|
Şizofrenide
Yasal Konular
"Şizofrenisi olan bir çocuğumuz var. Babası memur (ya da
emekli) ancak çocuğun yaşı ondokuzu geçti. Rahatsızlığı
nedeniyle devamlı ilaç kullanması gerekiyor. Rahatsızlığın
şiddetlendiği dönemlerde hastanede yatması gerekiyor. Tedavi
masrafları çok ağır. Bir çözüm bulabilir miyiz?"
Şizofrenisi olan çocuklar yaşları kaç olursa olsun aile
yardımından süresiz yararlanabilirler. Kendisine bakmakla
yükümlü olan yakını; memur, emekli, sigortalı ya da bağ-kur
mensubu olabilir. Sonuç değişmez. Hasta yakını memur, emekli
ya da Bağ-Kur'lu ise devlet hastanelerine, sigortalı ise SSK
hastanelerine dilekçe ile başvurmalıdır. Tercihen tedavi
görülen hastaneye başvurmak uygun olur: "Çocukta
şizofreni denilen akıl hastalığının bulunduğu ve
süregenlik kazandığı bu durumu ile çalışarak hayatını
kazanamayacağım, bir başkasının bakımına muhtaç olduğunu,
babasının (ya da annesinin) sosyal haklarından
yararlanmasının uygun olduğunu" belirtir resmi bir
sağlık kurulu raporu alınır. Bu rapor ile kurumunuza
başvurarak çocuğunuza sağlık karnesi çıkartabilirsiniz.
Rahatsız olan çocuğunuz süresiz olarak aile yardımından
yararlanır.
"Şizofreni tanısı ile tedavi gören bir yakınım var. Babası
memur (ya da emekli ya da BağKur mensubu). Sağlık karnesi
var. Ancak hastanede ilaçla, birer kutu yazıyorlar. Çabucak
bitiyor. Takdir edersiniz ki ayda birkaç kere şizofrenisi
olan bir kişiyi hastaneye götürmek, poliklinikte beklemek,
muayene ettirmek hem çok zor oluyor hem de kişinin tüm
gününü alıyor. Bir de ilaç ücretinin %20'sini ödüyoruz.
Maddi yönden de zorlanıyoruz. Bunlara bir formül bulabilir
mi?"
Aslında bu konuda hekiminiz size yol göstermeliydi. Bir
dilekçe ile rahatsızlığı olan kişinin tedavi gördüğü
hastanenin baştabipliğine başvurursanız sorun çözülür.
ilgili hastanenin sağlık kurulunca "Hastanın şizofreni
tanısıyla tedavi gördüğü, devamlı ilaç kullanması gerektiği
bu nedenle %20 ilaç katılım payından ve bir
kalemde bir adetten fazla ilaç yazılmaması maddesinden muaf
tutulmasının uygun olduğuna" dair rapor düzenlenir.
Artık
yakınınızın muayenesinde hekiminiz 2-3 aylık ilacı bir
reçeteye yazar. Bu ilaçların %20 katılım payını da
ödemezsiniz. Yani eczaneye hiç para vermeniz gerekmez. Bunun
için de hekiminizin reçetenin arkasında "............hastanesinin
......tarih ....... sayılı
raporu ile muaftır.
" diye
yazıp imzalaması gerekir. Reçeteyi hastane idaresine
onaylatırken bu ibareyi de onaylattırmayı unutmayın. Ayrıca
eczane sizden raporunuzun tasdiki i bir fotokopisini
isteyecektir. Yanınızda bulunsun
"Şizofreni tanısı ile tedavi görmekteyim. Yeşil kartım var.
Hastanede yatmam gerektiğinde ya da muayene için
polikliniğe gittiğimde ücret ödemiyorum. Ancak ayaktan
muayene edildiğinde yazılan ilaçları kendi paramla almak
zorunda kalıyorum.
"Bu
ilaçları ücret ödemeden elde etmenin bir imkanı yok mu?"
Evet
var. Bir dilekçe ile tedavi gördüğünüz hastaneye başvurunuz.
Hastaneden "Şizofreni rahatsızlığı nedeniyle çalışarak
hayatınızı kazanamadığınız, bu ilaçları devamlı kullanmanız
gerektiğine" dair bir sağlık kurulu raporu alırsanız
sorun çözülür.
Bu
rapor ile ikamet ettiğiniz ilçenin kaymakamlığına
başvurmalısınız. ilçe sosyal dayanışma fonu ilaç
masraflarınızı karşılayacaktır
"Şizofrenisi olan bir yakınım var. Çok mağdur durumda.
Kendisine maaş bağlanabilir mi?"
Evet.
2022 sayılı yasa gereği kendisi hakkında bir resmi sağlık
kurulunca malüllük raporu düzenlenirse maaş bağlanabilir.
