HOŞGELDİNİZ......                    Tarih :                   Saat:

Ana Sayfa

Site Haritası

 

..:: AKIL-BEYİN-KÜLTÜR ::..

 

Sporda Psikoloji

Sporda üst düzey başarılar, ülkele­rin prestijini artırdığından birçok ülke­de spor programlan çok önemi yer tu­tuyor. İşin içinde yalnızca antrenör ve sporcular değil, bilim de var.

Sporcuya özel giysiler, malzemeler, içecekler, yi­yecekler vs. hepsi laboratuarlarda ge­liştirilmiş ve gittikçe de geliştiriliyor. Ancak, bu etkenler ikinci planda. Her şeyden önce yeteneğin zamanında keş­fedilmesi ve onun üzerine disiplinli bir antrenman programının uygulanması gerekli. Olimpiyatlar, dünya şampiyo­naları gibi üst düzey yarışmalarda final­lere gelen sporcular ya da takımların yetenek ve fizik kondisyonları hemen hemen eşit olur. Bu yarışmalarda ka­zanmanın tek yolu, rakiplerden psiko­lojik olarak daha iyi olmak.

Beklentile­rin fazla olduğu bir yarışmada, sporcu kondisyon olarak ne kadar hazır olursa olsun, psikolojik olarak hazır değilse genelde beklenen performansın altında bir yarışma çıkarır. Spor bilimcileri bu durumu, yarışmaya psikolojik olarak yeterince hazırlanılmamış olduğunun göstergesi olarak değerlendiriyorlar. Peki, bir yarışmaya psikolojik olarak na­sıl hazırlanılır? Psikolojik antrenman­lar ne zaman yapılmalı? Bu tür bir ha­zırlanma her zaman gerekli mi?

Performans artırma ve başarı İçin atılan her adımın büyük önemi var. Her şeyden önce, hedef yarışmaya hazırlanırken iyi uygulanmış bir antren­man programı ve fiziksel kondisyonun tam olması gerekir. Bunların beslen­me, performans testleri, biyomekanik analiz gibi ikincil etkenlerle desteklen­mesi gerekir. Bunlardan sonra yarışma için son hazırlık aşaması, psikolojik hazırlıktır. Yani, yarışma anından, se­yirci baskısından, değişebilen saha ko­şullarından, rakiplerinin durumundan etkilenmemek için yapılan hazırlıklar. Üst düzey yarışlarda, bu tip baskılar­dan etkilenmeyen ya da çok az etkile­nen sporcular genelde başarılı olurlar. Zaten üst düzey sporcuları diğerlerin­den ayıran en önemli özellik, hiçbir ko­şuldan kolay kolay etkilenmemeleri.

Psikolojik hazırlık, yarışma koşulları­na hazırlık dışında, performansı artır­ma, bazı teknik hareketleri öğrenmek ve geliştirmek İçin de yapılır. Sporcu­ların öğrenmek istedikleri becerileri uygulamaya geçmeden önce zihinlerin­de doğru biçimlerde defalarca yapma­ları, uygulamaya geçtiklerinde çok ko­lay öğrenmelerini sağlar. "Zihinsel an­trenman" denen bu antrenman biçimi, yarışma sırasında da uygulanabilir.

Ya­rışmada yapılacak bir hareket, yarış­madan önce zihinde canlandırıldığında elde edilecek sonuç çok daha iyi çıkabilir. Bu, çok kolay gibi görünse de, o an için buna yoğunlaşabilmek her zaman kolay olmaz. Sporcunun antrenmanda defalarca yaptığı hareke­ti, yarışma sırasında gerçekleştirememesinin nedeni de bu. 100 metre fina­linde, sırıkla yüksek atlamada, kuleden atlamada (yüzme) ya da herhangi bir spor dalında sporcunun yüz ifadeleri­ne bakıldığında yapılacak harekete na­sıl yoğunlaştıkları çok rahat anlaşılabi­lir. Bu anı, zihninde defalarca çalışmış olan sporcu yarışmada da istediği per­formansı sergileyebilir.

Her sporcunun kişilik yapısı farklı olduğundan verdik­leri tepkiler de farklı olur. Bazılarının heyecan, stres, kaygı düzeyleri yüksek olur ve bunlar, "uyarılma düzeyi yük­sek" olarak tanımlanır. "Uyarılma dü­zeyi düşük" olanlardaysa heyecan, stres, kaygı düzeyleri düşüktür ve sporcularda antrenmanlarda ve yarış­malarda isteksizlik gösterirler. Bunların her ikisi de istenmeyen durumlar­dır. Zihinsel antrenmanla, istenen si­nirsel gerilim düzeyi (optimum düzey), antrenör ve de spor psikologunun or­tak çalışmasıyla sağlanabilir. Sporcunun sinirsel gerilim düzeyini yükselte­bilmesi ya da düşürebilmesi için önce­likle bu düzeyin belirlenmesi gerekir. Antrenörler, sporcunun antrenmanlar­da ve değişik yarışlarda verdiği tepkiyi belirleyebilirler.

