|
Şizofrenide Psiko-Sosyal Tedaviler
Şizofrenide psiko-sosyal tedavi ne anlama gelir?
Şizofrenide ilaç tedavisi dışında kalan diğer tedavi
yöntemlerini tanımlamak için "psikososyal tedaviler" terimi
kullanılır. Psiko-sosyal tedaviler, düzenli ilaç kullanmakta
olan ve rahatsızlığın alevlenme döneminde bulunmayanlar için
geçerlidir.
Psiko-sosyal tedavilere neden gerek duyulur?
Şizofreni, kişinin dünyayı algılama tarzını, düşünce ve
duygularını etkileyerek başkalarından farklı davranışlar
göstermesine yol açan bir rahatsızlıktır.
Şizofrenisi olan kişi düşünce dizgesinde ortaya çıkan gerçek
dışı, benliğe yabancı değişikliklerin etkisinde yoğun bir
bunaltı yaşar. Yaşadığı bunaltı nedeniyle kişiler arası
ilişki kurmayı sağlayan basit işlevleri bile yerine
getiremeyebilir. Benlik bütünlüğünü koruyamadığı için
başkalarına karşı kendisini savunmasız hisseder. insanlara
güveninin kaybolmasıyla birlikte kendi dünyasına çekilmeye,
ilişkilerini asgariye indirmeye başlar. bu farklılaşma aile
ilişkileri, kişiler arası ilişkiler, okul, iş ve sosyal uyum
üzerine olumsuz bir şekilde yansır.
Bu
değişikliklere şizofrenisi olan kişinin yakınları bir anlam
veremeyip kaygılanarak ne yapacaklarını, nasıl
davranacaklarını bilemez hale gelirler. Şizofrenisi olan
kişilerin yakınlarında öncelikle gözlenen tepki
rahatsızlığın yadsınması ve değişikliklerin kapris,
tembellik, bencillik olarak değerlendirilmesidir.
Rahatsızlık süreci ilerledikçe toplumsal ortamdan uzaklaşma,
kendi dünyasına kapanma artar. Aile fertlerinin bu
uzaklaşmaya tepkisine bağlı olarak da "kopma" süreci
şekillenir. Şizofrenisi olan kişinin kendine özgü dünyasını
anlama çabasında olmayan ön yargılı yaklaşımlar sorunu iyice
çözümsüz hale getirebilir. Gerçeği algılamadaki
farklılıklar, çevreye ilgide azalma, sorumluluk almakta ve
yerine getirmekte güçlük gibi şizofreni rahatsızlığının
doğasına ilişkin sorunlar nedeniyle kişi belirgin uyum
sorunları yaşamaya başlar.
İşte
bu noktada hem rahatsızlığı olan kişinin iç dünyasındaki
karışıklığı düzeltecek hem de toplum içindeki yalnızlığını
ortadan kaldıracak, giderek yitirmekte olduğu yetenek ve
becerilerini ona yeniden kazandıracak, bozulmuş iletişimi
yeniden kurabilmesine olanak verecek tedavi yaklaşımlarının
devreye girmesi gerekli olmaktadır. Bu nedenle şizofreni
tedavisinin önemli bir bölümünü psiko-sosyal yaklaşımlar
oluşturmaktadır.
Şizofrenide kullanılan psiko-sosyal tedavi yöntemleri
nelerdir?
1. Destekleyici Tedaviler:
Bu
tedavi yaklaşımı şizofrenisi olan kişinin yeteneklerinin
gerilediği stresli yaşam olaylarına karşı daha duyarlı hale
geldiği düşüncesine dayanır.
Tedavide amaç, eksiklikleri ve kayıpları ortadan kaldırma,
duygusal destek sağlama, yaşam olaylarına yönelik
uygulanabilir bilgi ve beceri kazandırmaktır.
Günümüzde şizofreni için uygulanabilirliği en kolay, yaygın
bireysel psikoterapi yöntemi olarak kabul edilmektedir.
Destekleyici psikoterapi etkir.ı dinleme; günlük yaşamı
etkileyen sorunların çözümü üzerine konuşma; hastalık
belirtileri, nüks ve riskler konusunda bilgilendirme
tedaviye uyum sağlama ve sosyal ilişkileri desteklemeye
yönelik olarak uygulanır. Kısa süreli bir yaklaşımdır. Kişi
hastalık belirtileri ve belirtilerin stresle ilişkisi
konusunda eğitildiğinde sıkıntı yaratan durumlarla başetme,
kontrol altına alma ve savunma stratejileri geliştirme
şansına sahip olur.
