KRONİK YORGUNLUK SENDROMU
(Canlı Cenaze Sendromu!)
KLİNİK TABLO
CFS genellikle ani başlar fakat bazen tedricî başlangıç
olabilir. Vakaların 1/3 kadarı akut solunum ya da GİS
enfeksiyonu sonrası atipik mononükleozis (lenfositozis-monositozis)
ile birlikte immün stimülasyonu gösteren semptomlarla başlar
ve bu immün aktivasyon durumu birçok semptom ve işareti
açıklayabilir.
1. İstirahat
ile düzelmeyen bitkinlik/tükenme, önemli derecede azalmış
aerobik iş kapasitesi (maximum volume of oxygen consumed :
V02 max<25ml/min/kg)
2. Myaljiler,
artraljiler (özellikle sırt ağrısı, göğüs ağrısı,
jitteriness)
3. Nörokognitif
bozukluklar merkezî sinir sistemi semptomları (multi-level
brain dysfunction)
●
Enformasyon işleme hızının düşüşüne
bağlı kısa süreli hafıza bozukluğu, yanlış kelime kullanma
ve anlamlı IQ azalması (iyileşme ile IQ normale
dönmektedir), reaksiyon zamanının uzaması
●
Uyku bozuklukları: İnsomnia, hipersomnia, letarji, kâbuslar,
uyku apnesi, (non-restorative sleep syndrome, non-REM’e alfa
ritm karışması)
●
Yeni tipte bir başağrısı, migren başağrıları
4. Nörosensoriyel
ve vizüel bozukluklar (sensory input dalgalanmaları)
Bu semptomlar duyusal enformasyonun kötü yönetimine (mismanagement
of sensory information) bağlıdır. Goldstein (1996) ME/CFS
hastalarındaki duyusal (sensory) enformasyonun
disregülasyonunu açıklamak için makul bir mekanizma ileri
sürmüştür ki bu prefrontal korteksde gerçekleşen duyusal
filtrasyon (sensory gating) prosesinin bozulmasıdır. CFS’li
hastalardaki “abnormal gating” sinyal/gürültü oranını
bozmakta, hasta bu nedenle duyusal hassasiyetin artmasından
rahatsız olmaktadır. Aşırı duyusal yüklenme (sensory
overload) hastayı bitkinleştirebilir ve hatta panik atak
içine sokabilir. Fotofobi, hiperakuzi, kokulara,
dokunmaya, sıcaklığa karşı aşırı hassasiyet ve
multichemical sensitivity (MCS) gelişmesi bu mekanizma
ile ilişkilidir (Goldstein 1996, Courmel K 1996).
Periferal vizyonun ve derinlik algısının kesilmesi, hareket
eden cisimleri takip edememe, dizziness (denge kaybı
algısı-çok sık rastlanan ve sakatlayıcı bir semptomdur),
light-headedness, sersemlik hissi, denge ve koordinasyon
bozuklukları, paresteziler, fiziksel huzursuzluk (trillions
little pains!)
5. Emosyonel
bozukluklar (çaresizlik, ümitsizlik, panik, irritabilite,
anksiyete)
6. Otonomik
sistem disfonksiyonu
Ortostatik intolerans (sistolik-diyastolik hipotansiyon,
neurally-mediated hypotension), otonomik ve motor
bozukluklar (sempatik sistemin denervasyon
hipersensitivitesine bağlı aşırı uyarılması), sıcak-soğuk
hassasiyeti, nabız düzensizlikleri
Bütün otonomik sistem fonksiyon bozuklukları hipotalamus
kaynaklıdır. Çünkü hipotalamus otonomik sinir sisteminden ve
nöroimmünoendokrin network’den gelen sinyalleri modüle
ederek ağrı, iştah, mood, uyku, libido gibi birçok
fonksiyonu kontrol eden beyin bölgesidir.
7. Diğer
semptomatoloji
●
Allerjiler
●
Metabolik düzensizliklere bağlı kilo değişiklikleri
●
GİS semptomları (irritable bowel)
●
Üriner sistem semptomları (pollaküri, noktüri, nokturnal
poliüri, irritable bladder)
●
Premenstrüel sendrom
●
Egzersize bağlı olmayan “hot flushing”
●
Seksüel kapasite azalması
Dikkatlice değerlendirilmiş hastaların %40’ının depresyon
veya başka bir psikiyatrik hastalığı yoktur. Birçok çalışma
CFS hastalarında allerji prevalansının genel
popülasyondakinden yüksek olduğunu göstermiştir.
