|
Psikofarmakoloji
İlaç
tedavileri çocuklarda görülen ruhsal ve davranışsal
problemlerde tedavinin önemli bir parçasını oluşturur.
Psikiyatride kullanılan ilaçlar ya doğrudan hastalığa
yönelik olarak (depresyon vb.) ya da bu bozukluğun
davranışsal ve bilişsel sonuçlarını düzeltmeye çalışarak
(saldırganlık, uykusuzluk vb.) etki gösterirler.
Dolayısı ile bazen aynı ilaçlar farklı durumlarda
kullanılabilirken (imipramin vb.), bazen de aynı klinik
tabloda birbirine benzemeyen ilaçlar kullanılabilir (dikkat
eksikliği, hiperaktivite bozukluğu vb.).
Genellikle beyinde davranışları etkileyebilen biyokimyasal
yollardaki nörotransmitter denilen maddeler üzerinde
etkilidirler. Bu maddelerin metabolizmalarındaki çeşitli
basamaklara karışarak biyokimyasal yoldan etkilerini
gösterirler.
Psikiyatride kullanılan ilaçların önemli bir özelliği,
ilacın bireyselleştirilebilmesidir. Yani; her ilaç bütün
hastalarda aynı etkiyi göstermeyebilir ve ilaçların etki
dozu da hastadan hastaya değişebilir. Bunun da nedeni hiç
kuşkusuz psikiyatrik hastalıkların doğasından ileri
gelmektedir. Psikiyatrik bozuklukların ortaya çıkışı ve
seyrinde biyolojik faktörler yanında psikolojik, çevresel ve
gelişimsel faktörlerin de rolü olması ilaç tedavisindeki bu
farklılığı açıklayabilir.
Psikiyatride kullanılan ilaçların çocuklarda kullanımı ise
erişkinlere göre farklılıklar gösterir. Çocuklardaki hızlı
gelişim özellikleri ilaç tedavisi ile etkileşime girebilir.
Dolayısı ile metabolik özelliklere bağlı olarak hasta ilacı
tolere edemeyebilir, beklenmedik ve çok farklı yan etkiler
gözlenebilir ya da ilaca dirençli olabilir ve tedavide daha
yüksek dozlar gerekebilir.
Ayrıca, çocuğun ailenin bakımına bağlı olması, aile
bireylerinin de ilaç tedavisinde işbirliği desteğini
gerektirir, kimi durumlarda okulla işbirliği dahi
gerekebilir.
Çocuklarda tablet, draje şeklindeki ilaçların yutulması
sorun olabilir. Bu durumda ilaçların damla, şurup formları
tercih edilebilir, yoksa suda eritmek gibi yöntemler
denenebilir ve hatta ilaç yutmaya yönelik davranışçı
yöntemler aileye öğretilebilir.
Çocuk; bedensel, davranışsal, duygusal ve bilişsel açıdan
sürekli gelişim halinde olduğu için; ilaçların yan etkileri
bütün bu alanlarda da görülebilir. Ancak; görülen problemin
ilaçla mı, yoksa hastalığın seyri ile mi ilgili olduğu her
zaman ayırt edilmelidir. Davranışla ilgili yan etkiler
fiziksel yakınmalardan önce ortaya çıkabilir.
Kitle
iletişim araçlarının zaman zaman bazı ilaçların kullanımını
tartışmaya açması, anne babaların ilaç tedavilerine daha
kuşkulu yaklaşmalarına neden olabilmektedir. Ayrıca,
psikiyatride kullanılan ilaçlara bazı anne babalar da bazen
soğuk bakabilmektedirler. Ancak bir ilacın kullanılmasına
ancak klinik koşullarda ve bir hekim tarafından, üstelik
tedavisiz kalmanın ve tedavinin maliyeti düşünüldükten sonra
karar verilir.
Çocuğun bir ilacın kullanmaktan yarar göreceğine karar
verildikten sonra ve kullanılması sırasında dikkat edilmesi
gereken noktalar vardır:
Öncelikle çocuk ve bakımından sorumlu olan anne baba veya
başka kişilere anlaşılır bir dilde yeterli ve doğru bilgi
verilmeli, çocuğun ve ailenin onayı alınmalı, takip
süresince de uygun şekilde kullanması sağlanmalıdır
Ayrıntılı bir fizik muayene ile çocuğun fiziksel ve
gelişimsel özellikleri (boy, kilo, nabız, kan basıncı vs)
incelenmeli, laboratuar testleri ile desteklenmelidir
Ruhsal
ve davranışsal özellikleri, yine ruhsal muayene ile
değerlendirilmelidir, bu konuda çeşitli ölçeklerden
yararlanılabilir
Erişkinlerde kullanılan psikiyatrik ilaçların çoğu
çocuklarda da kullanılırlar. Ancak çocuğun gelişimsel
özellikleri göz önünde tutularak düşük dozlarda başlanmalı
ve yavaşça arttırılarak istenen doza ulaşılmalıdır
Psikiyatrik ilaçlar genellikle uzun süre kullanıldığı için,
takip sürecinde görülebilecek tedavi uyumsuzluklarına karşı
hazırlıklı olunmalıdır, çünkü ilaç dozunun kontrolsüz olarak
değiştirilmesi veya ilacın aniden kesilmesi gibi durumlar
istenmeyen yan etkilere yol açabilir, buna karşılık ilaç
tedavisi başka tedavilerle de desteklenmelidir.
|