|
O Şimdi Ergen-1 |
1 -
2 -
3 |
|
Baskıcı ve tehditçi olmayın
Çocuklarına baskı uygulayarak ya da onları tehdit ederek
yola getirmeye çalışan aileler, depresyona davetiye
çıkartıyor.
Depresyon
her yaşta görülebilen bir hastalık. Dünya Sağlık Teşkilatı (WHO),
depresyonu geleceğin en büyük sağlık sorunu olarak görüyor.
Aile çatışmaları, okul stresi ve güven eksikliği gibi
faktörler, gençlerin depresyona sürüklenmesinde büyük rol
oynuyor. Depresyona giren gençlerde intihar vakalarına ve
madde bağımlılığına daha fazla rastlanıyor. Çocuğunuzun
kendisini ifade etmesine fırsat verin. Cezalandırıcı
olmayın. Yalnızca maddi açıdan değil, manevi açıdan da
destek olun. Onu sevdiğinizi her zaman belli edin.
Onlara da söz hakkı verin
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, gençleri depresyona sokan en büyük
faktörün aile baskısı olduğunu belirtiyor. Tarhan, 'Aileler
çocuklarına söz hakkı tanımıyor. Gençler, ailelerin koyduğu
kurallar çerçevesinde yetişiyor. Söz sahibi olamıyor ve
duygularını bastırarak büyüyor. Zamanla kendine olan
güvenini kaybederek sosyal ortamlardan uzaklaşıyor. Yalnız
kaldığı için de depresyona giriyor' diyor.
Sevginizi esirgemeyin
Gençler neden depresyona giriyor?
-Daha çok parçalanmış aile yapısına sahip olan gençler
depresyona giriyor. 'Ben kimim, ne için varım, geleceğime
nasıl bir yön vereceğim?' gibi sorular ergeni depresyona
sürüklüyor. Aileler, 'Ona istediği her şeyi alıyorum ama
yine de yaranamıyorum' diyerek işin içinden sıyrılıyor.
Halbuki genç, ekonomik desteğin yanı sıra ailesinin
sevgisine ihtiyaç duyuyor. Adam yerine konmadığını
hissettiği anda sorunlar büyüyor.
Aileye ne gibi görevler düşüyor?
-Üzüntüleri ve sevinçleri beraberce paylaşmak gerekiyor.
Anneyle baba, çocuğun kendisini yalnız hissetmemesi için her
şeyi yapmalı. Genç kendisine değer verildiğinin
bilincindeyse depresyonu daha kolay atlatıyor.
Tehdit etmeyin
Nerede hata yapıyorlar?
Baskı ya da tehdit yoluyla gencin davranışını değiştirmeye
çalışmak yapılabilecek en büyük hata. Ergen, değersiz
olduğunu hissederek öfkeye kapılıyor. Bir hastam tedavi
gördüğü halde gizli gizli uyuşturucu kullanmaya devam
ediyordu. Aile çocuğun uyuşturucu kullanmasını engellemek
için çok katı kurallar koyup, tehdit etmeye başlamıştı. Ona
neden uyuşturucu kullandığını sorduğumda 'Dünyaya bir kere
geliyorum, canımın istediğini yapamayacaksam niye yaşayım
ki?' cevabını verdi. Bu felsefe doğrultusunda hareket eden
bir genci doğru yola çekebilmek çok zor. Çünkü mutlu
olabilmek için bazı zorluklara katlanmak zorunda olduğunun
bilincinde değil. Çocuğuna her istediğini veren bir aile,
onun tatminsiz bir genç olarak yetişmesine neden oluyor.
Ailelerin bu konu hakkında daha dikkatli davranmaları
gerekiyor.
Depresyon genci nasıl etkiliyor?
-Gelecek kaygısıyla baş edemeyen gençler intihara daha fazla
meyilli oluyor. Çaresiz kaldığını düşünen ergen, intiharı
bir kurtuluş yolu olarak görüyor. Alkol ve uyuşturucuya
yöneliyor. İlgi çekmek için hırsızlık yapıyor. Eve gelmekten
nefret ediyor. Çünkü kendisini oraya ait hissetmiyor. Bu
histen kurtulmak içinde evden kaçıyor. Mutlu olabileceği bir
yer arıyor. Aitlik duygusunu tatmin edebilmek için kendisine
zarar verebilecek gruplara yöneliyor. Tarikatlara giriyor,
uyuşturucu kullanmaya başlıyor.
İşbirliği yapın
Tedavi kesin sonuç veriyor mu?
-Biz öncelikle rahatsızlığının biyolojik boyutu üzerinde
duruyoruz. Beynin sağ yarım küresi duygularla, sol yarım
küresi de mantıkla bağlantılıdır. Kimlik karmaşası yaşayan
bir genç, mantıklı davranamıyor. Bir anlamda duyguları
mantığıyla çelişmeye başlıyor. Duygunun ön planda olduğu sağ
yarım kürede fonksiyon bozuklukları oluşuyor. Tedaviye beyin
görüntülemeleri yaparak başlıyoruz. Beynin kimyasal
dengesini ve elektriksel faaliyetini inceliyoruz. Veriler
doğrultusunda ilaç tedavisine başlanıyor. Tedavi süresi
sorunun ciddiyetine bağlı olarak değişiyor. Genelde 6 aylık
bir tedavi programıyla hastalık belirtilerini % 40'lara
düşürebiliyoruz.
