|
Anne
babanın tutarsız davranışlar sergilemesi çocuğun kişiliğinin
yanlış gelişmesine neden olur. Tutarsız anne baba tutumları
derken anne ve babanın çocukla ilgili farklı farklı kararlar
almasını, bugün bir konuyla ilgili bir karar alıp yarın o
kararını değiştirmesini ve söyledikleri ile yaptıklarının
tutmamasını kastediyoruz. Çocuk anne babanın davranışlarını
model alır. Çocuk gözlemcidir; önce izler, sonra davranır.
Anlatılanları değil yaşadıklarını öğrenir. Çocuğun gelişen
ruhunu iyi etkilemek anne babanın elindedir, anne baba bir
heykeltıraş gibi çocuğun kişiliği oluşturur. Ortaya çıkacak
eserin iyi mi, kötü mü olacağını anne babanın tutumları
belirler.
Tutarlı Davranış
Çocuk
eğitiminde iki temel unsurdan biri sevgi ise diğeri de
disiplindir. Çocuk doğru bir disiplin uygulamasının
içerisinde kendi kişiliğinin sınırlarını, sosyal sınırları
ve sosyalleşme süreci içinde de bazı değer yargılarını
öğrenir. Bütün bunlar çocuğa hayat becerileri kazandırır ve
bu öğrenme sürecinde anne baba onun rol modelidir. Anne
babanın birbirinden farklı mesajlar vermesi, çocuk
eğitiminde farkında olmadan yapılan bir eğitim ve tutum
hatasıdır. Bir olay karşısında anne ve baba farklı mesaj
verirse çocuk neyin iyi, neyin kötü olduğunu anlayamaz.
Çocuk
doğası gereği benmerkezcidir. Anne baba çocuğa farklı
mesajlar verirse, çocuk bunlardan kendine uygun olanı seçer.
Farklı mesajlar vermek, davranış ve tutumları konusunda anne
babanın çocuğu yönlendirmesi yerine, çocuğa anne babayı
yönlendirme imkanı vermektir.
Her ne
kadar çocuk benmerkezci bir yapıya sahip olsa da insanın
genetik yapısının içinde bir yerlerde hak duygusu vardır.
Ebeveynler çocuğun içindeki bu duyguyu bulup ortaya
çıkarmalı ve çocuğa hakka saygılı olmayı öğretmelidir. Çocuk
anne babasının kendisine hakkaniyetli davrandığını
hissederse kendisini güvende hisseder. Bunun için tutarlı
davranan; yani dün, bugün söylediğinin aksini söylemeyen,
sabah “evet” dediğine, akşam “hayır” demeyen ailelerin
çocuklarında kontrol duygusu gelişir. Kontrol duygusu
olmayan çocuk iyi-kötü, doğru-yanlış kavramlarını tam olarak
oturtamaz ve karar vermekte zorluk çeken bir birey ortaya
çıkar. Farkında olmadan çocuğun beyninin yanlış
şekillenmesine sebep olmaktan kaçınmak gerekir.
Ödül ve Cezada Tutarlılık
Anne
ve baba çocuğun bir davranışı üzerine ödül ya da ceza
vermeye karar verdilerse bunu çocuğa açıklamadan önce
aralarında konuşup, uzlaşıp ortak bir tavır
geliştirmelilerdir. Örneğin çocuğun yanında iken baba,
annenin verdiği cezayı ya da ödülü fazla bulduğunu ifade
ederse çocuğun kafası karışır.
Aslında eğitimde esas olan ödüldür. Ödül yani olumlu
pekiştirme yetersiz kalırsa cezalandırma gerekebilir. Güzel
bir ceza baskı, şiddet, korkutma, tehdit ya da sindirme
değil kişiyi sevdiği bir şeyden mahrum bırakmaktır. Cezaya
ağırlık verilirse çocuk “Ne yaparsam cezadan
kurtulabilirim?” diye düşünür. Halbuki çocuğun zihnine şunu
yerleştirmek gerekir: “Doğru olan ne? Doğru olanı yapayım.”
Çocuğu suçluluk duygusuyla değil güven duygusuyla eğitmek
gerekir. “Ceza almamak için değil, doğru olduğu için bunu
yapacaksın ama yapmazsan bir bedel ödeyeceksin” diyen ve
bunu tutarlı bir şekilde uygulayabilen aileler daha sağlıklı
çocuklar yetiştirir.
Bu
noktada, hedefe yönelik davranış eğitiminden söz etmek
faydalı olacaktır. Hedefe yönelik davranış eğitimi şu
şekilde işler: Çocuğun yanlış davranışları “dişini
fırçalamıyor, yüzünü yıkamıyor, kardeşinin oyuncağına zarar
veriyor” diye madde madde belirlenir. Hafta boyunca çocuğun
davranışları gün gün takip edilir. Haftanın birinci günü
bakılır, çocuk hata yaptıysa eksi, iyi bir şey yaptıysa artı
konur. Hafta sonuna kadar bu şekilde çocuğun davranışları
gözlenir. Bir haftanın sonunda artılar çoksa ödül verilir
ve bu eğitime devam edilir. Çocuk hata yaptığı zaman
bağırmak, çağırmak, ses tonunu yükseltmek çare değildir;
kararlı ve tutarlı bir üslupla ona doğru davranma
zorunluluğunu hissettirmek gerekir.
Kardeşler Arasında Adaletli
Davranma
Ailede
birden fazla çocuk varsa çocuklar arasında adaleti sağlamak
da önemlidir. Diyelim ki çocuklardan biri güzel bir şey
yaptı. Anne bu çocuğu ödüllendirmek istiyor, baba ise diğer
çocuğa haksızlık olacağını düşündüğü için itiraz ediyor.
