|
Ergenlik Çağı-6 |
1 -
2 -
3 -
4 -
5 -
6 -
7 |
|
Boşanma Ergenleri Nasıl
Etkiliyor?
İki Kere Düşünün
Çiftler çocuk yaparken ne kadar çok düşünüp
karar veriyorlarsa, boşanırken de öyle ince eleyip sık
dokumalılar. Çünkü, boşanma çocukları derinden yaralıyor.
Her gün
adliyelerde yüzlerce boşanma olayı gerçekleşiyor, insanların
evlenmesi kadar doğal karşılanan boşanmanın, hem toplumsal
hem psikolojik birçok sonucu olduğunu akıllardan çıkartmamak
lazım.
Özellikle
çocuklu ailelerde yaşanan boşanma olayı, çok daha derin
etkiler bırakıyor. Ergenlik yaşına gelmiş ya da henüz ergen
olma çağındaki genç ve çocuklar, anne babaları arasında
yaşanan ayrılığın sonuçlarını bütün hayatları boyunca
üzerlerinde taşıyorlar. Mutlu bir aile ortamında yetişmeyen
çocuk ya da genç, daha sorumsuz ve saldırgan olabiliyor.
Uzmanlar, anne-babaları bu konuda çok dikkatli olmaya
çağırıyorlar. özellikle evli çiftlerin, çocuk yapmadan önce
çok iyi düşünüp öncelikle evliliklerinin tam rayında gidip
gitmediğine, anne-baba olmanın sorumluluğunu taşıyıp
taşıyamayacaklarına bakmaları gerekiyor.
Tedbir Almak Mümkün
Bütün bu
tedbirlere ve dikkate rağmen boşanma gerçekleşmişse, bu
sefer de anne-babalara düşen sorumluluklar bulunuyor.
Boşanma olayının çocuğa doğru anlatılması, boşanma
sonrasındaki ilişkiler ve tavırlar yine anne-babaların
sorumlulukları altında. Bu konuda uzmanların uyarılarına
dikkat edilirse, boşanmanın etkilerini en aza indirmek de
mümkün oluyor. Boşanmaların çocuklar üzerindeki etkileri ve
boşanma sonrası yapılması gerekenler konusunda bilgi veren
Psikolog Orhan Gümüşel, şunları söylüyor;
'Geniş bir etki alanı var'
"Boşanma,
basit anlamda evlilik sözleşmesinin sona ermesidir. Ancak
ruhsal açıdan değerlendirildiğinde; aile birliğinin
bozulmasına, ailenin bölünmesine ya da bütünüyle dağılmasına
yol açan ve bütün aile üyelerini, hatta yakın çevredeki
kişileri dahi sarsabilen karmaşık bir olgudur.
Üzerinde
durulması gereken önemli noktalardan en önde geleni,
boşanmanın kesinlikle anlık bir durum olmadığı, belli bir
sürecin son noktası olduğudur.
'Suçluluk duygusu olur'
Günümüz
sosyo-ekonomik ve kültürel şartlarında, doğal olarak insan
ilişkilerinde yeniden bir yapılanma gerçekleşmektedir.
Böyle bir durumda davranışlarımız, beklentilerimiz,
ilgilerimiz ve tutumlarımız değişmekte ve bu denge arayışı
hem iç dünyamızda hem de sosyal ilişkilerimizde denge
bozulmalarına neden olmaktadır.
işte bu
değişen ve değişken olan süreç içerisinde, aile kurumu da
etkilenmekte ve eşler arasındaki uyum bozulabilmektedir. Bu
ortamda bütün aile üyelerinin yıp-ranmasıyla birlikte,
şüphesiz ki en çok örselenen taraf çocuklardır.
Boşanma
süreci içinde yaşanan gerginlikler ve çatışmalar, çocuğun
içe kapanmasına, anne-babası tarafından sevilmediğini
düşünmesine, gerginliklerin sorumlusu olarak kendisini
görmesine neden olur. Bu sürecin son noktası olan boşanma
ise çocuğun bu düşüncelerinde haklı olduğunun göstergesi
olarak ortaya çıkar ve yoğun suçluluk duygusuna yol açar."
Anne-Babalar, Davranışlarınıza Dikkat!
İster
saldırganlık ya da hırçınlık, ister alt ıslatma ve dışkı
kaçırma, ister uyku ve yeme problemleri, ister dikkat
problemleri ve okul başarısızlığı şeklinde olsun boşanma;
çocukta birtakım uyum ve davranış bozukluklarına neden
olmakta ve çocuğun gelişimini olumsuz yönde etkilemektedir.
