|
Ergenlik Çağı-5 |
1 -
2 -
3 -
4 -
5 -
6 -
7 |
|
Ergenlerin Beslenme
Alışkanlıkları ve Ölçüsüz Diyet
Zayıflama Gayreti
Ergenlik yaşındaki gençler, çevrenin
etkisiyle kendi vücutları konusunda yanlış yönlendiriliyor.
Sonuçta, ciddi sağlık problemleri ortaya çıkabiliyor
Ergenlik
çağındaki çocuklar kendi iç dünyalarında yaşadıkları
sıkıntılardan başka, dışarıdan ve çevrelerinden gelen
etkilerle de yanlış yönlendirilebiliyorlar.
"Günümüzde çocuklar ve ergenler, tüketime dayalı birçok
sektörün hedef kitlesi haline gelmiştir."
Kendisine
henüz bir hedef koyamamış ya da geleceği ile ilgili sağlıklı
plan yapamamış genç, çok çeşitli etkenler karşısında
bocalayarak bunalıma girebiliyor.
Özellikle
bu yaşlarda meydana gelen fiziksel değişimler, gençlerin
kendi vücutlarıyla sorun yaşamalarına neden oluyor.
Arkadaşlarının ya da basın yayın organlarının etkisiyle
kendi vücudunu
beğenmeyen genç, başta diyet olmak üzere birçok yola
başvuruyor ve zaman zaman ciddi sağlık sorunlarıyla da
karşılaşabiliyor.
Uyarılar...
Memory Center'ın
Uzman Çocuk Psikologu Hande Sinirlioğlu da bu konulara
dikkat çekerek, anne ve babaları uyarıyor. Çevreden gelen
psikolojik etkilerin çocukları olumsuz yönlendirdiğini
belirten Hande Sinirlioğlu, anne ve babaların bu yanlış
yönlendirmeler konusunda çok dikkatli ve uyanık olmaları
gerektiğini belirtiyor. Hande Sinirlioğlu, gençlerdeki
değişimlerle ilgili şu bilgileri vererek anne-babaları
uyarıyor:
Günümüz
toplumunda çocuklar ve ergenler, tüketime dayalı birçok
sektörün hedef kitlesidir. Doğal olarak, hem gıda hem de
güzellik endüstrisi bütün pazarlama olanaklarını bu gruplar
için kullanmaktadır. Bir yandan marka haline gelmiş bol
kalorili popüler fast-food zincirleri beslenme
alışkanlıklarında dengesizliğe yol açmakta, diğer yandan ise
kitle iletişim araçlarının güzelliği santimlik ölçülere
indirgeyen anlayışı, sürekli olarak gençliği baskı altında
bırakmaktadır.
Bir de
bunların üzerine ergenin kendi bedeni ile uğraşma merakı
eklendiğinde, neredeyse aç kalma sayılabilecek diyetlerin
ergen kültürünün bir parçası haline gelmesi daha kolay
anlaşılabilir.
Güzelleşmek Uğruna
"Çevreden gelen birçok etken ergenin kendi vücudu ile
uğraşma merakıyla birleşince ortaya aç kalma sayılan
diyetler çıkıyor."
Bu noktada
anne-babalar ve hatta ergenlerin kendileri için en büyük
sorun, masum bir zayıflama (güzelleşme) merakı ile yeme
bozuklukları arasında ayrım yapabilmektir. Zira, anoreksia
nervoza ve bulimia nervoza olarak bilinen yeme bozuklukları
en sık ergenlik döneminde görülür ve büyük çoğunluğunda ilk
problem, aşırı bir diyet gayretidir. Klinik tablo anoreksia
nervoza ve bulimia nervoza olarak tanımlanan yeme
bozukluklarına dönüştüğünde ise, yoğun aç kalma ve diyet
gayretinin de ötesinde, davranışlarla ilgili ve vücudu
doğrudan etkileyen birçok sorun kendisini gösterir.
Şişmanlık Yanılsaması
Anoreksia
nervosa ve bulimia nervoza, temelde bireyin beden imgesini
yanlış değerlendirdiği, buna bağlı olarak kendisini şişman
algıladığı, yemek yemeyi reddettiği ve bu nedenle aşırı kilo
kaybına uğradığı durumlardır. Ancak; bulimia hastalarında;
anoreksia hastalarında pek rastlanmayan dürtüsel kaynaklı
abartılı iştah ve tıkanırcasına yeme atakları gözlenir.