Böyle bir durumda çocukların ikisi de ödül alırsa bu kez de
ödülü gerçekten hak edene haksızlık olur. Hak etmediği halde
ödül alan çocukta hak duygusu gelişmez, ömür boyu vermeden
almak ister. Diğer çocuk ise “Ben çaba sarf ediyorum, hak
ediyorum. Niye o da aynı şeyi alıyor?” diye düşünür. Olumlu
davranışı pekiştirilmediği için adalete karşı güvensizlik
duygusu hisseder.
“İki
kardeş arasında eşitliği sağlayalım” derken farkında olmadan
belirli sınırları olmayan, dilediği zaman dilediğini yapma
hakkını kendinde bulan bireyler yetişebilir. Anne babalar
anlık çözümler geliştirmek yerine olayları uzun vadeli
değerlendirmelilerdir. Çocuk o an belki üzülecektir ama uzun
vadede üzülmemesi daha önemlidir.
Medeni
toplumları diğerlerinden ayıran en büyük özellik hakka
saygıdır. Bu bilinç küçük yaşlarda yeşertilmelidir. Hak
duygusu gelişmiş bir toplumda yetişen ve kendi sınırlarını
bilen bir çocuk, büyük bir ihtimalle kardeşinin o ödülü hak
ederek aldığını, kendisinin ödüllendirilmemesinin normal bir
durum olduğunu düşünebilir. Çocuklarımızı bu bilinçle
yetiştirmeliyiz.
Bu
bilinci yerleştirmek için çocuğa benimsetmek istediğimiz
ilkeyi; kardeş kıskançlığını ya da kardeşler arası rekabeti
ortaya çıkararak değil iyi şeylerle bağlantı kurarak
anlatmak gerekir. Çocuğun olumsuz duygularının harekete
geçmemesi için olayı adalete, hak duygusuna vurgu yaparak
anlatmalıyız. Çocuk kıskanmadan hakkına razı olmayı
öğrenmelidir. Bunu öğrenmek kolay değildir ama
öğrenildiğinde hayat boyunca kişinin işine yarayacaktır.
Çocukta Hak Duygusu
Gelişmediyse Ne Yapmak Gerekir?
Çocuğa
doğru-yanlış, iyi-kötü bilincinin küçük yaşlarda
kazandırılması gerektiğini vurguladık. Ancak bazı aileler bu
konuya gereken önemi vermiyor, çocuk küçükken -özellikle de
tek çocuksa- “Bu bizim çocuğumuz onun istediğini
yapmayacağız da kimin istediğini yapacağız? Biz kimin için
çalışıyoruz?” diye diye çocuğa özel bir dünya yaratıyorlar.
Tabii ki çocuk da bir daha bindirildiği tahttan inmek
istemiyor. Hayatta herkesin ona anne ve babasının davrandığı
gibi özel davranmasını istiyor. Evlendiği zaman, askere
gittiği zaman ya da iş hayatında kendisine özel
davranılmamasını hazmedemiyor, uyumsuz davranışlar
sergiliyor.
Çocuk
ergenlik çağını tamamlayıp genç bir birey olduğu halde hak
bilinci doğrultusunda hareket edemiyorsa, ona bencillik
yapmadan kendisiyle yüzleşebilme becerisi kazandırmak
gerekir. Bunun için şöyle bir yöntem izlenebilir. Belirli
aralıklarla aile içi oturumlar yapılıp tüm aile fertleri
birbirlerinden beklentilerini, şikayetlerini yazar ve bunlar
üzerine konuşabilirler. Ev içinde bazı kurallar koyarak
çocuğun bu kurallara uyması istenebilir. “Sen artık bu
yaşına geldin, kendi sorununu kendin çözmelisin” denilerek
ona kendiyle ilgili bazı sorumluluklar yüklenebilir.
Gerekirse bir profesyonel, gencin dünyasına girerek hayatı
tanımasını, kendisini sorgulamasını, benmerkezci olmanın
yanlışlığını, hayatta başarılı olabilmesi için neler yapması
gerektiğini ona anlatabilir.
Burada
ailenin dikkat etmesi gereken bir nokta yine tutarlılık ve
sürekliliktir. Tutarlılığın sürekli olması gerekir. Aile
fertleri yaptıkları oturumları sürekli hale
getirmelilerdir. Kurallar çok sıkı konmamalıdır; çünkü çok
sıkı olan kurallar büyük ihtimalle süreklilik kazanamaz. Bu
durumda aile tutarlılığını kaybedebilir. “Uygulanmayacak
emir verilmemelidir” diye bir söz vardır. Uygulanmayacak
kural konmamalıdır, çünkü uygulanmayan kural otoriteyi
zedeler.
Sağlıklı bir kişilik gelişimi anne babanın çocuğa emek
vermesini ve bu konuya kafa yormasını, araştırma yapmasını
gerektirir. Anne babalar bu ciddi işi gündelik çözümlerle
geçiştirmek yerine uzun vadede olumlu sonuçlar yaratacak
etkin çözümlerle yürütmelidirler. Hak, adalet, özdenetim
gibi kavramlar ve ahlak ilkeleri çocuğun zihnine küçük
yaşlarda yerleşirse çocuk çok daha sağlıklı ve mutlu bir
birey olur.
KAYNAK :
Prof. Dr. Nevzat Tarhan,
Makul Çözüm, Mart 2004, Timaş Yayınları
Konu Hakkında Testler için Tıklayınız....
Akıl-Beyin-Kültür.... Güncel Haberler
|