Bunun için durumunu bildirir bir dilekçe ile ikamet ettiği
ilçenin kaymakamlığına başvurması gerekir. Kaymakam
dilekçeyi mal müdürlüğüne havale eder. Mal
müdürlüğünde, bu yasadan yararlanacaklar için özel
hazırlanmış rapor formları vardır. Mal Müdürlüğü ilgili
hastaneye bir üst yazıya ek olarak iki rapor formunu
gönderir. Gönderilen hastanenin sağlık kurulunca
"Şizofreni olduğu, çalışma
gücünü %70'in üzerinde kaybettiğine"
dair
rapor düzenlenir. Hastane tarafından bu rapor mal
müdürlüğüne gönderilir Gerekli işlemler sürdürülür. Ve 2022
sayılı yasaya göre şizofrenisi olan kişiye maaş bağlanır.
Ayrıca da yeşil kart verilir.
Şizofreni tanısı ile tedavi gören bir öğrenci var. Okuluna
devam edemiyor. Öğrencilik haklarını kaybetmemesi için ne
yapılabilir?
Okulundan resmi bir yazı yazılarak tedavi gördüğü kuruma
durumu sorulursa ya da ailesi dilekçe ile başvurursa tedavi
edildiği hastanede durumu değerlendirilir. Sağlık kurulunca
"hastalığı sebebiyle kayıt haklarının dondurulmasının
uygun olduğu" şeklinde rapor düzenlenir. Tedavi ile
alevlenme dönemi geçince okula devam edebilir.
"Oğrumuz
şizofreni tanısı ile tedavi görüyor. Askerlik çağı geldi. Ne
yapmalıyız?"
Tedavi
gördüğü kurumdan veya özel psikiyatrından epikriz
(rahatsızlığın belirtileri ve tedavisine ilişkin bilgi
içeren rapor) alarak askerlik şubesine başvurmalısınız. Şube
sizi asker hastanesine sevkedecektir. Oradaki psikiyatr
oğlunuzu muayene eder, epikrizi inceler, gerekirse ileri
tetkikleri yaptırır. Sonuçta askeri hastanenin sağlık
kurulunca şizofreni tanısı almış bir kişinin askerliğe
elverişli olmadığı şeklinde rapor düzenlenir.
Şizofrenisi olan bir devlet memuru işinden olur mu?
Bir
devlet memuruna şizofreni tanısı konulursa yasal olarak uzun
süreli istirahat kullanma
hakkı
vardır. Belli bir süre tedaviden sonra klinik durumu uygun
olursa istirahatı kesilip daha hafif bir görevde
çalıştırılmak üzere işe başlatılabilir Ancak klinik gidiş
uygun değilse istirahat hakkı sonuna kadar
kullandırılabilir.
Sağlık
kurulu raporları ile şizofrenisi olan kişiye azami 6 aylık
dilimler halinde 36 aya kadar istirahat verilebilir.
Bu
sürenin sonunda da malülen emeklilik yoluna gidilebilir.
"Bir
tanıdığımız memur işyerinde kendisiyle uğraştıklarını
söyleyerek doğru dürüst işe gitmez oldu. "Göreve gitmiyor"
diye müstafi saymışlar. Daha kötü oldu, evden dışarı
çıkmıyor. Şimdi şizofreni teşhisi konmuş. Memuriyette bunca
yıllık emeği var. Ne yapılabilir?"
Bugün
için şizofreni tanısı kesinlik kazanmış ise muhtemelen işi
bırakmasına neden olan sorunlar rahatsızlığının ilk
belirtileridir. Tedavi ekibi de bu kanıda ise kurumuna bir
yazı ile durum bildirilir. Kurumu resmi bir yazı ile duruma
açıklık getirilmesini isterse; ilgili hastanenin sağlık
kurulunca kişide "Şizofreni denilen akli hastalığının
saptandığı, bu hastalığın sebep olduğu düşünce bozuklukları
nedeniyle işini bıraktığı bu nedenle müstafi sayılma
işleminin iptal edilerek malulen emekli edilmesinin uygun
olduğu" kanaatini bildiren bir rapor düzenlenir. Bu
raporu dikkate alınarak kurumunca gerekli işlemler yapılır
ve kişinin mağduriyeti giderilir.
Şizofrenisi olanlar evlenebilir mi?
Medeni
Kanun'a göre akıl hastaları evlenemez. Şizofreni de bir akıl
hastalığı olarak kabul edildiğinden yasal olarak evlenmeleri
yasaklanmıştır. Ancak şizofrenisi olan bazı kişilerin
aileleri tarafından evlendirildikleri görülmektedir. Bu
evlilikler diğer tarafın itirazı olmadıkça yasal işleme tabi
olmazlar.
Diğer
eş nikahtan sonra itiraz ederse ne olur?
