|
Kekemelik ile ilgili neler yapılabilir?
Ne Zaman
Yardım İstemeliyim?
2-6
yaş arasındaki çocuklar genellikle sözcük ve cümleleri
tekrarlarlar. Konuşmalarında "ımm, şeyyy, eeee..." sıkça
kullanılır. Bu, normal "akıcı olmayan konuşma" olarak
adlandırılır. Eğer bu dönemde çocuğun konuşmayı öğrenmeyi
sürdürdüğünü, yepyeni sözcüklerle karşılaştığını, bu
sözcükleri cümlede yerli yerine oturtmak için çabaladığını,
konuşma ile ilgili kaslarının gelişmekte olduğunu, sorularla
keşiflere yöneldiğini dikkate alırsanız, bu yoğun çaba
gerektiren süreçte onun konuşmasının akıcılığının zaman
zaman bozulmasını anlayışla karşılayabilirsiniz.
Eğer,
●>
Çocuğun konuşması ile ilgili kaygı yaşıyorsanız,
●>
Çocuk konuşma ile mücadeleye girişmiş görünüyorsa ya da
zorlandığında konuşmasının akıcılığı bozuluyorsa,
●>
Konuşma ile ilgili kaslarda artan bir gerginlik dikkatinizi
çekiyorsa yardım almanız için zaman uygundur.
Kiminle İlişki
Kurabilir, Nereye Başvurabilirim?
Kekemelik ne kadar erken fark
edilirse, çocuğa o kadar fazla yardım edilebilir. Böylece
güçlüğün önüne geçmek ya da önlemek mümkün olabilir. Eğer
çocuğunuzun kekeme olduğundan şüphe ediyorsanız, zaman
kaybetmeden çocuğunuzu dil ve konuşma uzmanına götürmenizde
yarar vardır. Ülkemizde bu alanda yeterli sayıda yetişmiş
uzman bulunmadığından; odyologlar, çocuk gelişimi ve
eğitimcileri, özel eğitim öğretmenleri, psikiyatristler,
psikologlar, psikolojik danışmanlar, nörologlardan da destek
alabilirsiniz. Bu kişiler sizin ilettiğiniz bilgileri
değerlendirerek yönlendirmede bulunacaklardır. Bu kişilere
üniversite hastaneleri ve bu hastanelerin eğitim birimlerine
başvurarak ulaşabilirsiniz.
Başvurabileceğiniz kurumlardan
biri de ilinizdeki veya ilçenizdeki Millî Eğitim
Bakanlığı'na bağlı rehberlik ve araştırma merkezleridir. Bu
merkezler size çocuğunuzun eğitimi ve yapabilecekleriniz
konusunda bilgi verip, yönlendireceklerdir.
Hangi Davranış
ve Tutumlarım Çocuğuma Zarar Verebilir ?
●>
Acımak, merhamet
göstermek,
●>
Endişeli, kaygılı
bakmak,
●>
Sabırsız ve öfkeli
görünmek,
●>
Akıcı olamayan
konuşmadan ötürü cezalandırma tehdidinde bulunmak, suçlamak,
●>
Hırpalamak, hor görmek,
●>
Akıcı konuşmadan çok
akıcı olamayan konuşma üzerinde odaklanmak,
●>
Akıcı olamayan
konuşmayı kesmesini söylemek,
●>
Durup tekrar
başlamasını söylemek,
●>
Konuşmaya başlamadan
önce düşünmesini önermek,
●>
Onun yerine cevap
vermek veya takıldığı yerleri tamamlamak,
●>
Konuşmadan önce derin
bir nefes almasını söylemek,
●>
Zorlandığı sözcükleri
kullanmaktan kaçınmasını önermek,
●>
Kuralları önceden
belirlememiş olmak,
●>
Çocuğun yaşına ve
olgunluk düzeyine uygun olmayan beklentiler belirlemek,
●>
"Hayır, yapma, dur,
yapamazsın..." gibi ifadeleri sıkça kullanmak çocuğa zarar
veren davranış ve tutumlardır.
Çocuğuma
Verebileceğim Uygun Tepkiler Neler Olabilir ?
●>
Sabırla onu dinleyin,
konuşmasını "olay" yapmayın.
●>
Bazı kelimeleri
söyleyememek, takılmak, ona çok sıkıntı verebilir. Böyle
zamanlarda bir şey söylemek ihtiyacı duyabilirsiniz. Bu
durumlarda, ses tonunuzda acımak, olumsuz bir yorum, kaygı
ya da şaşkınlık ifadesi bulunmaksızın, hatta belki de
hafifçe gülümseyerek, "bu kelime uğraştırdı seni", "bazen
zor oluyor değil mi?" gibi sözler söyleyin. Bu gibi sözlerle
onun çabasını fark ettiğinizi ve kekelediği için onu
suçlamadığınızı ifade edin.
●>
Konuşmasını
düzeltmekten, "daha yavaş konuşursan kekelemezsin", "yüzünü
öyle yapma" gibi iyi niyetli ama suçlayıcı etkileri
olabilecek olumsuz ifadelerden kaçının.
●>
Yaşadığı konuşma
güçlüğü hakkındaki duygularını onunla konuşmaktan
çekinmeyin. Çocuğunuz konuyu açtığı zamanlarda onun
duygularını tanıyın ve paylaşın, akıcı olmayan konuşma
hakkında konuşmak tabu değildir. Herkesin bazı güçlükleri
olabileceğini ifade edin.
Çocuğum
Üzerindeki Baskıyı Azaltabilir miyim?