Sporcu, psikolojik ge­rilimi yüksek yarışmalara ne kadar çok girerse, sonraki yarışlar için deneyim kazanır ve kendini daha rahat kontrol edebilir. Bazı durumlarda da sporcular deneme yanılma yöntemiyle kendileri­ni rahatlatıcı yöntemler kullanırlar. Belli renkte eşofman giymek, sahaya hep sağ ayakla çıkmak, kolye takmak gibi. Bunlar, bilimsel olarak tavsiye edilmese de, saplantı durumuna gel­mediği sürece herhangi bir zararı ol­maz. Bu, aslında sporcuya yetişme dö­neminde psikolojik antrenman veril­mediğinin de bir göstergesi. Belli bir bir anda bırakması istenmemeli.

Zihin­sel antrenmanın bir yaran da, sporcu­nun yapacağı harekete tamamen yo­ğunlaşmasını sağlayarak seyirci, rakip, yarışma baskısı, genç sporcularda de­neyimsizlikten dolayı yapılabilecek acemilikler gibi dış etkenleri düşünme­mesini de sağlar. Zihinsel antrenman spora yeni başlayanlar için uygulanabi­leceği gibi ileri düzeydeki sporcularda da uygulanabilir. Önemli olan, izlene­cek yöntemin antrenör ve spor psiko­logunun ortak çalışması sonucu uygu­lanmasıdır.

Bülent Gözcelioğlu

 

Psikolojik Hazırlanma Hazırlık Döneminde Başlamalı

Ankara Üniversitesi Beden Eğitimi Yüksekokulu’ndan spor psikologu Yard. Doç. Dr. Perican Bayar'a sorduk:

BTD: Psikolojik hazırlıklara ne zaman başla­nılmalı?

PB: Spor psikologu, takım ya da sporcuyla ya­rışma öncesi değil de hazırlık döneminden itiba­ren beraber olmalı. Her şeyden önce de, takımın ya da sporcunun psikologu kabul etmesi lazım. Genelde sporcular, yapı olarak psikologlara karşı direnç gösterirler. Örneğin yarışmaya 1 hafta ya da 15 gün kala spor psikologunun biri gelip spor­cuya "size yardımda bulanacağım" derse, bunu sporcunun kabul etmesi çok zordur. Hazırlık döne­minde nasıl ki antrenörü, yardımcılarım seçip takı­mı teslim edersiniz, bu dönemde spor psikologu­nu da takımla beraber çalışmalara katılmasını sağ­lamalısınız. Aksi durumda spor psikologundan ve­rim almak çok zor olur. Bunu da ilk aşamada sağ­lamaları gereken yöneticiler ve antrenörler. Hazır­lık döneminde psikologa gerek olmadığını düşü­nülebilir. Ancak sporcuların psikologu kabul et­mesi için bu dönemde çalışmalara başlamak çok önemli. Takım oluşmasında da psikologun yardım­ları olur ve bir bütünlük sağlanır.

BTD: Spor psikologu antrenörle nasıl çalışmalı?

PB: Her şeyden önce psikologun görevi kesin­likle antrenörün işine karışmak değildir. Antrenö­rün tek başına her şeye yetmesi çok zordur. Spor Psikologunun, beslenme uzmanının, masörün, menajerin ortak çalışması gerekir. Ülkemizde antre­nörler Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün ver­diği eğitim programı sonunda antrenörlüklerini alırlar. Bu kursta da psikoloji ayrıntılı olarak anla­tır ve onlar sporculara karşı, küçük psikolojik yar­dımda bulunabilirler. Çok zorlandıkları yerde de profesyonel destek almaları gerekir.

BTD: Spor psikologlarının görevi?

