınpeder, elti, görümce beraber yaşıyorlar. Eşi doktor, genellikle eve geç geliyor. Evde konuşma sohbet yok. Kendi ailesi ise şikayet dinlemek istemiyor, onu sorunları ile baş başa bırakıyorlar. İntihar etmeyi bile düşünüyor. Bir gün dileyicilerin problemleri ile ilgilenen bir radyo programına telefon eder. Program sunucusu D. S. ile aralarında özel bir iletişim başlar. Y.Ö.’yü artık hayata bağlayan tek şey bu konuşmalar oluyor. Kayınpeder telefon faturalarının birden bire yükselmesinden şüphelenip iz sürer. Kısa bir süre sonra gerçek anlaşılır. Olay patlak verdikten hemen sonra, genç kadın annesinin evine gönderilir ve boşanma davası açılır.

Bu vakada gördüğümüz olay genç hanımın depresif durumda iken kişiliğine uymayan şeyler yapması. Karşı tarafın da onu hiç anlamaması. Olay bu noktaya gelmeden eşler birbirlerine biraz zaman ayırsalar böyle kişilik değişimi şeklinde depresyon yaşanmayacak, hatalar yapılmayacak.

Örtülü Depresyon

Depresyonda temel belirti “elem-keder” hissi yönünde kendini gösteren bir artıştır. Örtülü depresyonda ise neşesizlik, durgunluk, elem, bir şeyden zevk almama duygusu fazla etkilenmez. Depresyon bu sefer, beden ve organ diliyle ortaya çıkmaktadır.

Kronik, gezici ağrılar, yüz ağrıları, baş ağrıları, astım krizi, mide bağırsak bozuklukları, çarpıntılar, baş dönmeleri, tansiyon dengesizlikleri, bulantı ve kusmalar, alerjiler, romatizmalar, unutkanlık, öğrenme güçlükleri. Uyku, iştah, cinsel sorunlar, alkol-uyuşturucu madde kullanımları, saplantı, takıntılar, kişilik değişimleri hep depresyonun farklı biçimde tezahürü olabilir.

Böyle sorunlarda gerekli inceleme ve araştırmalardan sonra hekimler hastalığın sinirsel olabileceğini hastaya söyler.

İnsanlar genellikle, “ben deli miyim “ diye, itiraz ederler. Ancak insanın nasıl midesi, karaciğeri hasta olursa, sinir sistemi ruh yapısı da hasta olabilir. Genç yaşlarda görülen mide kanaması, kalp krizi, beyin kanaması vakaları, böyle yoğun streslerin yaşandığı ve organ dili ile ortaya çıktığı durumlarda olabilmektedir.

Bebeklerde Depresyon

Bebekler kısa süreli anne yoksunluğunda bile depresyon belirtileri gösterirler. 6 ayın sonunda anne bebeğinden birdenbire ayrılırsa ; bebekte dindirilemeyen ağlamalar başlar. Kısa bir süre için susar, yanına biri yaklaştığında tekrar ağlamaya başlar. Sustuğunda da yüzünde yorgun ve üzgün bir ifade vardır. Çocuk korku içindedir ve kendisini tehlikede hissetmektedir.

Eğer bu dönem uzun sürerse, bebeğin iştahı kesilir, zayıflar, fizik gelişmesi durur. Sık sık kusar ve ishal olur. Durgundur, küskündür ve nadiren güler.

İkinci aydan sonra eğer anne dönmezse içe kapanma dönemi başlar. Duygular küntleşir. Çevresindekilerin yanına yaklaşmasına ilgisiz kalır. Anne üç ay içerisinde dönerse iyileşme başlar. Dönmezse veya anne yerine geçen teke tek, kararlı, tutarlı bir kişi yoksa, -bu durum özellikle yuvalarda görülür- ani ölümler olabilir.

Çocuk, parmak emme, sallanma gibi bedensel haz kaynaklarına döner. Yalancı zeka gerilikleri görülür. Beslenme ve bakım iyi olsa da, çocuk mutlu olmadığı için gelişemez. Boy ve kilo geri kalır. Beyin büyüme hormonunu yeterli salgılayamamaktadır.

“Bebekte depresyon mu olurmuş?” denilmemeli. Bir bebeği hayata bağlayan annedir. Onunla arasında ruhsal bir bağ vardır. Annenin kokusu bile çocuk için güven kaynağıdır. Çocuk anneye yakınken kendisini güvende hisseder. Şefkatli, yumuşak bir anne kadar çocuğu rahatlatan bir şey yoktur. Hatta çocuk annesinden korsa bile, yine onun kollarına atılma arzusu taşır.

Çocuk sevgi yatırımını anneye yapmıştır. Onu kaybettiği an kendini tehlikede hissedecektir. İnsan oğlu büyüdükçe sevgi yatırımını diğer insanlara, eşyalara, mala, paraya yapar. Ancak bütün bu sevgiler geçicidir, kaybedilebilir, kaybedildiğinde de, depresyona girmek mümkündür.