Dengesiz Yemek
Yani
dürtülerini kontrol edemedikleri noktada bol kalorili
gıdaların abartılı tüketildiği dönemleri, sonradan pişmanlık
duygusu içinde yoğun zayıflama gayreti izler. Bu nedenle,
anoreksikler kliniğe her zaman çok zayıf başvururlar, oysa
bulimikler, bu atakların varlığı nedeniyle yalnızca zayıf
görünümde değil, bazen normal kiloda ve hatta kilolu dahi
karşımıza çıkabilirler. Ancak, bunlarda da kilo verme ve
kilo alma dönemleri birbirini izleyebilir.
Kızlar Daha Meraklı
Ergen
kızlarda erkeklere göre daha sık görülür. Vücut şekli ve
ağırlığı ile ilgili aşırı uğraş vardır, vücut görünümü ve
ağırlığını sürekli kontrol etmeye yönelik neredeyse aç kalma
noktasına varan diyet programları, kendisini kusturma, aşırı
spor yapma, idrar söktürücü ve müshiller kullanılması gibi
yöntemler sıkça gözlenebilir. Sürekli olarak açlık duyusunu
kontrol etme ve aç kalma sonucu yiyeceklerle ya da
yemeklerle yoğun uğraş; kişinin başka alanlara odaklanmasını
güçleştirir, sinirli
ve çökkün olmasına yol açabilir, zamanla bedensel problemler
de başlar, kızlarda adet düzeni bozulur, kalori eksikliği
sonucu aşırı zayıflama, enerji kaybı görülebilir.
Ergenlerdeki Sorun Nasıl
Anlaşılır?
Yoğun bir
zayıflama merakı olan ergenin yeme bozukluğu yaşayıp
yaşamadığına, elbette ki klinik koşullarda ve ilgili
uzmanlarca karar verilmelidir. Bulimikler bazen
kendiliklerinden tedavi yardımı arayabilirler ancak
anoreksikler daha dirençlidirler, ebeveynleri ile aşırı
çatışma yaşayabilirler. Bu nedenle tedaviye başvuru için
ergenin yakın çevresinin işbirliği gerekebilir ve bazı
durumlar uyarıcı olmalıdır. Anne-babalar çocuklarındaki bazı
fiziksel ve ruhsal değişimleri gözlemleyerek, soruna henüz
başında iken müdahale etme şansını yakalayabilirler. Bu
yüzden çocuklarımızı sürekli izleyerek, onlara belli etmesek
de kontrolümüzü azaltmamamız gerekiyor. Tabii, bunu yaparken
onları sıkmak da yanlış bir tutum.
İşte
bazı belirtiler:
● İdeal vücut ağırlığının yüzde
85'inin de altına inilmesi
● Öğünleri azaltma dışında
kendi kendisini kusturma veya idrar söktürücü ve müshil
kullanma, yoğun egzersizler denenmesi
● Sürekli olarak beden imajı
ile uğraşma, beslenmeye ilişkin gerçek dışı yargılar
geliştirme
● Bunlara ilaveten kaygı
artışı, dürtüsellik, sinirlilik, vb. pek çok davranış
problemi ortaya çıkması
● Ara dönemlerde aşırı yeme
atakları veya kilo alma dönemleri (bulimia nervoza için)
Tedavisi Var mıdır?
Yeme
bozukluklarının tedavileri zordur. Hastanın beslenme
imajındaki bozulma ile başa çıkmaya yönelik psikoterapi,
aile içi dinamiklerin hedeflendiği aile terapisi, beslenme
alışkanlıkların yeniden yapılanması amacı ile diyetisyen
desteğini içeren çok disiplinli bir yaklaşım gerekir.
Hastanın aile ve yakın çevresinin bu problemlerle başa
çıkmakta yaşadığı yoğun güçlükler ve hastada bozuk beslenme
sonucu ortaya çıkan fiziksel sorunlar kimi zaman yatarak
tedaviyi dahi gerektirebilir.
Kontrolden Çıkıyor
Ergenlik
çağındaki çocuklar kendi vücutlarındaki değişimlere daha
fazla meraklı oldukları için beslenme alışkanlıkları da
kontrolden çıkıyor. Kimisi çok zayıf olduğunu düşünüp fazla
yiyor, kimisi ise kendisini şişman zannedip aç kalmaya
başlıyor.
Medya'da Memory
Center - Gazeteler
Ergen Ruh
Sağlığı Birimi
Gençlik
Çağı
|