HOŞGELDİNİZ......                    Tarih :                   Saat:

Ana Sayfa

Site Haritası

 

..:: ÇOCUK RUH SAĞLIĞI ::..

Altını Islatma (Enürezis)

Uzm Dr. Ahmet Çevikaslan

Enürezis (altını ıslatma), çocuklarda oldukça sık görülen problemlerden birisidir. Başlama dönemi göz önüne alındığında iki türe ayrılır. Primer (birincil) tip ve sekonder (ikincil) tip. Primer tip enürezis dendiğinde, çocuğun doğduğu günden itibaren idrar kontrolünü hiç sağlayamadığı durumlar kastedilir. Sekonder tip enüreziste ise çocuk, uzun zaman, örneğin altı ay, bir yıl süreyle idrar kontrolünü sağlamış ancak sonradan kaçırmaya başlamıştır.

Enürezis; ayrıca, görülme zamanına göre de sınıflanır. Geceleri uyku esnasında ortaya çıkarsa noktürnal enürezis veya “yatak ıslatma” olarak adlandırılır, sadece gündüz ortaya çıkarsa diürnal enürezis, hem gece, hem de gündüz görüldüğü durumlar ise noktürnal ve diürnal enürezis olarak adlandırılır.

Beş yaşından büyük çocuklarda haftanın en az iki günü ortaya çıkması ve çocuğun işlevselliğini ya da çevreye uyumunu bozması, tedaviye başvurmak için yeterli nedendir.

Çoğu 5-7 yaşlar arasında görülür; bu yaşlardaki erkek çocukların % 7’sinde, kız çocukların ise % 3’ünde görülür. Ergenlik çağlarına doğru sıklığı %1’lere kadar düşer.
Enürezisin nedenlerini araştıran çalışmalarda en fazla dikkat çeken bulgu, bu çocukların dörtte üçünde, birinci derece akrabalarında da aynı durumun görülmesidir. Ancak, ailede yakın akrabalarda yatak ıslatma öyküsü bulunması, hastanın tedavisiz kalması için bahane olmamalıdır, çünkü yatak ıslatma hem başlı başına çocuğun günlük yaşantısını çok aksatan bir hastalıktır, hem de daha ilerde bahsedileceği gibi daha önemli fiziksel ve ruhsal problemlere işaret edebilir.

Kimi araştırmalarda, bu hastaların gündüz daha çok, gece daha az idrar salgısı ile tipik vücut ritmini gösteremedikleri, kimi araştırmalarda ise bu hastaların idrarı konsantre etmekte zorluk çektikleri ileri sürülmüştür.

Enüretik çocuklarda mesane(idrar torbası) kapasitesinin ve internal sfinkter gelişiminin yetersiz olduğunu ileri süren bulgular yanında, bu görüşü desteklemeyen sonuçlara da ulaşılmıştır.

Uyku fizyolojisi ile ilişkisi araştırılmış; başlangıçta uykunun ikinci evresi ile ilgili olabileceği düşünülmüşse de enürezisin bütün uyku evrelerine yayılabileceği gösterilmiştir.

Spina bifida, idrar yolu enfeksiyonu, idrar yollarının yapısal anormallikleri, diabet, hipertiroidizm gibi birçok durumda da enürezis, asıl hastalığa bağlı olarak ortaya çıkabilir.

Bir buçuk yaşından önce veya üç yaşından sonra eğitime başlanması, eğitim sürecinin sert ve bakıcıyla inatlaşma halinde yaşanması gibi, tuvalet eğitimi sürecinde yaşanan problemlerin enürezis için zemin hazırlayabilecek nedenler arasında vurgulanmaktadır.

Çocuk için travma anlamı taşıyabilecek kardeş doğumu, ölüm, hastalık, ayrılık gibi yaşam olayları özellikle ikincil enürezis için önem taşımaktadır. Çocuğun yaşadığı  depresyon, kaygı veya çaresizlik, erken yaşlara özgü bir davranışa gerilemesine, yani altını ıslatmasına yol açabilir.

Enürezis yakınması ile başvuran bir çocuğun, mesane kontrolünü sağlayabilecek zihinsel ve bedensel olgunluğa ulaşıp ulaşmadığı öncelikli olarak araştırılmalıdır. Organik bir hastalık olup olmadığının ekarte edilebilmesi için kapsamlı bir fizik muayeneden geçirilmeli ve gereken laboratuar incelemeler yapılmalıdır. Daha sonra da psikiyatrik bir değerlendirme ile başka davranış sorunları ve ruhsal problemler olup olmadığı ortaya konulmalıdır.

Organik bir hastalık saptanmış ise, bu hastalığın tedavisi ve bazı basit önlemler enürezisi de tedavi edecektir. Organik kökenli olmayan enürezis ise çok yönlü bir yaklaşımla tedavi edilir.

Öncelikle, çocuğun kendi sorumluluğunu almasını sağlamaya yönelik davranışçı tedavi yöntemleri denenmelidir. Gündelik ıslatma sıklığı ve şiddetinin kaydedilmesi ve başarılı dönemlerin ödüllendirilmesi, sıvı kısıtlaması, geceleri sabit saatlerde tuvalet için uyandırma, mesaneyi güçlendirici çeşitli egzersizler bu tedaviye verilebilecek örneklerdir.

Ailedeki diğer bireylerin tutumlarını ve davranışlarını modifiye etmeye yönelik aile danışmanlığı ve eğitimi de tedavinin bir parçası olmalıdır.

Daha dirençli olgularda ilaç tedavileri de denenebilir. Klinik pratikte en sık imipramin ve desmopressin kullanılır. İlave davranış problemleri var ise veya enürezis başka hastalıklara bağlı olarak gelişmişse farklı ilaçlar da tedaviye eklenebilir.

Çocuk ıslandığında çalan zil ile uyanmasını ve zamanla mesane kaslarını kontrol etmesini öğrenmesini amaçlayan alarm cihazı ise tedavi alternatiflerinden biridir.
Ruhsal problemlerin ön planda olduğu olgularda ise destekleyici psikoterapi de tedaviye eklenmelidir. Psikiyatrik hastalıklarda gelişimsel ve sosyal faktörlerin de etkili olabileceği ve bu durumlarda ilaçla tedavinin yetersiz kalabileceği unutulmamalıdır.

 

Uzm. Dr. Ahmet Çevikaslan

 

Çocuk Ruh Sağlığı.... Güncel Haberler

Akıl-Beyin-Kültür.... Güncel Haberler

Konu Hakkında Testler için Tıklayınız....

 

    .: Erişkin Ruh Sağlığı :.

  Stres

  Depresyon

  Panik Atak

  Sosyal Fobi

  Sinir Sistemi İlaçları

 

   Testler ::..

  Haber Listemize Katılın

[ Kayıt olma Avantajları ]