2. Bilişsel Davranışçı Tedaviler:
Bu
tedavi yöntemi rahatsızlığın nedenine yönelik değildir.
işlevselliğin arttırılması rahatsızlığın olumsuz gidişinin
engellenmesi amaçlanmaktadır. Şizofrenisi olan kişinin
sorunları işlevsel açıdan ele alınarak uyumsuz davranışın
yerine uyumlu davranışın konması hedeflenir. Hem yitime
maruz kalan yetiler hem de sağlam kalan davranış özellikleri
ele alınır. Halihazırda sahip olunan beceri ve yetenekler
aracılığıyla günlük yaşamdaki işlevsellik arttırılmaya
çalışılırken, yitirilen davranışları da yeniden kazandırma
stratejileri uygulanır. Şizofrenisi olan kişinin düşünce
bozuklukları özellikle sanrılarla (hezeyanlarla), işitsel
varsanılarla başa çıkması duygularını uygun bir şekilde dışa
vurabilmeyi öğrenmesi sağlanmaya çalışılır. Bu amaçla günlük
faaliyetlerin kayıt edilmesi program hazırlama ve uygulama,
ev ödevlerinin gerçekleştirilmesi tedavinin önemli
unsurlarındandır. Uzun süreli bir tedavi yaklaşımında
tedavi, oldukça yapılandırılmış bir program dahilinde
ailesel iletişimi ve şizofrenisi olan kişinin sorun olarak
nitelenen davranışlarını değiştirmeye yöneliktir.
3. Grup
Tedavileri:
Rahatsızlığın bazı belirtilerinin ortadan kaldırılması,
sosyal uyumun arttırılması, bilişsel kayıplar ve işlev
yitiminin azaltılması amaçlanır. Grup dinamiklerinin sunduğu
zeminde etkileşim, eğitim ve destek olanaklarıyla ortak
yaşantıların paylaşılması, toplumsal davranışlar konusunda
geri bildirim, yeni sosyal beceriler geliştirilebilmesi
sağlanmaya çalışılır. Terapist burada doğal grup dinamikleri
olan cesaretlendirme, öğrenme ve değişimi kullanır.
Toplumsal beceri kazandırma amacıyla rol provası, model
olma, yeni davranış modellerine öncülük yapma, beceri
geliştirme gibi yöntemler kullanılır. Ayrıca bilişsel
alandaki bozulmaları azaltmaya yönelik olarak da zihinsel
işlevler, bellek, dikkat, algı, kavramsallaştırma ve duyguyu
ifade edebilme gibi konular üzerinde çalışılır.
Tedavide amaç iç görü kazandırmak, davranışlarda değişiklik
sağlamak, toplumsal destek alanlarını çoğaltmak. boş zaman
etkinliklerine katılımı arttırmak biçiminde özetlenebilir
Tedaviler düzenli, planlanmış oturumlar biçiminde, sınırlı
sayıda kişinin katılımıyla gerçekleşir.
4. Aile tedavileri:
Şizofreni kişiyi olduğu kadar aileyi de derinden etkileyen
bir rahatsızlıktır Şizofreninin yarattığı bunaltının
şizofreni si olan kişiye ve yakınlarına yüklediği
zorlukların gerilimi yeniden ona yansıyarak rahatsızlık
sürecini olumsuz etkilemesini önlemek amacıyla uygulanır.
Rahatsızlığın oluşması ve ortaya çıkmasındaki aileye ait
hazırlayıcı etmenleri anlamaya, rahatsızlığın ailede
yarattığı olumsuzlukları ve güçlükleri ortadan kaldırmaya
yönelik bir tedavi yöntemidir. Ailenin rahatsızlığı doğru
anlamasını, akılcı bağlantılar kurmasını, olumlu tutumlar ve
gerçekçi beklentiler geliştirmesini olanaklı kılar.
Aile tedavilerinde,
-
Rahatsızlık konusunda bilgi sağlama,
-
Ailenin kaygılarının, çatışmalarının anlaşılması ve dile
getirilmesine olanak sağlama,
-
Ortaya çıkan sorunları çözme, çözüm yollarını geliştirmeye
yönelik bir zemin hazırlama, seçenekler oluşturma,
kullanılabilir öğütler verme,
-
Rahatsızlığa karşı dayanma gücünü arttırma,
- Aile
içi duygu dışa vurumunun uygun biçimde yapılmasını
sağlayarak iletişim becerilerini geliştirme amaçlanmaktadır.