CFS hastasının multisistemik semptomları dikkatlice
değerlendirilmelidir. Çünkü bu hastalar genellikle
hissettikleri kadar hasta görünmezler, bu nedenle hastalık
iddiaları doktorlar tarafından haksız olarak şüphe ile
karşılanır. Bazı çalışmalar MRI (T2’de subkortikal ve
periventriküler beyaz cevherde parlak sinyal odakları) veya
SPECT (frontal ve beyin sapı hipoperfüzyonu ile talamik
hiperperfüzyon) değişiklikleri bulmuşlarsa da, bu tetkikler
daha ziyade ayırıcı teşhis için gereklidir.
TEŞHİS
“Açıklanamayan kronik bitkinlik”
Center for Disease Control
(CDC-US) tarafından hazırlanan teşhis kriterlerine dayanarak
2 kategoride toplanır. CFS teşhisi için en az 2 major+8
minor+2 fizik kriterin karşılanması gereklidir (Fukuda
1994) (Tablo 1) :
Tablo 1. CDC’nin teşhis kriterleri (Fukuda 1994)
Major kriterler (Hastada 2’si de bulunmalıdır)
1. En az 6 aydır (Çocuklar için süre 3 aydır) devam eden
yatak istirahatı ile düzelmeyen sürekli veya tekrarlayan
bitkinlik veya çabuk yorulma
2. Ortalama günlük aktiviteyi en azından %50 azaltacak
derecede bitkinlik
Minor kriterler (Hastada en az 6’sı bulunmalıdır)
- Hafif
ateş veya üşüme
- Boğaz
ağrısı
- Ön
veya arka servikal veya aksiller zincirlerde ağrılı lenf
nodları
- Açıklanamayan
genelleşmiş kas zayıflığı
- Myaljiler
- Evvelce
tolere edilebilen egzersizden sonra uzun süreli (>24 saat)
bitkinlik
- Gezici
nitelikte nonenflamatuvar artralji
- Nöropsikolojik
semptomlar
Fotofobi
Geçici vizüel skotomlar
Unutkanlık
Aşırı irritabilite
Konfüzyon
Düşünmede zorluk
Depresyon
Yeni tipte başağrıları
Uyku bozuklukları (hipersomni, insomni)
- Akut
veya subakut başlangıç
Fiziksel kriterler
1. Düşük derecede ateş
2. Noneksüdatif farenjit
3. Anterior veya posterior servikal, aksiller palpabl veya
yumuşak lenf nodları (<2cm)
1. Kronik yorgunluk sendromu (Chronic fatigue syndrome)
: Kriterleri tam olarak karşılar
2. İdyopatik kronik yorgunluk (Idiopathic chronic fatigue)
: Kriterleri tam olarak karşılamaz.
Dikkatlice alınan hikâye, standart fiziksel muayene, klinik
değerlendirme ölçekleri ve rutin laboratuar testleri ile
bitkinliğe yol açan medikal ve psikiyatrik hastalıklar
spektrumunun uzaklaştırılması teşhis koydurur. Fizikî
muayenede bazı silik bulgular dışında bir şey tesbit
edilmez: Subnormal vücud sıcaklığı, fundoskopik muayenede
fotofobi, flushing, adale hassasiyeti, (+) Tilt table test (ortostatik
entoleransı gösterir), (+) Romberg işareti (midbrain-cerebellum
bağlantı bozukluğunu gösterir), “100-7” serisini saymada
zorluk, %10 vakada farengeal ve konjonktival enflamasyon ile
lenfadenopati (Tablo 2).
Tablo 2. CFS’li hastalarda görülen semptomların sıklığı
(%) (Komaroff 1991)
| |
Bitkinlik-tükenme (fatigue-exhaustion)
100
Subfebril ateş ve hipotermi
60-95
Myaljiler 20-95
Uyku bozuklukları
5-95
Kognitif fonksiyonlarda
bozulma
50-85
Depresyon
70-85
Başağrıları
35-85
Anksiyete
50-70
Kas zayıflığı
40-70
Egzersiz sonrası
kötüleşme
50-60
Premenstrüel
semptomların kötüleşmesi
50-60
Vücutta
sertlik 50-60
Bulanık
görme 50-60
Kayma-sersemlik hissi (Dizziness)
50-70
Artraljiler
40-50
Taşikardi 40-50
Paresteziler
30-50
Göz
kuruması 30-40
Ağız
kuruması 30-40
Diyare
30-40
Öksürük 30-40
Parmaklarda
şişme 30-40
Gece
terlemeleri 30-40
Ağrılı lenf nodları
30-40
Döküntü 30-40
|
|
Klinik değerlendirme ölçekleri
[Hastanın fonsiyonel düzeyi ve iyilik (well being)
hissinin ölçümü için]
1.
