|
Nasıl Düşünüyoruz?
Evrenin sırlarını çözmek için beynin ne olduğu, nasıl
çalıştığı, nasıl düşündüğümüz, duygularımızın işleyişinin
nasıl olduğu sorularına cevap vermek önem kazanmıştır.
Vücudumuzu yöneten beyindir.Organlarımızın çalışmalarının
kumanda merkezi beyindir.Beyin dış dünyayı algılar, iç
dünyamızı tanır, doğru eylemler yapmaya çalışır.
Beş
duyumuzla aldığımız algıları dönüştürür, indirger,
biçimlendirir ve bize anlaşılır kılar.Bizim ürettiğimiz
frekanslar ve görüntüleri aynı şekilde deforme eder
frekanslar haline dönüştürür evresel akışa sunar.
Fizikçilerin son görüşleri bize sert, katı, hareketsiz gelen
her şeyin titreyen ve salınan bir enerji biçimi frekans
alanı olduğu yönündedir.Bizim beş duyumuz bu frekans ve
amlitüd spektrumunda küçük bir parantezdir.
Beyin
ve Bilgisayar
Bilgisayar teknolojisi o kadar ilerledi ki internet insanın
keşfettiği en büyük makinadır. Bilgiler ışık, ses, görüntü
elektronik devrelerle manyetik sinyallere dönüşüyor.Aynı
bilgiler alıcı bilgisayarda tekrar kendi frekanslarına
dönüşüyor. Yakın gelecekte koku dönüşümü de
gerçekleştirilebilecek.
Bilgisayarın en küçük elektronik devresi silokonlar, insan
beyninin en küçük elektronik dönüşümcüsü nöronlardır.
Bu gün
bilim emekçileri nöronlarla silikonlar arasında geçiş
yapacak bir kart oluşturmaya çalışıyorlar.Böylece beyindeki
bilgileri zahmetsizce bir bilgisayara veya bilgisayardaki
bilgileri zahmetsizce beyne nakletmek mümkün olacaktır.
Şu
anda kafamızın içinde neler oluyor da kendi varoluşumuzu
fark ediyoruz? Bu sorunun incelenmesi Sokrat dönemindeki
kadar güncel ve önemli.
Geçen
yıllarda Nobel Tıp ödülü alan araştırmacının konusu “Beyin
görme işlevini nasıl proses ediyor?” alanı idi.
Gün
geçmiyor ki insan beyninin sırları ile ilgili haberler
güncel basına yansımasın.”Sevginin kimyası, mutluluk
harmanları, beyin haritası ile akıl hastalıklarının
anlaşılması, temizlik hastası bir kadının beyninde temizliği
yöneten hücrelerin salgılarının düzeltilmesi ile
hastalığının iyileşmesi ...” Bu gibi gittikçe artacağa
benziyor. Çünkü artık insan beyninin müthiş renkli üç
boyutlu haritalarını çekebiliyoruz, tek hücrenin elektriğini
kaydedebiliyoruz.
Bilgisayarın “Hardware” ve “Software”i vardır. Elektronik
devreleri oluşturan kısımlar Hard disk, mikro işlemci, cd
ram, silikon devrelerdir. “Software” ise bilgisayara
yüklenen programdır.
İnsan
beyni biyolojik bir bilgisayar olarak düşünülürse Hafıza:
Hard disk, Zeka: Mikro işlemci, CD RAM: Hücreler arası
bağlantılar, programda Ruh veya Kişilik olarak
tanımlanabilir.
İşte
ruhumuzun özelliklerini gösterebilmesi işi mutlaka
elektronik devrelere yani beyine ihtiyacı vardır.
Neşe,
sevinç, elem, keder, korku, öfke, nefret gibi duygular birer
beyin faaliyetidir.
Beynimiz ağırlıklı olarak vücudumuzun %2’sini teşkil
ederken, vücuda gelen oksijenin %25’ini, glikozun çoğunu
tüketmektedir. 140 milyar beyin hücresi sürekli birbiriyle
haberleşmektedir.
Kanarya beyninde hücreler arası bağlantı 1-2 iken insan
beyninde 2000-10000 arasındadır. Bilgiler beyin hücreleri
arasında üç boyutlu olarak ağ şeklinde depolanmaktadır.
Beyindeki Simetri
Beyin
birbirinin izdüşümü gibi iki yarım küreden oluşur. İki
gözümüz iki kulağımız gibi iki beynimiz vardır.Sağ taraf
hisseden, sol taraf düşünen beyin özelliklerini daha çok
taşır.Kadınlarda sağ yarım küre daha baskın çalışır.Müzik,
sanat, resim gibi soyut özellikler sağ yarım kürede, Mantık,
muhakeme hesaplama, konuşma gibi somut özellikler sol
tarafta daha belirgindir. İki yarım küre arasında “Corpus
Callosum” denilen bir köprü vardır. Bu köprü iyi
kullanılırsa kişi beynini daha aktif kullanmış olacaktır.
Aklı ön plana çıkaran kişiler sol beyin, duyguları ön plana
çıkaran kişiler sağ beyinle düşünürler. İdeal olan her iki
beyni ahenkli kullanmayı başarmaktır.
Beyinle ilgilenen bilim adamları beyinde merkezleşmenin
sadece bilgi girişi kanalları ile ilgili olduğuna daha çok
inanmaya başlamışlardır.Beyne gelen bilgi ve uyaranlar
algılandıktan sonra ön bilgi işlemi yapıldıktan sonra
sinirsel bağlantılardan yararlanarak bütün beyin yüzeyine
yayılarak aynı anda değişik yerlerde saklanmaktadır.Beynin
çalıştığı bu modüler sistem sürekli iletişim gerektirir.
Piyanonun Tuşları ve Müzik
İnsanoğlunun gerçeği ve geleceği anlamasındaki en önemli
vasıtası bilimdir. Bilimi anlaşılır, sade ve popüler hale
getirmek bilimle uğraşanların görevleri arasındadır.Bilim
çağımızın dilidir.Hayatımızı doğru biçimde kurmak bilimle
olacaktır.
Beyin
biyolojisini, moleküler yapısını, biyokimyasını,
biyoelektriğini ve biyofiziğini öğrenmek kalbin
fizyolojisini öğrenmek kadar önemlidir.
Bilimle uğraşanlar kuşku parmaklılıklarını değil hayat
parmaklıklarını kullanmalıdırlar.Böylece öğrenilen şeyleri
daha tarafsız değerlendirebilirler. Öğrendikleri bilgileri
diğer insanlarla paylaşma duyguları harekete
geçer.Kendilerini daha iyi hissederler.
Maddenin özünde gerginlik hakimdir.Kart müziğin önünde ahenk
baskındır.
Evrendeki ahenkten kopmayan bilimsel bakış maddenin anlamını
da düşünecektir.Hayatının 50 yılını sinirin elektrik
iletisine harcayan bilim adamı bunun evrensel ahenkteki
yerini düşünmezse evrensel bütünselliği göz ardı ederse
piyanonun tuşlarına bakıp müziği unutmuş gibi olacaktır.
Medya'da Memory
Center - Dergiler |