PB: Akademik araştırmalar, klinik danışman­lık {klinik kökenliler) ve eğitim. Takım ya da spor­cuyu yarışlara hazırlamada eğitimci rol ön plana çıkar. Yani, eşofmanını giyip takımla iç içe olacak­sınız, kamplara katılacaksınız ve onların duygula­rını paylaşacaksınız ve onlardan bir parça olacak­sınız. Onların güvenini kazanmanız gerekir. Bunla­rın yanında zihinsel becerileri öğretir, zihinsel an­trenman yaptırırlar. Örneğin, normalde bir uygula­mada 5 deneme yaparken, sporcuya gözünü ka­pattırarak 2-3 tane de zihninde yapmasını sağla­maya çalışırız. Bu etkinliklerin verimli olarak nasıl yapılacağı öğretiriz. Ondan sonrası antrenör ve sporcuya kalır. Biz sporcu ya da takımda problem olduğunda devreye gireriz. Her şey iyi giderken müdahale gereksizdir ve bize yalnızca başarıyı al­kışlamak düşer.

BTD: Hedef nasıl seçilmeli?

PB: Hedefi belirlerken kolay, orta güçlükte ve zor hedef olarak belirleriz. Önemli olan, sporcu ve antrenörün birlikte hedefi oluşturmaları. Hedef, en uygun güçlükte olacak. Kolay hedefi seçerseniz sporcu bir süre sonra, ben bunu nasıl olsa yapıyo­rum, deyip çalışmalarını aksatır. Çok zor bir hedef seçerseniz, sporcu bunu yapamayacağını anladığı anda ya sakatlanır ya psikolojik problemlere girer ve sezondan düşer. Sporcuya "bu yıl yapabileceği­miz bu, fizyolojik veriler ortada, antrenman geçmi­şi ortada, yetenek ortada" demek ve en uygun he­defi seçmek gerekli. "Yarışmayı mutlak kazan­mak" hedefi çok gerekli değil ve fazladan baskı yaratır. Ayrıca hedefler belirlenirken sporcular iki tür yönelim gösterir; görev yönelimli ve ego yöne­limli sporcular. Bizim tercih ettiğimiz sporcular görev yönelimli sporculardır ve bunlar elitliğe (üst düzey) giden yolda, bunlar her zaman başarılı olurlar. Görev yönelimli sporcu, her zaman kendi­ni aşamaya, kendi iyisini yapmaya odaklanmış sporcudur. Örneğin 100 metreyi 12 saniye koşar­ken önce 11,9 saniye, sonra 11,8 saniye koşma­yı hedefler. Ego yönelimli olanlarsa hep birinci, ikinci, üçüncü olayım gibi "kazanayım diyenler". Burada onlar için kendilerini aşmak çok önemli değildir. "Rakiplerim yarışmasın da ben birinci olayım" düşüncesi gibi.

BTD: Yeni başlayanlar ve aileler için önerileri­niz?

PB: Ailelere, sporculara önerim. Çocuğunuzu bir spora başlatırken kesinlikle elit sporcu olacak diye başlatmayın. Asıl hedef egzersiz, fiziksel ve kişilik gelişimini yönlendirici yönde olmalı. Sağlık­lı İnsan olarak yetişmesini sağlamak amacında olunursa sporcu üzerinde baskı oluşmadan alına­bilecek verim alınır. Sık rastladığımız, özellikle jimnastik ve yüzme dallarında, anne ya da babala­rın küçükken yapmak isteyip de yapamadıkları sportif etkinlikleri çocuklarına yaptırmaya çalışma­ları. Bu genelde olumsuz sonuçlar verir.

BTD: Türk sporcular ya da takımları finalde niye kaybediyorlar? (Süreyya, Elvan, Voleybol, fut­bol, basketbol milli takımları vs...)

PB: Sporcuda öncelikle yetenek olacak, son­ra iyi antrenman sonra da çalıştığı ekipte spor psikologunun da olması gerekiyor. Sporcular özellikle elit sporcular üzerinde yoğun bir bek­lenti ve baskı oluşur. Bunu önlemek zordur. 0 baskıyı tolare edebilmek için profesyonel deste­ğe ihtiyaçları vardır. Sporcularımız baştan itiba­ren spor psikologuyla hazırlansalar, finallerdeki hissettikleri baskıyı bugünkü hissettiği biçimde hissetmeyeceklerdir.

 

Kaynaklar

http://www.mindplusmusde.com/html/about_sport_psychoIogy.htm I

http://www.aaasponline.org/asp/index.php

Açıkada C, Ergen E., Bilim ve Spor Ankara 1990

Bilim Teknik Dergisi, Kasım 2004

 

Düşünce Teknolojisi  Güncel Haberler

Akıl-Beyin-Kültür.... Güncel Haberler

Konu Hakkında Testler için Tıklayınız....

 

    .: Erişkin Ruh Sağlığı :.

  Stres

  Depresyon

  Panik Atak

  Sosyal Fobi

  Sinir Sistemi İlaçları