Türk
Medeni Kanunu, nikah töreni sonrasında eşlerden birinin akıl
hastası olduğu resmen kanıtlanabilirse, öbür eşe evlenmenin
geçersiz sayılması için başvuru hakkı tanımıştır. Kişi yeni
evlendiği eşinin şizofreni olduğunu öğrenir ve yasal süre
içinde yasal yollara başvurursa, ilgili mahkeme söz konusu
eşi psikiyatrik muayeneye sevk eder. Hasta olduğu sağlık
kurulu raporu ile belgelenirse nikah geçersiz sayılır. Ancak
günlük pratikte bu madde ile ilgili talebe sık
rastlanmamaktadır.
Evli
bir insanda şizofreni rahatsızlığı başlarsa eşi ondan
boşanabilir mi?
Şizofreni tanısı konması hemen boşanma gerekçesi oluşturmaz.
Türk Medeni Kanun'una göre; 'akıl hastalığı' sebebiyle
boşanmanın mümkün olabilmesi için sadece rahatsızlığın
mevcudiyeti yeterli değildir. Ek olarak;
- 3
yıldan beri devam etmelidir.
-
Rahatsızlık dolayısıyla rahatsızlığı olan eş müşterek
hayatın devamını diğer taraf için çekilmez hale getirmiş
olmalıdır
-
Rahatsızlığın şifası mümkün olmamalıdır.
"Aylığı/gayrimenkulu olan şizofreni tedavisindeki bir kişi
bunu çarçur edip yokluğa düşüyor. Nasıl bir önlem
alınabilir?"
Vesayet (korumanlık) altına alınması uygun olur. Türk Medeni
Kanunu'na göre bir kişinin 'akıl hastalığı' sebebiyle
işlerini göremez halde olması ya da daima başkalarının
yardım ve bakımına muhtaç olması ya da başkalarının
emniyetini tehdit eder olması halinde kendisine bir vasi
(koruman) atanır.
Şizofreni bu tanıma uyar. Şizofreni si olan kişinin
yakınının mahkemeye başvurması uygundur. ilgili mahkemenin
talebi üzerine resmi bir sağlık kurulunca gerekli rapor
verilir. Mahkemece vasi atanır. Vasi, vesayet hakiminin
denetimi altında şizofrenisi olan kişinin işlerini takip
eder
Şizofrenisi olan bir kişi herhangi bir suç işlediğinde hapse
girer mi?
Soru
böyle sorulduğunda yanıt, evettir. Şizofrenisi olan bir kişi
herhangi bir suç işlediğinde hapse girebilir. Yani
tutuklanabilir. Çünkü suçluyu yakalayan güvenlik güçleri
savcı ve sorgu yargıcı kişinin hasta olup olmadığını
bilemez.
Şizofrenisi olan bir kişi hapis cezası alır mı?
Soru
böyle sorulduğunda -ki doğrusu budur- yanıt, hayırdır. Çünkü
şizofreni rahatsızlığı olan kişi etrafında olup biten
olayları kendi hezeyanları doğrultusunda yorumlar. Dış
dünyayı yanlış algılaması sebebiyle giriştikleri eylemlerine
karşı sorumlu değillerdir. Ceza-i ehliyetleri yoktur.
Peki
mahkeme kişini şizofreni olduğu kararına nasıl varır? Ceza
nasıl işleme konmaz?
Yargılama sırasında sanık, sanık yakınları ya da sanık
avukatı kişinin hasta olduğunu ileri sürebilir. Bunun
saptanması için mahkeme kişi hakkında gözlem kararına varır.
Savcının isteği üzerine de olabileceği gibi sanığın
duruşmalarındaki davranışları nedeniyle de mahkeme doğrudan
gözlem kararı verebilir. Gözlem sonucu adli tıp ya da ruh ve
sinir hastalıkları hastanesi sağlık kurulunca şizofreni
tanısı kesin olarak konursa suç ne olursa olsun ceza
verilemez.
O
zaman şizofrenisi olan kişi suç işlediğinde serbest mi
bırakılır?
Hayır.
Ceza Kanunu'nun ilgili maddesi gereğince 'Şifa' buluncaya
kadar bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesinde muhafaza ve
tedavi edilirler. Suç ağır cezayı gerektiriyorsa bu süre en
az bir yıl olmalıdır.
Bu
durumda şizofrenisi olanlar suç işlediklerinde ömür boyu
akıl hastanesinde mi kalırlar?
Tehlikelilik riski olmayan, tedaviye uyum sağlayan,
dışarıdaki hayata uyumu konusunda yeterli sosyal desteği
olan şizofrenisi olan kişiler sosyal şifaya kavuşunca
haklarında rapor düzenlenir. Mahkeme de uygun görürse
taburcu edilir. Ancak bu kişilere 15-20 yıl süreyle 3 ya da
6 ayda bir kontrol muayene si kaydı konur.