Böyle durumlarda okulların rehberlik birimleriyle işbirliği
yapmak daha sağlıklı sonuçlar veriyor.
Depresyon belirtileri
Depresyon ve Panik Merkezi (DEPAM) Psikiyatri Uzmanı Nihat
Kaya, ergenlik dönemindeki depresyon belirtilerini 9 başlık
altında topluyor:
●
Sosyal ilişki kuramama
●
İlgi ve etkinliklerde azalma
●
Huzursuzluk
●
Boşluk duygusu
●
Uyku ve iştah bozuklukları
●
Tik, konsantre olamama
●
Hırsızlık, saldırganlık, yalancılık
●
Evden kaçma, alkol ve uyuşturucu madde kullanma
●
Yalnız yatamama, gece korkuları
Çocuğunuzu adam yerine koyun
Prof. Dr. Nevzat Tarhan, 'Stresi Mutluluğa Dönüştürmek' adlı
kitabında ailesi tarafından adam yerine konulmayan ve ihmal
edilen 13 yaşındaki bir ergenin hikayesini şöyle anlatıyor:
'Serkan 13 yaşındaydı ama ablasının düğününü rezil edecek
kadar yetenekliydi. Serkan'ın, kahvenin içine şeker yerine
tuz koyduğunu, düğün arabasının bütün lastiklerini
patlattığını, bunlar yetmezmiş gibi vestiyerdeki ceketleri
de kestiğini fark eden ailesi soluğu psikiyatri merkezinde
alıyor. Doktorun yanına girdiklerinde baba yüksek sesle,
'Her şeyi kırıp döken, başkalarının mutluluğuna zarar veren
bir çocukla ne yapılır? İstediği her şeyi verdiğimiz halde
bize saygı göstermiyor. Çocuğumuza müteşekkir olmayı nasıl
öğreteceğiz?' diye sordu. Anne, baba ve gençle ayrı ayrı
görüşüldü. Ve şu sonuç ortaya çıktı: Serkan'ın ablasının
düğünü, aile için büyük bir olaydı. Düğün telaşı içinde olan
aile, Serkan'ı ihmal etmişti. Bütün ilginin ablasının
üzerinde olmasını kıskanmaya başlayan Serkan, büyüklerinin
ilgisini çekmek, kabul edilmek ve adam yerine konmak
istiyordu. Yaptığı şakaların sevdiği insanları üzdüğünü fark
etmemişti.
Tek amacı, ailesi tarafından kabul edilmekti.'
Ünlüler ve çocukları
Perihan Savaş ve İbrahim Tatlıses'in kızları Melek, medyatik
bir ailenin çocuğu olmaktan dolayı sürekli rahatsızlık duydu
Perihan Savaş: Melek, her şeye kusur buluyordu
Türk Sineması'nın usta oyuncularından Perihan Savaş kızı
Melek'in ergenlik dönemini sağlıklı bir şekilde
atlatabilmesi için elinden gelen her şeyi yaptığını
belirtiyor. 'Melek ergenlik sorunlarını 13-14 yaşlarında
yaşamaya başladı. Ortaokulda arkadaşlarıyla uyumsuzluğa
düştüğü bir dönemi atlattı. Ona mümkün olduğu kadar
anlayışlı yaklaşmaya çalıştım. Etrafındaki her şeye mutlaka
bir kusur buluyordu. Kendini beğenmiyordu. Dırdır edip hem
kendini hem de bizi yiyip bitiriyordu. Beni bile dinlemeyi
reddettiği için inanılmaz bir zıtlaşma yaşıyorduk. Bir gün
ciddi ciddi konuşmamız gerektiğini fark ettim. Onun büyüğü
olduğum gerçeğini gözardı etmeden, ama aradaki ilişkiyi
arkadaşlık düzeyine taşıyarak sorunları çözmeye çalıştık.'
'Ünlü olmamız onu çok etkiledi'
Savaş, kızının olumlu isteklerini her zaman kabul ettiğini
belirtiyor. 'Olumsuz bulduğum isteklerini neden kabul
etmediğimi ona her zaman açıkladım. Farklı alternatifler
sundum. Ve son kararı hep ona bıraktım. Melek, sürekli
basının önünde olmaktan ya da fotoğraflarının çekilmesinden
her zaman çok rahatsız oldu. Sonuçta ben annesiyim, İbrahim
Tatlıses de babası. Anne ve babasının ünlü olmasına yönelik
sıkıntılar yaşıyor. Bizim kızımız olarak değil de, tek
başına Melek Tatlıses olarak görünmek istiyor. 'Bir şeyi
yanlış da yapsam doğru da yapsam kendi adıma yapıyorum,
sizin adınıza değil' diyerek işin içinden sıyrılıyor.'
KAYNAK
http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2002/10/31/yazidizi/yazidizi1.html
Medya'da Memory
Center - Gazeteler |