Bu olumsuz etkilerin en aza indirilmesi ancak anne ve
babanın olumsuz tutumlardan kaçınmalarıyla mümkündür. Asıl
boşanmadan sonra, anne-babalara sorumluluk düşmektedir. Bu
dönemde, çocuk yalnız kalmamalıdır.
|
Çocuğa
boşanma olayı nasıl anlatılmalı? |
|
|
● Çocuğa
boşanmanın ne demek olduğu; basit ve yalın bir dille,
hiçbir eleştiriye girmeden anlatılmalı ve çaba göstermenize
rağmen anlaşmazlıkların giderilemediği fikri aşılanmalı.
● Boşanmanın
onu bir süre mutsuz edeceğini bildiğiniz, ancak bu durumdan
onun herhangi bir suçu ve sorumluluğu olmadığı fikri
belirtilmeli.
● Çocuk
sürekli olarak eşle yaşanılan problemlerin dışında
tutulmalı, onu kazanmalı ve asla sevme yarışına girilmemeli.
● Kesinlikle
çocuğu yan tutmaya zorlamamalı, çocuğun da bu durumu
kullanmasına izin verilmemeli.
● Ayrılınan
eşten öç almak amaçlı olarak çocuğu ondan yoksun
bırakmamalı. Unutulmamalı ki, bu durumda asıl
cezalandırılan çocuk olacaktır.
● Çocuk anne
ve baba arasında gidip gelmemeli, asıl bir evi olduğunu
bilmeli ve benimsemeli. Çünkü çocukta sarsılan güven
duygusu, anne-babayı düzenli ve sürekli görmesiyle yeniden
yapılandırılabilir.
● Çocuğun
bazı olumsuz özellikleri, ayrılman eşle özdeşleştirilmemeli.
● Asıl olan;
altyapısı güçlü, gelişmeye açık, doğru iletişim biçimlerinin
var olduğu evlilikler yapabilmek. Boşanma kaçınılmaz
olduğunda ise, bunun sadece eşler arasında olduğunu ve
çocuktan da boşanmak olmadığını akıldan çıkartmadan,
seviyeli ve çocuğu en az zedeleyecek biçimde yapmaktır
|
Etkileri
yaşa göre değişiyor
Boşanma,
çocukların tümünü olumsuz etkiliyor. Fakat, yaşa ve çocuğun
bulunduğu ortama göre ortaya çıkan sonuçlar çok farklı
olabiliyor...
Boşanma
kaçınılmaz olduğunda, çocuk üzerinde etkileri derin oluyor.
Bu anda, çeşitli tepkiler almak mümkün görünüyor.
Boşanmanın
etkilerinin hangi yaşta nasıl olduğunun bilinmesi,
anne-babaların işlerini de kolaylaştıracak. Psikolog Orhan
Gümüşe!, farklılıkları şöyle anlatıyor:
Bebeklik Çağı
Çocuk 0-3
yaşta ise; anne-baba ve çocuk arasındaki duygusal ilişkiler
azalıyor. Çocuğun duygusal beslenmeyi sağlayamaması, büyüme
ve gelişimini geciktirebilir. Bunun yanı sıra uyku ve yeme
problemleri ve ayakta durmak, oturmak gibi motor
yetenekler ve kekelemelik ve kelimeleri yutma gibi bazı dil
gelişimi problemleri görülebilir.
Okul Öncesi
Bu dönemde
içe kapanık ya da tam tersi fazla atılgan olma, her iki
durumda da sosyal ilişkilenmede güçlükler yaşama
görülebilir. Oluşan özgüven kaybı, karakteristik bir
şekilde kişilik yapısında yer alabilir. Bütün bunlara ek
olarak, zihin gelişimi gecikebilir ve bloke olabilir.
Dikkati toplamada yaşanan güçlükler, çocuğun verimli
öğrenmesini ve akıl yürütmesini zorlaştırır ve son derece
olumsuz etkiler.
Okul Yılları
Okul
çağında ise, ön planda görünen okul başarısızlığı ve uyum
bozukluğudur. Çocukta ilgi ve dikkat problemleri olur. Uyku
ve yeme problemleri devam edebilir. Toplumla ilişkisi
zayıflayan çocuk kendisini ifade etmekte zorlanacağı için,
sosyal ilişki güçlükleri yaşayacaktır.
Ergenlik Dönemi
Ergenlikle
beraber, yukarıda sayılan birçok olumsuz etkinin yanı sıra
hayata eleştirisel yaklaşan, olumlu düşünemeyen, hedef koyma
ve strateji oluşturmada yetersiz, kişiler arası ilişkilerde
sorunlar yaşayan, dürtülerini kontrol edemeyen, sınırlarını
kestiremeyen, savunma mekanizmalarını sık ve yanlış
kullanan, suç işlemeye eğilimli bir kişilik yapısının
ortaya çıkması, oldukça yüksek bir ihtimaldir.
Medya'da Memory
Center - Gazeteler
Ergen Ruh
Sağlığı Birimi
Gençlik
Çağı
|