Şizofreni rahatsızlığı cezaevine girdikten sonra başlarsa
ceza kaldırılır mı?
Bir
kişi cezaevindeyken şizofreni rahatsızlığı başlarsa ailesi
ya da avukatı cezaevi idaresine başvurur. Adalet
Bakanlığı'ndan infaz tehiri istenir. Zira CMUK'una göre
"Akli hastalığına tutulan mahkumlar hakkında hürriyeti
bağlayıcı cezanın infaz! iyileştikten sonraya bırakılır".
Bu
talep üzerine Adalet Bakanlığı bilirkişi kurumdan rapor
ister. Kişinin şizofreni olduğu CMUK'un ilgili maddesinin
uygulanması gerektiğine dair rapor verilirse, tedavisinin
sağlanması amacıyla cezası ertelenir ve tahliye edilir.
Ayrıca Anayasa'nın Cumhurbaşkanı'na tanıdığı yetkilerden
biri de (madde 104) sürekli hastalık sebebi ile belirli
kişilerin cezalarının kaldırılabileceği yönündedir. Bu
maddeye göre Cumhurbaşkanı şizofrenisi olan bir mahkumun
cezasını affedebilir.
Ekler
Devlet
Memurla" Kanunu
Madde
105:
Memurlara hastalıkları halinde verilecek raporlarda lüzum
üzerine aylık ve özlük haklarına dokunulmaksızın aşağıdaki
esaslara göre izin verilir:
A)
On
yıla kadar (on yıl dahil) hizmeti olanlara altı aya kadar,
B)
On
yıldan fazla hizmeti olanlara on iki aya kadar,
C)
Kanser, verem ve akıl hastalıkları gibi uzun süreli bir
tedaviye ihtiyaç gösteren hastalığa yakalananlara on sekiz
aya kadar, izin verilir.
Memurların hastalıkları sebebiyle yataklı tedavi
kurumlarında yatarak gördükleri tedavi süreleri hastalık
izinlerine ait sürelerin hesabında dikkate alınır.
izin
"süresinin sonunda hastalıklarının devam ettiği resmi sağlık
kurullarının raporu ile tespit edilenlerin _inleri bir
katına kadar çıkartılır. bu sürelerin sonunda da iyileşmeyen
memurlar hakkında emeklilik hükümleri uygulanır.
Madde
206:
Aşağıdaki hallerde çocuklar için aile ödeneği verilmez:
1.
Evlenen çocuklar
2. 19
yaşını dolduran çocuklar, (19 yaşını bitirdiği halde
evlenmemiş kız çocuklarına 25 yaşını dolduruncaya ve yüksek
öğrenim yapmakta bulunan erkek çocuklar için 25 yaşını
geçmemek üzere Öğrenimlerini bitirinceye kadar ve
çalışamayacak derecede malullükleri resmi sağlık kurulu
raporu ile tespit edilenler için süresiz olarak ödeneğin
verilmesine devam olunur.]
2022
Savı!ı Yasa
Madde
1/4:
65 yaşını doldurmadığı halde başkasının yardımı olmaksızın
hayatını devam ettiremeyecek şekilde malul olduklarını tam
teşekküllü hastanelerden alacakları sağlık kurulu raporu ile
kanıtlayanlara bu kanun hükümlerine göre aynı ölçüde aylık
bağlanır.
Türk
Medeni Kanun"
Madde
355:
Akıl hastalığı veya akıl zayıflığı nedeniyle işlerini görme
gücünden yoksun olan veya sürekli olarak yardım ve özen
gereksinen ya da başkasının güvenliğini tehlikeye sokan her
ergin için vasi (koruman) atanır.
Madde
89:
Evlenmeye yalnız sezgin [mümeyyiz] olanlar yeteneklidir Akıl
hastası hiçbir zaman evlenemez.
Not:
Belirtilen kanun maddelerinin yürürlüğe giriş tarihindeki
şizofreni benzeri 'akıl hastalıklarına' dair bilgiyle
günümüzdeki şizofreninin tanımı ve değerlendirilişi arasında
büyük farklar bulunmaktadır. Günümüzde psikiyatrik sorun
yaşayanlar 'akıl hastası' olarak nitelenmemektedirler.
Özellikle Medeni Kanun'daki evlilik ile ilgili hükümlerin
artık güncelleştirilmesi gerektiği açıktır.
Daha geniş
bilgi için aşağıdaki sayfaları inceleyebilirsiniz.
ŞİZOFRENİ NEDİR?
ŞİZOFRENİDE AİLENİN ÖNEMİ
ŞİZOFRENİ HASTALIĞININ SEYRİ
ŞİZOFRENİDE İLAÇ TEDAVİSİ
ŞİZOFRENİDE PSİKO-SOSYAL TEDAVİLER
ŞİZOFRENİDE YASAL KONULAR
|