Bebeklerde depresyon uzun sürerse, otizm denen bir çeşit çocukluk şizofrenisi ortaya çıkar. Göz teması kuramayan, saldırgan, kendini ısıran, konuşamayan, sürekli sallanan, duygusal olarak ayrı bir dünyada yaşayan çocuklar ortaya çıkar.

Bir çiçek susuz bırakılır iyi bakılmazsa nasıl bozulur ve yaşamazsa, insan yavrusu da sevgi ve ilgiden yoksun kalırsa çiçekler gibi solar ve gelişemez.

 
Uzmana Ait Diğer Köşe Yazıları
Sosyal Öğrenme Güçlüğü Sosyal Öğrenme Güçlüğü
Deprem Psikolojisi Deprem Psikolojisi
 Elektomanyetik Enerji Ve Ruh Elektomanyetik Enerji Ve Ruh
Michael Jackson ve Kaliforniya Sendromu Michael Jackson ve Kaliforniya Sendromu
Bilim ve Din Bilim ve Din
Telefonla Konuşurken Bile Gülümseyiniz... Telefonla Konuşurken Bile Gülümseyiniz...
Ölüm Sorunsal'ı Ölüm Sorunsal'ı
12 Adımda Akıllı Beyin 12 Adımda Akıllı Beyin
 Karabulut Olayının Bir Analizi Karabulut Olayının Bir Analizi
Sezgilerle Algılayabilmek Sezgilerle Algılayabilmek
Düşünmemizi İstemeyen 'Modern Büyücü'ler Düşünmemizi İstemeyen 'Modern Büyücü'ler
Barış Ahlakı Barış Ahlakı
 Ne Kadar Cesaret O Kadar Özgürlük Ne Kadar Cesaret O Kadar Özgürlük
Duygusal Okuryazarlık Duygusal Okuryazarlık
Anti-Sosyal Kişiliğin Kültürel Boyutu Anti-Sosyal Kişiliğin Kültürel Boyutu
Sağlıkta kaosun ayak sesleri Sağlıkta kaosun ayak sesleri
Paranoid kişiliklere dikkat Paranoid kişiliklere dikkat
Söz büyüğün, sus küçüğün mü? Söz büyüğün, sus küçüğün mü?
SATANİZM: Mahiyeti, Yayılma Sebepleri ve Önleme Yolları SATANİZM: Mahiyeti, Yayılma Sebepleri ve Önleme Yolları
Ebeveyn Çocuk İlişkisinde Tutarlılık ve Adalet Ebeveyn Çocuk İlişkisinde Tutarlılık ve Adalet
Çocuklarda Saygı Eğitimi Çocuklarda Saygı Eğitimi
Arzularını dizginlemek de bir gelişimdir Arzularını dizginlemek de bir gelişimdir
Çocuklarda Özgüven Çocuklarda Özgüven
Savaş Psikolojisi Savaş Psikolojisi
Paranoid Ruh Hali Paranoid Ruh Hali
Obsesif Ruh Hali Obsesif Ruh Hali
Korku Kültürü ve Eğitim Korku Kültürü ve Eğitim
Gençlik İntiharları Gençlik İntiharları
Beyin Kontrolü Nedir, Ne Elde Edilmek İsteniyor? Beyin Kontrolü Nedir, Ne Elde Edilmek İsteniyor?
Yalancı Ruh Hali Yalancı Ruh Hali
Politik Liderlik ve Seçmen Davranışı Politik Liderlik ve Seçmen Davranışı
Baskıcı Ruh Hali Baskıcı Ruh Hali
Zeka, Beyin ve Gelecek Zeka, Beyin ve Gelecek
Eğitim Sistemi ve Zeka Eğitim Sistemi ve Zeka
Değişimci Yaratıcılık Değişimci Yaratıcılık
Stres Nasıl Hastalık Yapıyor? Stres Nasıl Hastalık Yapıyor?
Nasıl Düşünüyoruz? Nasıl Düşünüyoruz?
Yaşlanma Psikolojisi Yaşlanma Psikolojisi
Yaşanan Fiziki mekanın Fikir Üretimi ve Verimliliğe Tesiri Yaşanan Fiziki mekanın Fikir Üretimi ve Verimliliğe Tesiri
Stresten Depresyona Stresten Depresyona
Stres ve Sabır Stres ve Sabır
Stres ve Manevi Yaşam Stres ve Manevi Yaşam
Stres ve İleri Yaş Stres ve İleri Yaş
Narsisistik Ruh Hali Narsisistik Ruh Hali
M Vitamini M Vitamini
Kendi Stresini Yönetmede Teknikler Kendi Stresini Yönetmede Teknikler
İş Stresi İş Stresi
Hak Arama ve Şiddet Hak Arama ve Şiddet
Gençliğin Çığlığı Gençliğin Çığlığı
Elektromanyetik Kirlilik ve Beyin Sağlığımız Elektromanyetik Kirlilik ve Beyin Sağlığımız
Deprem Stresi Deprem Stresi
Basit Unutkanlıktan Alzheimer'a Basit Unutkanlıktan Alzheimer'a
Cinsel Özgürlük, Hedonizm ve Uyuşturucu Cinsel Özgürlük, Hedonizm ve Uyuşturucu
Panik Atak - Kendinizle Barışık Olmak Panik Atak - Kendinizle Barışık Olmak
Mutlu Olmak İçin Para Gerekli mi? Mutlu Olmak İçin Para Gerekli mi?
Krizden Güçlenerek Çıkmak Krizden Güçlenerek Çıkmak
Genomun Geleceği Genomun Geleceği
Dürüstlük Meziyet Oldu Dürüstlük Meziyet Oldu
Duygusal ve Mantıksal Zeka Duygusal ve Mantıksal Zeka
Depresyon Depresyon
Deprem Psikolojisi Deprem Psikolojisi
Deligonca Deligonca
Anne Cezaevinde, Ya Çocuk Anne Cezaevinde, Ya Çocuk
Osteoporozun Psikososyal Boyutu Osteoporozun Psikososyal Boyutu
Şiddet Davranışının Psikolojik-Kültürel Boyutu Şiddet Davranışının Psikolojik-Kültürel Boyutu
Sürmenaj Sürmenaj
Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin
Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin Ruhsal Hastalıkların Tedavisinde Telkin
Paranoid Ruh Halinin Toplumsal Sonuçları Paranoid Ruh Halinin Toplumsal Sonuçları
Okullarda Serbest Kıyafet Okullarda Serbest Kıyafet
Okul Başarısızlığının Nedenleri Okul Başarısızlığının Nedenleri
Kriz ve Çocukluk Depresyonu Kriz ve Çocukluk Depresyonu
Gençlikte Kimlik Bunalımı Gençlikte Kimlik Bunalımı
Evin Küçük Hükümdarı Evin Küçük Hükümdarı
Depresyonda Beyin Görüntüleme Depresyonda Beyin Görüntüleme
Büyük Yöneticilerin 10 Ortak Özelliği Büyük Yöneticilerin 10 Ortak Özelliği
Bırakın Yaşasınlar Bırakın Yaşasınlar
Bilgisayar Oyunlarının Yararları da Var Bilgisayar Oyunlarının Yararları da Var
Beyninizi İyi Programlayın Beyninizi İyi Programlayın
Beyin Sağlığı ve Unutkanlık Beyin Sağlığı ve Unutkanlık
Yaygın Evlilik Sorunları Yaygın Evlilik Sorunları
Üretim ve Tüketim Kültürü İçinde Kadın Üretim ve Tüketim Kültürü İçinde Kadın
Şiddet Uygulanan Kadında Görülen Rahatsızlıklar Şiddet Uygulanan Kadında Görülen Rahatsızlıklar
Modernizm ve Kadın Modernizm ve Kadın
  Modern Dünyanın Poligamisi: Çok İlişkili Evlilikler Modern Dünyanın Poligamisi: Çok İlişkili Evlilikler
Moda ve Kadın Moda ve Kadın
 Kadınların Geçmiş ve Gelecek Algısı ve Alışkanlıklar Kadınların Geçmiş ve Gelecek Algısı ve Alışkanlıklar
 Kadın ve Erkekte Psikolojik Farklılıkların Analizi Kadın ve Erkekte Psikolojik Farklılıkların Analizi
Kadın Politikaları Kadın Politikaları
 Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar Hoşlanma, Sevgi ve Aşk Arasındaki Farklar
Göç ve Kadın Göç ve Kadın
Feminizmin Evlilik Üzerindeki Etkileri Feminizmin Evlilik Üzerindeki Etkileri
 Duygunun Merkezi Kalp mi, Beyin mi? Duygunun Merkezi Kalp mi, Beyin mi?
 
