|
Elektromanyetik kirlilik ve
beyin sağlığımız
Elektromanyetik radyasyon, bütün evreni kuşatan bir
enerjidir. Gözümüze çeşitli renkler halinde görünen ışık da
elektromanyetik radyasyonun bir parçasıdır. Göremediğimiz
radyasyon ise, bir tarafta kızılötesi, mikrodalga,
televizyon ve radyo dalgaları halinde, diğer tarafta da
morötesi, X ve gama ışınları olarak, elektromanyetik tayfın
her iki yanında uzanıp giderler.
Morötesi,
X ışınları, gama ışınları termik (sıcaklık) etkisi fazla
olan ışınlardır. Özellikle hücreleri iyonize ederek
parçalama ve öldürme özellikleri kuvvetlidir. Bu tür
ışınların kanser yapıcı ve bağışıklık sistemini bozucu
etkisi kanıtlanmıştır.
Morötesi ışınlar, X ışınları, Gama ışınları, kozmik ışınlar
iyonlaştırıcı elektromanyetik radyasyon yayarlar. Yüksek
frekans ve enerji kullanıldığında çok tehlikeli
olabilmektedirler. Çünkü maddenin atomlarını değiştirici ve
parçalayıcı özellik taşır. Canlı hayat için çok
tehlikelidirler. Cep telefonlarının ekranlarının gama
ışınları yaydığı düşünülürse ciddi risk söz konusu
olacaktır. İyonlaştırıcı ışınların sağlık üzerine olumsuz
etkisi bilimsel olarak gösterilmiştir. Kanser yapıcı,
bağışıklık sistemini bozucu etkisi kanıtlanmıştır.
Diğer
taraftan, cep telefonları, baz istasyonları, TV ve radyo
dalgaları da zihin sağlığı açısından ciddî endişeler
uyandırılmıştır.
Biyofizik kurallarına göre, bir kaynağın ürettiği enerjinin
dalga boyu ve frekansı, sodyum, potasyum ve kalsiyum
değerlerine denk düşerse, bedenle arasında etkileşim başlar.
Bunlar, hücrelerin dış dünya ile iletişimini sağlayan temel
kimyasallardır. Sodyum pompasının bozulması hücrenin
parçalanması demektir. Bu arada, enerji kaynağının ürettiği
enerjinin frekansı da önemlidir. Frekans yükseldikçe bedene
derinlemesine nüfuz artmaktadır.
Elektromanyetik ışımanın beyinde melatonin hormonunu
azalttığına dair güçlü bilimsel kuşkular vardır.
Melatonin beynin salgıladığı zihin işlevleri, hafıza, bilgi
işlemi, cinsellik, stres hormonları, uykuda beyin onarımı
gibi önemli bir hormondur. Doğal uyku sağlayıcı olarak tıpta
kullanılabilmektedir.
Alzheimer hastalığının dünyada artması ile elektromanyetik
kirlilik arasında sebep-sonuç ilişkisi ciddî boyutlardadır.
Eğer melatoninin salgılamasını azalttığı doğrulanırsa,
Alzheimer hastalığı konusunda radyasyon sanık sandalyesine
oturacaktır.
Gerçekten de, elektromanyetik ışınımın yoğun olduğu çevrede
oturanlarda sinirlilik, huzursuzluk, depresif belirtiler,
uyku bozuklukları ortak yakınmalardır. Son bilimsel veriler
depresyon, sinirlilik, öfkelilik, kıskançlık, şüphecilik,
sıkıntı, korku, heyecan gibi duygusal bozuklukların beyin
kimyası ile ilgili olduğunu göstermiştir. (Maamafih,
farmakolojik devrim niteliğindeki bazı ilâçlarla 25 senelik
sinirlilik giderilebilmektedir.)
Melatoninin salgılanması biyolojik ritim için düzenleyici
etki yapar. Az salgılandığında hipofiz bezinin çalışmasını
bozar. Seks hormonlarını azaltır, stres hormonları
salgılanmasını arttırır.
Stres
hormonlarının fazla salgılanması kemik iliği ve bağışıklık
sistemini zayıflatır. Sonuçta vücudun hastalıklarla mücadele
eden gücü zayıflamış olur. Gizli tümör hücreleri harekete
geçebilir.
Sınır değerlerin altında dahi olsa elektromanyetik
radyasyonun uykusuzluk, başağrısı, kronik yorgunluk, sinirli
yapması küçümsenmeyecek risklerdir.
Medya'da Memory
Center - Dergiler |