●>
Çocuğunuz konuşurken
dikkatle dinleyin. Gözleriniz onda olsun, bakışlarınıza
endişeli ve gerilimli bir ifade yüklememeye özen gösterin.
●>
Çocuğunuz konuşurken
bitirinceye kadar dinleyin, sözünü kesmeyin, bitirdikten
sonra aceleyle cevap vermeyin. İletişiminiz "telâşlı" bir
hava içinde geçmesin.
●>
Sürekli soru sormaktan
vazgeçin. Sorularınızın "evet" ya da "hayırla veya kısa
ifadelerle yanıtlanabilir olmasına özen gösterin. Kendi
arzusuyla konuşmaya başlarsa, ona gerektiği kadar zaman
tanıyın.
●>
Onunla konuşurken
kullandığınız "ses tonunuza" da dikkat edin. Bazen
kelimelerle ifade etmediğimiz duyguları ses tonumuz ele
verir.
●>
Doğum günü partileri,
tatiller, bayramlar gibi özel günler için çocuğunuzu önceden
hazırlayın. Örneğin "nereye gidiyoruz, kime gidiyoruz, orada
ne kadar kalacağız?" gibi açıklamalarda bulunun. Bu yaklaşım
çocuğun hissedebileceği endişeyi azaltacaktır.
●>
Gündelik hayatınız çok
koşuşmalı mı geçiyor? Dinlenmeye yeterli zaman kalmıyor mu?
O hâlde, kendinize de zaman ayırın. Bu durum sizin
rahatlamanıza ve kendinizi geliştirmenize fırsat
sağlayacaktır.
Çocuğumla Alay
Ediliyorsa Ne Yapmalıyım?
Kardeşleri ve arkadaşları onu
ayıplıyor, ondan utanıyor ya da onunla alay ediyor
olabilirler. Bu durumda onlarla "ayıplama, utanma, alay
etme" konusunda sabırla konuşun. Tüm insanların zayıf ve
güçlü yanları olabileceğini açıklayın. Bu konudaki
açıklamalarınızı, konuşmalarınızı defalarca tekrar etmeniz
gerekebilir; çünkü bundan vazgeçmeleri zaman alacaktır.
Ancak tüm çabanıza rağmen
olumsuz tutum ve davranışlar sürüyorsa uzman yardımı
almanızın tam zamanıdır.
Çocuğuma Zaman
Ayırmalı mıyım?
Evet...
Çocuğunuzla elinizden geldiğince birlikte olmaya çalışın.
Nasıl konuşursa konuşsun sizin
için çok değerli olduğunu, konuşmasının önemli olmadığını
ona zaman ayırarak hissettirebilirsiniz. Örneğin yatmadan
önce 3-5 dakikanızı onunla geçiriyor musunuz? Bugün ne
yaptın? yerine, "gününün nasıl geçtiğini" konuşuyor musunuz?
Siz gününüzün nasıl geçtiğini anlatıyor musunuz? Bu size
duyguları paylaşmak konusunda fırsatlar sağlayacaktır.
Duygu ve heyecanlarını sözle
ifade etmesine olanak tanıyın. Söylediklerini önemseyin.
Eğer ifade etmede güçlük çekiyorsa ona dokunarak,
dinlediğinizi göstererek yüreklendirmeye ne dersiniz?
ÖZETLE
●>
Çocuğun nasıl
söylediğinden çok, ne söylediğini dikkatle dinleyin,
konuşmaya müdahale etmeden göz ilişkisini sürdürün.
●>
Çocukla konuşurken
kısa, kurallı ve basit cümleler kullanın, ifadeler açık ve
kolay anlaşılır olsun.
●>
Siz konuştuktan sonra,
çocuğun size cevap verebileceği yeterli zamanı tanıyın.
●>
Çocuğunuzun hangi
ortamlarda daha akıcı konuştuğunu gözlemleyerek belirleyin.
Bu ortamlar onun kendini daha rahat ve güvenli hissettiği
ortamlar olabilir, bu ortamları arttırın.
●>
Onun yaşantısı için
süreklilik gösteren, sağlıklı bir program oluşturun,
yeterince uyuması, dengeli beslenmesi gibi ihtiyaçlarını
gündelik yaşamında dikkatle ele alın.
●>
Çocukta duygusal
çatışma ve gerilim yaratan durumları gözleyip belirleyin,
mümkün olduğunca bunlardan sakının.
●>
Çocuğunuz akıcı
konuşmadığında da akıcı konuştuğundaki gibi davranın. Onu
baskı altına almaksızın konuşması için cesaretlendirin.
Sakin bir konuşma ve dinleme ortamını sağlamaya çalışın.
Konuşma Bozuklukları ile
ilgili aşağıdaki sayfalarımızı inceleyebilirsiniz
●
Çocuklarda Dil ve Konuşma
Gelişimi
●
Gecikmiş Konuşma
Nedir?
●
Dil ve Konuşma
Gelişimi Aşamaları
●
Konuşma ve Duyma Kontrol
Listesi
●
Ben
Bir kekemeyim
●
Kekemelik
Nedir?
●
Kekemelik
ile ilgili Neler Yapılabilir?
●
Akıcı
Konuşamayan Çocuklar
Daha geniş
bilgi için aşağıdaki sayfaları inceleyebilirsiniz.
●
Konuşma
Bozuklukları Birimi
●
Çocuk Ruh
Sağlığı Birimi
●
Konuşma
Bozuklukları
●
Afazi
Konu Hakkında Testler için
Tıklayınız....
Akıl-Beyin-Kültür.... Güncel Haberler
|