SF-36
(Medical Outcome Study Short Form-36 General Health Survey):
Daha düşük skorlar daha ağır fonksiyonel bozulmayı gösterir.
2. MSQ
(Metabolic Screening Questionaire): Daha yüksek skorlar daha
büyük bozulmayı gösterir.
3. HADS
(Hospital Anxiety and Depression Scale): Anksiyete ve
depresyon düzeyini gösterir.
4. KPS
(Karnofsky Performance Score): Hayat kalitesi ve hastanın
günlük hayatını sürdürme ile kendine bakımı için
gösterebildiği aktivite düzeyini gösterir. Daha yüksek
skorlar daha yüksek hayat kalitesini temsil eder.
5. ACPT
(Abbo Cognitive Performance Test): Bu komputerize test
zamana ve mekana oriyantasyonu, reaksiyon süresi ile hafıza
fonksiyonlarını, vizüel algılamayı, problem çözmeyi ve
kavramayı ölçer. Daha yüksek skorlar daha iyi performansı
gösterir.
İmmünolojik testler
a.
PBMC (Peripheral blood mononuclear cells)
b.
Interferon-
α
protein expression
c.
Natural killer cell assays
d.
37/80 kDa RNase L ratio
D
CFS teşhisi esas olarak diğer teşhis ihtimallerinin
uzaklaştırılmasına dayandırılır. Fakat spesifik biyolojik
marker adayları da vardır.
AYIRICI TEŞHİS
Ayırıcı teşhis nörolojik (multipl skleroz gibi), enfeksiyöz
(enfeksiyoz mononükleoz, CMV, toksoplazmozis, Lyme
hastalığı, AIDS, tropikal ve parazitik enfeksiyonlar gibi),
metabolik-endokrin, konnektif doku hastalıkları, lenfoma,
diğer karsinomalar ve major depresyonu içine alır (Tablo
3).
Tablo 3. Kronik bitkinliği açıklayabilecek bazı durumlar
(Fukuda 1994)
| |
Addison hastalığı
Kortizol kesilmesi durumları
Hipotiroidi
Multipl skleroz
Uyku apnesi
Kanser
Narkolepsi
Major depressif bozukluk
Hepatit B veya C
Anoreksia nervosa
Alkol veya madde
kullanımı
Bulimia nervosa
Ağır obezite Şizofreni
İyatrojenik (ilaç
yan etkileri)
Bipolar bozukluk
Sistemik lupus
eritematozus
Demans |
|
Rutin laboratuar testleri lenfositoz-monositoz gösteren kan
incelemesi dışında genellikle normaldir ve diğer hastalık
ihtimallerini uzaklaştırmak için yapılır (Tablo 4).
Tablo 4. Başlangıçta yapılması gereken laboratuar
testleri (Fukuda 1994)
| |
İdrar analizi
Tam kan sayımı ve
formülü
Eritrosit sedimantasyon
hızı
Biyokimyasal analiz
Tiroid fonksiyon
testleri (TSH önemli)
Alanin aminotransferaz
Total protein
Albumin
Globulin
Alkalen fosfataz
Kalsiyum
Fosfor
Glukoz
Enfeksiyon marker’ları
İmmün yetmezlik paneli
|
|
Psikiyatrik Ayırıcı Teşhis
●
Depresyon :
ME/CFS hastaları sağlıklarını, aktif hayat stillerini,
bağımsız ekonomik durumları kaybetmeleri ve iyi
anlaşılamayan bir hastalıkla başa çıkmalarındaki zorlukları
sebebiyle, yanlış olarak depresyon ve diğer psikiyatrik
hastalık teşhislerini alırlar.
CFS”li hastalardaki fonksiyonel bozulma depresyonlu
hastalardakinden daha şiddetlidir (Suhadolnik 2004)
(Figür 1). CFS’li hastalar klinik olarak depresyonlu
hastalardakine zıt şekilde motivasyon, ümit ve isteklerini
kolay kolay kaybetmezler, apati ve anhedoni göstermezler,
depresyondaki tarzda intihar beklenmez. CFS’li kişiler
bitkinliğinin izin verdiği kadar aktiftirler, bitkinlik
aktivitelerini kısıtladığı zaman früstre olurlar. CFS
semptomtolojisi iyileştiğinde, eğer varsa depresyon da
iyileşir.
@
ME/CFS hastalarında depresyon hastalarındakine zıt bulgular
●
Major depressif bozukluğu olan bir hastanın CFS’li hastanın
zıddına tipik olarak idrarda serbest kortizol düzeyi
yükselmiştir (Cleare 2004).