Aile
yaklaşımları iki büyük alanı hedef almıştır: Belirtilerin
bastırılması ve hastalığa yönelik ailesel-toplumsal
tepkileri olumlu yönde geliştirme. Ailede rahatsızlığa
ilişkin olumsuz duyguların yüksek düzeyde dışavurumu
rahatsızlığın ilerlemesinde ve alevlenmesinde önemli bir
paya sahiptir. Bu nedenle şizofreni si olan kişinin
yakınlarının bireysel kaygılarının, çatışmalarının dile
getirilmesi; çözüm yollarının tartışılması; rahatsızlığın
doğası ve belirtileri,nedenleri,gidişi ve sonlanması
konusunda bilgilendirmeyle olumsuz duygu dışavurumu
azaltılır. Aile tedavilerinin bir yararı da şizofrenisi olan
kişinin ve yakınlarının ilaç tedavisine ve diğer tedavilere
uyumunu arttırmasıdır
5.
Ortam tedavisi:
Bu
yöntemle şizofrenisi olan kişinin yaşadığı yerlerin bir
tedavi ortamı olarak kullanılması amaç edinilir. Kişinin
tedavi görmekte olduğu yataklı tedavi kurumları, gündüz
hastaneleri, psiko-sosyal tedavi merkezleri, çalıştığı iş
yeri, yaşadığı sokak birer tedavi ortamı olarak kabul edilir
Deneyimli bir ekip tarafından yürütülmesi gereken bir tedavi
yöntemidir
Gerçeği değerlendirme yetisi bozulmuş olan kişinin dürtü
denetimini sağlamak, kendisine ya da başkalarına yönelik
olabilecek zararlı davranışlarını önlemek, insanlarla
etkileşimini arttırmaya cesaretlendirmek, uyumlu davranış
modelleri geliştirmek amaçlanır. Ayrıca toplumsal yaşama
uyumunu arttırmak amacıyla yaşadığı toplumda öne çıkan
kişileri bilgilendirmek, toplumdan soyutlanmasını
engellemek, ona özgü yaşam koşullarının oluşturulmasını
sağlamak hedeflenir. Bu yaklaşımla şizofrenisi olan kişinin
işlevsel durumuna uygun sorumluluk alması sağlanmaya, hasta
rolünden sıyrılıp normal yaşam tarzına yakın davranışlar
geliştirilmesi olanaklı kılınmaya çalışılır. Ülkemiz
koşullarında ortam tedavisi şimdilik yeterince uygulanma
imkanı bulamamaktadır.
Psiko-sosyal tedavi yöntemleri nasıl uygulanmaktadır?
Bu
yaklaşımlar karşılıklı etkileşim içeren birbirine sıkı
sıkıya bağlı alanlardır. onların sadece birini. sürdürmeye
çalışmak, belirtilerin giderilmesi, sosyal iyileşme ve yaşam
düzeyini arttırmaya yönelik katkıları yetersiz kılar. Bu
nedenle psiko-sosyal tedavi yöntemlerinin birlikte
uygulanması yararlıdır.
Şizofreninin tedavisinde psikoanalitik yönelimli psikoterapi
yaklaşımları uygulanır mı?
Şizofreninin zihinsel bozulma sürecinde çocukluk dönemine
özgü büyüsel, gerçekliğe uymayan, neden sonuç ilişkileri
gözetmeyen, bütün varlıklara canlılık atfeden ilkel düşünce
süreçlerine doğru gerileme olur. Kişinin ruhsal enerjisi dış
dünyadan ve kendi dışındaki varlıklardan geri çekilip kendi
bedenine aktarılır. Bu da kişinin içe kapanmasına, kendi
yarattığı dünyada tek başına yaşamasına neden olur.
Şizofrenisi olan kişide ortaya çıkan bilinçdışı çatışmaların
rahatsızlığa neden olduğu düşüncesindeki bazı
psikoterapistler derinde yatan bilinçdışı çatışmaları yüzeye
çıkarıp onlardan arınarak rahatsızlık belirtilerinin ortadan
kaldırılabileceğine inanırlar. Bu yaklaşımın kişinin zaten
çok kırılgan olan benliğinin dağılmasına yol açabileceği
görülmüş ve şizofrenide psikodinamik yönelimli psikoterapi
yöntemleri yerine destekleyici yaklaşımların daha yararlı
olduğu kabul edilmiştir.