Psikiyatrik Ansiklopedi Psikiyatrik Ansiklopedi
Anlamını merak ettiğiniz sözcüğün tamamını ya da bir kısmını yazıp, aratabilirsiniz.
Bizden Haberiniz Olsun Bizden Haberiniz Olsun
Mail adresinizi yazın abone olun; bültenlerimiz mail adresinize gelsin.


NPGRUP Duyuruları NPGRUP Duyuruları
NPiSTANBUL Etiler Psikoteknik

ANA SAYFA | HAKKIMIZDA | KALİTE POLİTİKAMIZ | İLETİŞİM & ERİŞİM | YASAL UYARI
MERKEZ: Bağdat Cad. No: 109/1 Feneryolu - İstanbul
TELEFON: +90 (216) 418 15 00 FAKS: +90 (216) 418 15 30
NPiSTANBUL ETİLER POLİKLİNİĞİ (Çocuk Ergen): Nispetiye Caddesi No: 19 Levent - Beşiktaş - İstanbul
TELEFON: +90 (212) 270 12 92 FAKS: +90 (212) 270 17 19
Bu sitede verilen bilgiler, site ziyaretçilerinin /hastaların hekimleriyle mevcut ilişkilerini ikame etmek değil, desteklemek için tasarlanmıştır. Bu sitede yer alan bilgiler bir hekime danışmanın yerine geçmez.