●
Major depressif bozukluğu olan hastada stimülasyona PRL ve
kortizol cevapları arasında kuvvetli bir negatif korelasyon
vardır. Depresyonun hiperkortizolemi ve azalmış santral
serotonerjik nörotransmisyon ile beraber olduğu teyid
edilmiştir, CFS’de bunun tersi bulgular mevcuttur (Demitrack
1994, 1997).
●
ME/CFS hastaları yüksek düzeyde aktive edilmiş T lenfosit
seviyesi ve dolaşımda yüksek sitokin seviyesi ile düşük
natural killer sitotoksisitesi ve antiviral defans yolunda
2-5A syntetase/RNase L disregülasyonu gösterirler. CFS’in
depresyondan ayırımında “RNase L pathway” deregülasyonu yeni
bir biyolojik marker gibi görünmektedir. CFS hastalarında
37/80 kDa RNase L oranı hem sağlıklı kontrollere hem
depresyon hastalarına nazaran önemli şekilde artmış
bulunmuştur (Suhadolnik 2004) (Figür 2).
●
ME/CFS hastaları qEEG topografisi sağ hemisferde verbal
kognitif proses esnasında düşük aktivite gösterirler (Siemionow
2004). CFS’li hastalarda SPECT ve PET incelemesi ile
önemli oranda frontal lob ve beyin sapı hipoperfüzyonu ile
talamik hiperperfüzyon, bunlara ilişkin olarak da PET
scan’de aynı beyin bölgelerinde hipo ve hipermetabolizma
gösterilmiştir (Carruthers 2003).
●
Dolaşımdaki eritrositlerde belirgin bir azalma ve ortostatik
entolerans ME/CFS hastalarında sık rastlanan bulgulardır
(Naschitz 2004).
●
Temel kişilik testleri (The Basic Personality Inventory)
ME/CFS hastalarında ağrı duyarlılığının artması dışında
normal eğilimleri gösterir (Suhadolnik 2004).
Figür 1. Araştırılan gruplarda Short Form-36 ile ölçülen
fonksiyonel kapasite (CFS hasta grubunda kontrol
gruplarına nazaran istatistiksel olarak önemli şekilde bozuk
fonksiyonel kapasite -mental sağlık algılaması haricinde)
(Suhadolnik, 2004)
|
PF: physical functioning (fiziksel fonksiyonlar)
RP: role-physical (fiziksel rol)
BP: bodily pain (vücutta ağrı)
GH: general health perception (genel sağlık algılaması) |
VT: vitality (energy/fatigue) (hayatiyet)
SF: social functioning (sosyal fonksiyonlar)
RE: role-emotional (emosyonel rol)
MH: mental health perception (ruhsal sağlık
algılaması)
|
Figür 2. Araştırılan gruplarda 37/80 kDa RNase L oranı
(CFS hasta grubunda kontrol gruplarına nazaran
istatistiksel olarak önemli şekilde artmış 37/80 kDa RNase L
oranı) (Suhadolnik, 2004)

●
Anksiyete Bozuklukları:CFS’li hastalarda da limbik uyarılmaya bağlı panik ataklar
görülebilir fakat ayrıntılı hikâye ve diğer semptomların
varlığı ayırımı sağlar.
●
Fobik Bozukluklar:
Sürekli evde kalmayı gerektiren agorafobiden ayırım
önemlidir. Fakat CFS’li hasta, olabildiği kadar dışarı
çıkmak ve aktif kalmak ister.
●
Somatizasyon Bozukluğu ve hipokondriazis:Bu sendromlar nöropsikiyatrik semptomlar kadar, somatik
samptomları da içine alır fakat “bitkinlik” primer semptom
değildir. Hipokondriaziste de somatik şikayetler vardır
fakat her iki bozuklukta da vücut fonksiyonlarında CFS’de
olduğu gibi “gerçek kayıp” söz konusu değildir. Ayrıca
CFS hastaları hipokondriyak değillerdir ve konversiyon
semptomları göstermezler (Hickie 1990). Evvelce
“neurasthenia” (nervous exhaustion) denilen tabloya
benzetilen CFS, bu durumla üst üste gelmemektedir ve nörotik
olmayı da içine alan bir durum olan nevrasteni (Straus
1991) artık “ayrışmamış somatoform bozukluklar” içinde
yer almaktadır (DSM-IV TR, APA 1994).
●
Organik beyin sendromları ve hafif derecede demans:
Ayırıcı teşhiste düşünülmelidir. Fakat CFS’de, hastalık eğer
düzelirse, nörokognitif defisit ortadan kalkar.
CFS’i Psikiyatrik Bozukluklardan Ayırmada İpuçları
|