Şizofrenide psiko-sosyal rehabilitasyon ile amaçlanan nedir?
Rehabilitasyonun iki temel amacı:
1.
İşlevsel yeti yitiminin azalmasına, giderilmesine yönelik
eğitim vermek ve deneyimleri arttırmak,
2.
Toplumsal ilişkilerle ilgili elverişsizlikleri ortadan
kaldırmaya yönelik çevresel destek sistemlerini arttırıcı
olanaklar geliştirmektir. Rehabilitasyon programları ve
servisleri; mesleki rehabilitasyon servisleri, tedavi evleri
ve psiko-sosyal rehabilitasyon merkezlerini içermektedir.
Şizofrenisi olan kişinin yaşamını etkileyen en önemli
sorunlardan biri işsizlik, çalışmama durumudur. Bu nedenle
mesleki rehabilitasyon şizofreninin rehabilitasyonundaki en
temel yaklaşım noktalarından biri olmaktadır. Bu programlar
hastanelerdeki çalışma alanlarında, işe odaklanmış ve
mesleki yetileri geliştiren ya da yitimi azaltan bir
içerikle gelişmektedir. Psiko-sosyal rehabilitasyonun
gerçekleştirildiği en temel uygulama ise gündüz hastanesi
uygulamalarıdır. Şizofrenisi olan kişinin mesaiye gider gibi
gittiği bu ortamdan bireysel ve grup halinde uygulanan
psikoterapilerin başında da daha yaygın biçimde psiko-sosyal
rehabilitasyona yönelik programlar uygulanmaktadır. Bireyler
gün boyunca sorumluluk alarak çay ocağı, büfe gibi küçük
çaplı işletmeleri çalıştırma, bütçe yapma, bankaya gitme
gibi bazı işleri yürütmek, bazı kurslar ve eğitim
programlarına devam etmek, yeni durumlarına uygun bir takım
işleri öğrenmek ve becerilerini geliştirmeye yönelik uğraşı
terapisini sürdürmek gibi etkinliklerde bulunmaktadırlar
Kişilerin yeniden hastaneye yatmalarını önlemeye yönelik
girişimler de rehabilitasyonun kapsamındadır. Şizofrenisi
olan kişinin mahallesinde, iş yerinde, yaşamını sürdürmekte
olduğu bütün alanlarda temel yaşam gereksinmelerini
karşılamaya, sorunlarını çözebilme ve rahatsızlığıyla başa
çıkma becerilerini geliştirebilmeye, toplumsal destek
sistemlerini devreye sokabilmeye yönelik uğraşlar söz
konusudur. Rehabilitasyon programlarının uygulanması daima
bir ekip çalışmasını gerektirir. Şizofrenisi olan kişiler bu
ekibin en vazgeçilmez parçasıdırlar.
Bu açıdan ülkemizde durum nasıldır?
Psikiyatrinin gelişmesi ile beraber "depo hastanelerinin"
kapanması ve toplum içinde tedavinin benimsenmesi
rehabilitasyon programlarını son derece önemli hale
getirmiştir. Türkiye'de rehabilitasyona yönelik çabalar
oldukça sınırlıdır. Yakın tarihte çok dar olanaklarla gündüz
hastanesi oluşturmaya çalışan klinikler olmuş, fakat bunlar
bireysel çabalar olmaktan öteye gidememiştir Türkiye'de
özellikle ruh sağlığı alanı ile ilgili yasal düzenlemelerin
yetersiz olması, resmi sağlık politikalarının bu soruna
hemen hiç değinmemesi psiko-sosyal rehabilitasyon
çalışmalarının gelişememesinin en önemli nedenleri
arasındadır.
Daha geniş
bilgi için aşağıdaki sayfaları inceleyebilirsiniz.
ŞİZOFRENİ NEDİR?
ŞİZOFRENİDE AİLENİN ÖNEMİ
ŞİZOFRENİ HASTALIĞININ SEYRİ
ŞİZOFRENİDE İLAÇ TEDAVİSİ
ŞİZOFRENİDE PSİKO-SOSYAL TEDAVİLER
ŞİZOFRENİDE YASAL KONULAR
|