|
Çalışana Psikolojik Destek
Merkezi'ne göre
Fark yaratan Çalışan Prim yapıyor
Çalışanın potansiyelini harekete geçirmenin, kurumların
çizgi ötesi performansı yakalamalarının temel unsuru insan.
Memory Center'ın Çalışana Psikolojik Destek Merkezi,
çalışanların zihinsel, duygusal, fiziksel sağlıklarını, iş
performansı seviyelerini, kuruma ve işe olan uyumlarını
sağlayarak kurumsal verimliliği en üst seviyeye çıkaracak
programlarla işletmelerin karşısına çıkıyor.
Günümüz iş hayatında, çalışanların yüzde 20'sinden fazlası
iş performanslarını etkileyen kişisel problemlere sahip.İşe
devamsızlıkların yüzde 30'u ve işten ayrılmaların yüzde
66'sı yine çalışanların kişisel sorunları ile ilişkili.
Çeşitli psikolojik sorunlara sahip çalışanlar ortalama bir
çalışandan yüzde 25 daha az üretken. Memory Center
tarafından yapılan bu araştırmanın sonuçları işletmeleri
çalışanların üzerine daha fazla eğilmeye sevk ediyor.
Öyle
ki Memory Center, Çalışana Psikolojik Destek Merkezi
bile kurmuş ve çalışana psikolojik destek programları
hazırlamış. Bireysel, kurumsal ve yönetsel gelişim olmak
üzere işletmelerde üç alan üzerinde çalışmalar yapan
merkezin temel amacı işyerinde sorun yaşayan insanların
zihinsel ve ruhsal farkındalıklarını artırmak.
Merkezin başında bulunan Psikolog Dr. Ercüment Doğan,
en çok karşılaşılan performans düşüklüğünün nedenleri
arasında kişisel problemlerin bulunduğunu söylüyor. Ayrıca
çalışanın çevre ile olan ilişkisi iş hayatını olumsuz
etkiliyor. Yani birçok çalışan, çevresindekileri
değiştirmekle uğraştığı için stres ve moral bozukluğu
yaşayarak üretkenliğini yitirebiliyor.Oysaki çalışanın
kendisinin çevreye karşı olan tavrını, tutumunu
değerlendirmesi ve bunu kontrol altında tutabileceğini
bilmesi gerekiyor,bilmiyorsa da bu konuda mutlaka eğitim
alması yönünde teşvik ediliyor.
Etkin
eğitimin ölçümü
Yönetimden, işyerinin kurallarından ve ücretten kaynaklanan
şikayetlerin yanı sıra çalışanın kendi ihtiyaçlarının ne
olduğunu tam olarak bilmemesi, çelişki yaşamasına neden
oluyor."Kariyer yapmak için mi çalışmak yoksa sadece iş
yapmış olmak için mi çalışmak" arasında yaşanan gelgitlerle
performansı düşüyor. Çalışana Psikolojik Destek Merkezi
hazırladığı programı, çalışanların çizgi ötesi performansı
yakalayabilmelerine büyük oranda katkı sağlayacak şekilde
uyguluyor. Doğan, verdikleri eğitimle ilgili olarak şunları
söylüyor: "Bir eğitim etkinliği dört yolla ölçülür. Birinci
basamak eğitimi alan kişinin verdiği tepkidir.İkinci basamak
bilgidir. Bilginin alınıp alınmadığı sorgulanır.Yani öğrenme
süreci.Üçüncü basamakta öğrenilenlerin özel hayata ve iş
hayatına ne kadar aktarıldığı araştırılır.Dördüncü basamak
ise işletmenin bundan ne kadar yarar sağladığının
ölçümlendiği aşamadır. Amacımız verdiğimiz destekle çalışan
üzerinde bu dört etkiyi yaratmak."
Ercüment Doğan, kişisel gelişim seminerlerinin çoğunun
öğrenme boyutunda kaldığını, didaktik bir eğitim
sunulduğunu,dolayısıyla kişilere sadece eğlenceli birkaç
saat geçirtmekten öteye gidemeyen programlar olarak
hazırladığını söylüyor. Çalışanın öğrendiklerini hayata
geçirmesi konusunda yetersiz kalan bu programlara
yaşanmışlık katılamadığı için kişinin bunu hayata geçirmesi
de o oranda zor oluyor. Doğan şöyle diyor; "Biz, kişiyi
değişim boyutuna taşıdıkça çalışma gruplarını ön plana
çıkarıyoruz."
Çalışma grupları 10-15 kişiden oluşur. Bu gruplarda
yaşamsallık ve paylaşım var. Verilmek istenen bilgiyi eğitim
esnasında yaşıyorlar ve grubun diğer üyeleriyle ilişki
kurarak uyguluyorlar.Yapılan egzersizlerle kişi iş hayatında
ne durumda olduğunu görüyor yani kendisini değerlendirme
fırsatı yakalıyor. Ne tür bir eğilime sahip olduğunu
görüyor. Ayrıca grup üyeleri birbirlerine geri bildirimlerde
bulunabiliyorlar.Kişiler birbirlerinin duygu ve
düşüncelerini paylaşıyorlar.Bu çok önemli. Kişi ne olduğunu
karşısındakinin ağzından duyuyor. Grup içinde kişinin
yaşamdaki rolünün bir parçasını görebiliyorsunuz.Değişim
anlamında bu çalışmaların çok etkili olduğunu gelen
geribildirimlerde gördük."
Türkiye'de bu tür destek programları ve kurumlar bu konuda
yeni yeni yapılanıyor. İşletmeler de çalışanlarının
eğitimlerine daha fazla önem vermeye başladı. Çizgi ötesi
performans yakalayan bir çalışanın ancak fark
yaratabileceğini belirten Doğan; "Standart performans
göstermek işletmelerin artık istediği bir şey değil. Üreten
ve çizgi ötesi performans gösteren çalışan bekliyorlar.
Çünkü
artık rekabet etmenin başka yolu yok.Bütün işletmelerde
sermaye, teknoloji var. Ama tek farklı yanları insan. Bu
yüzden insana yatırım yapmayı sürdürmek sonsuza kadar devam
edecek. Kriz dönemlerinde ilk eğitimlerden, yani insana
yapılan yatırımlardan kısıntıya gidilir. Halbuki tam tersi
olması gerekir." diyor.
Verimli çalışan olmak
"İş
hayatında
insan
sürekli kendisini geliştirmek durumundadır ve bu göründüğü
kadar kolay bir şey değildir. Yoğun iş temposu, çalışılan
zamanın çok fazla olması gibi sorunlar çalışanı strese
sokuyor. Stres unsurları iş hayatında az ya da çok
karşılaşılan durumlar. Bizim yaptığımız çalışanın kendisini
daha verimli hale getirebilmesi ve stresten
arındırabilmesine yardımcı olmak. Çalışan bunu
sağlayabildiği zaman hem kendisinin gelişimine hem de
kurumsal gelişime katkı sağlamış oluyor.
NLP,
temel olarak model almayı öngörüyor. 'Başkaları yapıyorsa
sen de yaparsın.' mantığıyla kişiye yaklaşılıyor.
Burada dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü herkesin bir
psikolojik olgunluk seviyesi var.
NLPde
dikkatli olmak gerekiyor
Program kapsamı içerisinde NLP'yi de kullanan Doğan, birçok
bilişsel yaklaşımın bir potada eridiği bir alan olan NLP'de
dikkatli olmak gerektiği üzerinde duruyor.Doğan şöyle diyor:
"NLP, temel olarak model almayı öngörüyor. "Başkaları
yapıyorsa sen de yaparsın." mantığıyla kişiye
yaklaşılıyor.Burada dikkatli olmak gerekiyor. Çünkü herkesin
bir psikolojik olgunluk seviyesi var. NLP, insanları
olmadıkları veya olamayacakları bir şeye yönlendirme
şeklinde yapılırsa olumsuz sonuçlar verebilir. Bir NLP
uzmanının psikoloji eğitimi alması bu yüzden çok önemli."
Liderlik becerilerinden etkin
ekip çalışmasına
Çalışana Psikolojik Destek Merkezi'nin hazırladığı programın
kapsadığı alanlar şunlar: Liderlik becerilerinin
geliştirilmesi, etkin ekip çalışmasının sağlanması, iletişim
sorunlarının azaltılması, çalışan motivasyonunun
yükseltilmesi, pozitif düşünme becerisinin geliştirilmesi,
iş-aile uyumunun sağlanması, işyerinde yaşanan
duygusal/fiziksel gerilimle baş etme..
Çalışanın işe kendini verme seviyesinin yükseltilmesi, sorun
çözme becerisinin geliştirilmesi, kurum vatandaşlığının ve
aidiyet duygusunun oluşturulması, çalışanlar arasında
işbirliğinin ve bilgi paylaşımının artırılması, çalışanın
işinden ve kurumdan sağladığı tatminin artırılması, gelecek
kaygısı, güvensizlik, engellenmişlik, belirsizlik ile baş
etme, iş kazası, işten ayrılma ve işe devamsızlık sorunları
ile mücadele.
Ercüment
Doğan kimdir?
Dr.
Ercüment Doğan lisans derecesini Boğaziçi Üniversitesi
Psikoloji Bölümü'nden aldıktan sonra aynı üniversitede
klinik psikoloji yüksek lisans derecesini elde etti. Marmara
Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü Örgütsel Davranış
Bilim Dalı'nda yüksek lisans ve doktora derecelerini aldı.
1995-1999 yılları arasında Boğaziçi Üniversitesi Psikolojik
Araştırma Merkezi ve Marmara Üniversitesi Hastanesi'nde
klinik danışmanlık yaptı. Halen Memory Center Çalışana
Psikolojik Destek Merkezi'nin faaliyetlerini yürüten
Ercüment Doğan, kurumsal ve bireysel danışman, terapist ve
eğitimci olarak görevi yapıyor.
Daha geniş
bilgi için aşağıdaki sayfaları inceleyebilirsiniz.
Endüstri Psikolojisi Birimi
KAYNAK
http://www.kisiselgelisimdergisi.com/2004/ocak/exec/yasam.html
Medya'da Memory
Center - Dergiler |